banner5

08.01.2020, 12:38

Padişahla Vals

Bakmayın bazı insanların onu iri cüssesinden dolayı alaya almalarına...

Bakmayın "Kuzuyu yerken yağlar kollarından" akarmış diyerek aşağılamalarına...

Bakmayın "Yobazın tekiydi" demelerine... 

Ve bakmayın birilerinin onu "Ecdat" diyerek savunuyor gibi yapmalarına... 

Bu söylenenlerin çok azının temelinde gerçek bilgi var. Gerisi sadece cehalet, sadece ön yargı...

Hakkında söylenenleri bir kenara bırakırsanız, aslında Sultan Abdülaziz, Marvel Comics kahramanlarından farkı olmayan süper yetenekli bir adam. 

Mesela öldürülmesinin arkasındaki asıl sebep, Türkiye'yi dünyanın en güçlü donanmalarından birine sahip ülke haline getirmesi, fakat bu, şimdilik konumuzun dışında. 

Sultan Abdülaziz bugün bu köşeye siyasi kudreti ya da idari reformculuğu nedeni ile konuk oluyor değil. 

O, bugün burada, çünkü konumuz müzik. Daha doğrusu iktidar ve sanat çevreleri arasındaki bir türlü kıvamı tutturulamayan o karmaşık, girift ilişki... 

Bu konunun aklıma düşme nedeni ise açık: Kısa süre önce Demet Akalın ve Hande Yener'in bir proje nedeniyle Cumhurbaşkanı ile yaptıkları görüşme.

Neyse ben yine Sultan Abdülaziz'e dönücem ve onun müzik ile alakasını özetle anlatmaya çalışacağım, çünkü mesele bir hayli uzun. 

Öncelikle Sultan harika lavta çalıyor, ney üflüyor ve iddialı bir piyanist. Yani müziğin yalnız dinleyicisi değil, icracısı. Hatta yalnız icracı da değil, o yeteneği tartışılmaz bir besteci... Bu konuya sonra geleceğim...  

Sultanın sanat konusundaki önemli hedeflerinden biri ülkede nitelikli sanat eserlerinin sayısının artması.  

Bunun için yetenekli müzik adamlarını buluyor ve en uygun olacakları pozisyonda görevlendiriyor.  

Bunlardan biri Callisto Guatelli. İtalyan asıllı bu adam, Abdülaziz zamanında tekrar Muzikayı Humayun'un başına getiriliyor ve Paşa unvanı alıyor. İçlerinden biri Plevne Marşını bestelemiş olsa da, çok sayıda müzik adamı yetiştirmesi kendisinin tek meziyeti değil. Türk muskisi eserlerine çok sesli formlar vererek onları zenginleştiriyor Guatelli Paşa. Sultanın ihsanını kazanıyor bu sayede. Zaten Sultan Abdülaziz'in politikası bu. Kimi sanatçılara sadece parasal yardım yaparken, bazılarına da konaklar yaptırıyor. "Vücut ilminin sultanı sensin"in bestecisi Hacı Arif Bey ile Osmanlı Sergi Marşı'nın bestecisi Guatelli Paşa aynı iltifata mazhar oluyorlar. Yani Sultana Batı hayranı diye çakmaya çalışanlar heveslenmesinler.     

Sultan Abdülaziz'in müziğe olan desteği bununla sınırlı değil. Müziği sadece ülke sınırları içinde olup bitenlerden müteşekkil bir olgu olarak görmüyor. 

Bu özelliği, 1867 yılında yaptığı Avrupa seyahatinde ortaya çıkıyor. 

Salzburg'a gittiğinde meşhur müzisyen Mozart adına kurulan Musiki Cemiyetine parasal yardımda bulunuyor. 

Nietzsche'nin dostu Richard Wagner'in Bayreuth Festival Tiyatrosu'nu da ziyaret ediyor Sultan. Burası dönemin en önemli kültür merkezlerinden biri. 9000 Thaler yardımda bulunuyor Wagner'in tiyatrosuna. Ayrıca koltuklardan biri şehzade Abdülhamid'e (Müstakbel, 2. Abdülhamid) ait olmak üzere 329. 330 ve 331 numaralı koltukları da satın alıyor tekrar gelip temsil izlemek için. 

