1870 yıllarında yirmi yaşında bulunan ve aşırı bir lirizm ile soğuk bir realizm arasında bunalan şairler kendilerine yeni bir yol arıyorlardı. Romantikler içlerinde kabaran coşkunluğa kulaklarını vermişlerdi; parnasyenler, fikirlerine uyacak mermer kalıplar yontmakla uğraşıyorlardı. Sembolistler ise kelimelerin musikisi ve sembollerin akıcılığı ile düş kapılarını açacaklardır. Sembolizmin öncüsünü, muammalı bakışları ile esrarı sorguya çeken Charles Baudelaire'de buluruz. V. Hugo'nun deyişiyle, şiire yeni bir ürperiş getiren Kötülük Çiçekleri yaratıcısını, 1875 ile 1880 arasını dolduran bütün bir şiir ve sanat kuşağı kendisine üstad tanıdı.