Okul Öncesi Eğitim Niçin Önemlidir?

Psikolog-Yazar Leyla Özcan, "Okul Öncesi Eğitim Niçin Önemlidir?" başlıklı yazısında üç-altı yaş arası dönemin psikolojik özelliklerini ve okul öncesi eğitimin önemini kaleme aldı. Anaokullarında verilen eğitimle ilgili "Çocuk burada evde pek bulamadığı bir olanağı bulur: İkili, üçlü ve toplu oyunlara yönelir. Yaşıtlarıyla iletişim kurar. İşbirliği yapma alışkanlığı kazanır. Paylaşmayı, kendi hakkını korurken başkalarının hakkını da gözetmeyi öğrenir. Kendini savunma ve uzlaşma zorunluluğu görür. Kısacası kendi bencilliğinden kurtulur.." ifadelerine yer verdi.

Okul Öncesi Eğitim Niçin Önemlidir?
İşte Psikolog Leyla Özcan'ın "Okul Öncesi Eğitim Niçin Önemlidir?" başlıklı yazısı:

Okul öncesi çağ olarak bilinen üç ile altı yaş arası, çocukluğun en renkli dönemlerinden biridir. Bu dönemde çocuk konuşkan, cıvıl cıvıl ve yaşam doludur. Durmadan soru sorar: "Anne bu ne? Baba bunun adı ne? Neden, Niçin.." sorularının sonu gelmez. Sık sık büyüklerin sözünü keser, araya girerler.

Çocuklarda bu dönem sonu gelmez bir öğrenme açlığı vardır. Her şeyi bilmek, tanımak ister. Ana- babayı bunaltıncaya dek sorar. Uğraşları amaca yöneliktir. Girişken ve yardıma hazırdırlar. Kendi işlerini kendileri görmek isterler. Hep ‘ben, benim ‘ diyen iki yaş çocuğu gitmiş, yerine ‘ben de, biz, bizim’ diyen toplumsal bir kişilik gelmiştir. Anne bu süreçte çocuğu her dakika denetlemek zorunda değildir. Durmadan konuşup soru sorduğu gibi, gün boyunca durmadan usanmadan oyun oynamak ister. Çalışan ya da ev hanımı annelerimizin enerjisi, isteği çocuğa yetişmez.



3 yaş ve sonrası için; modern zamanın taş yığınları, teknolojik aletleri  arasında sıkışmış büyüyen her çocuğun okul öncesi eğitime ihtiyacı vardır. Bu yaş dönemi çocuklar oyunlarında arkadaş arar. Bu sebeple eve sığmaz. İkili  ve üçlü oyunlar başlar. Yaşıtlarıyla ilişki kurmaya, birlikte oynamaya ve paylaşmaya yatkındır. Bağımsızlığı artmıştır. Kendi yemeğini kendi yer. Kendi başına giyinmeye çabalar. Elini kolunu daha becerikli kullanır.

Anaokullarını, çalışan annelerin çocuklarını bıraktıkları yada varlıklı ailelerin çocuklarını baştan savdıkları bir yer olarak görme eğilimi tümden silinmelidir. Anaokullarını dar anlamda öğretim yapan bir okul olarak görmek yanlıştır. Çocuk anaokulunda her gün yeni bir şey öğrenir. Anaokullarının kurucusu Froebel’in belirttiği gibi, anaokulun amacı "çocukta öğrenmeye ilgi uyandırmaktır."  Çocuğa bilgiler aktarmaktan çok, çocuğun içinde var olan yeteneklerin serpilmesine yardım etmektir. Bu sebeple öğretimi düşündürdüğü için okul öncesi eğitim gereklidir. Çocuk burada evde pek bulamadığı bir olanağı bulur: İkili, üçlü ve toplu oyunlara yönelir. Yaşıtlarıyla iletişim kurar. İşbirliği yapma alışkanlığı kazanır. Paylaşmayı, kendi hakkını korurken başkalarının hakkını da gözetmeyi öğrenir. Kendini savunma ve uzlaşma zorunluluğu görür. Kısacası kendi bencilliğinden kurtulur.



Okulun özgür ve uyarıcı ortamı çocuklarda zihin gelişmesini hızlandırır. Anlatım güçleri artar, dil dağarcığı zenginleşir. Anne babasından ayrı kalmaya alışır; kendi kanatlarıyla uçmaya başlar.  İşte bütün bu toplumsal nitelikleri çocuk ancak evinden ayrı kaldığı süre içinde kazanır..

HABER VAKTİ
Güncelleme Tarihi: 19 Eylül 2017, 16:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5