Bu ziyaret sonrasında "Tristian"ın bestecisi büyük Alman müzik adamı Richard Wagner, Alman prensesi Witgenstein'e yazdığı mektupta, Avrupa krallarının sanata destek konusunda Sultan Abdülaziz'i örnek almaları gerektiğini söylüyor. 

Sultan'ın yine maddi yardımda bulunduğu ailelerden biri de Strauss'lar. Johannes Strauss bildiğiniz gibi "Mavi Turna" olarak bilinen eserin bestecisi. İzleyenler bu besteyi, Stanley Kubrick'in "2001: uzay Yolu Efsanesi" filmindeki uzay sahnelerinden hatırlayacaklardır. İşte bu sanatçı aileden bir başka müzisyen Edward Strauss yeni bestesini Viyana'daki Osmanlı Elçiliğine götürüyor ve bestenin Sultana teslim edilmesini rica ediyor. Çünkü biliyor ki Sultan Abdülaziz, nitelikli sanat eserlerinin hamisidir. 

Burdan da anlaşılacağı gibi Sultan dönemin sanat merkezleri ile yakın bir temas içinde... 

Sultan sadece müzik adamlarına para dağıtan dar bir profil değil fakat. Kendisi dönemin dünya standartlarına çok yakın besteler üretebilen, hafife alınmayacak bir besteci. Bugün elimize ulaşan Sultan'ın "Valse Davet" adındaki bestesi onun ne denli yetenekli bir besteci olduğunu ispatlıyor. YouTube'da yapacağınız kısa bir aramadan sonra bu eseri dinleyebilirsiniz. Şimdi birileri çıkacak ve "Sultan Avrupa müziği yaptığı için mi değerli sayılmalı" diyecekler. Hayır. Elbette bu da önemli bir kriter ama dahası da var. Aynı Sultan, Türk musikisi formunda eserler de besteliyor. Hatta bazılarını muhtemelen daha önce dinlemiş bile olabilirsiniz. Çünkü Sultan sanat meselesine tek boyutlu olarak bakan biri değil, tıpkı batı klasik müziği bestelerindeki nota hatalarını anında fark edecek kadar müzik kulağı gelişmiş halefi 2. Abdülhamid gibi... Bu mesele çok su kaldırır ve birilerini de fazlaca kızdırır biliyorum ama yine de söyleyeyim. Burada görülmesi zaruret olan bence, bu insanların dünyada üretilen nitelikli sanat ürünlerine komplekssizce yaklaşabilme, anlayabilme cüretleridir. Bence bu özellik onların reformcu kişiliklerinin de bir parçasıdır. Hem de sanatın merkezi neresi ise, üretilen en rafine sanat eseri ne ise onunla temas kurmayı bilmişlerdir. Sadece sanata değil, yine bir başka "ecnebi alanı" olan teknolojiye bakışları da aynı ölçüde komplekssizdir. Bu yüzden bir çok teknolojik gelişme, transfer yoluyla bile olsa Avrupa'dan az biraz sonra ülkemizde de halkın istifadesine sunulabilmiştir. Bunun altında bu adamların, Doğu ve Batı'yı gerçekçi bir kavrayışla anlama, yorumlama konusundaki güçlü kabiliyetleri yatmaktadır zannımca. Fakat bugün aynı adamların, bütün bu sanatlara mesafeli yaklaşanlar tarafından savunuluyor olmaları ve aynı zamanda, karşıtları tarafından da bu sanatların düşmanı gibi sunuluyor olmaları ayrı bir tartışma konusudur.

Yorumlar (0)
11°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 23 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:15
Öğle 13:21
İkindi 15:53
Akşam 18:16
Yatsı 19:40
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Levante 19 23
11. Getafe 18 23
12. Celta de Vigo 19 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Real Valladolid 20 20
16. Eibar 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12