banner30

25.04.2021, 10:06

Soykırım sömürge yağma ABD'nin kirli tarihi

"Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak."
Sauk Boyu
( Kızılderili Atasözü )
Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü!
Cheyenne Boyu
( Kızılderili Ata Sözü )
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TEŞKİLATINA GÖRE SOYKIRIM:
Birleşmiş Milletler'in 1948’deki Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin 2. maddesine göre soykırım tanımlaması: ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir grubun bütününün ya da bir bölümünün yok edilmesi niyetiyle girişilen şu hareketlerden herhangi biridir: grubun üyelerinin öldürülmesi; grubun üyelerine ciddi bedensel ya da zihinsel hasar verilmesi; grubun yaşam koşullarının bunun grubun bütününe ya da bir kısmına getireceği fiziksel yıkım hesaplanarak kasti olarak bozulması; grup içinde doğumları engelleyecek yöntemlerin uygulanması; [ve] çocukların zorla bir gruptan alınıp bir diğerine verilmesidir.
Büyük Orta Doğu Projesi (BOP), (İngilizce: Greater Middle East) 21'inci yüzyılın ilk on yılında, özellikle müslüman dünyasından İran, Türkiye, Afganistan ve Pakistan ile çeşitli ülkeleri kapsayan, Amerika Birleşik Devletleri'nde George W. Bush yönetimi tarafından ortaya atılan ABD'nin siyasi çıkarlarını esas alan ve yapacağı Katliamlara- soykırımlara kılıf oluşturan siyasi terimdir.
Afganistan'da, Irak'ta, Suriye'de milyonların yerinden yurdundan edilmesine sebep olan ve eğer fırsat bulursa İran'da ve Türkiye'de de aynı tablolara kirli imzasını atacak olan soykırımcı- emperyalist ABD'nin dünyaya demokrasi dersi vermeye çalışması ve insan haklarından söz etmesi ne acıdır. Bu cümlelerimi destekleyen ne güzel bir sözdür: "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır."
"Yavuz hırsız ev sahibini bastırır."
Bazı kimseler suçlu olduğu halde kendilerini güçlü hissederler. Onları böyle düşünmeye sevkeden, kendi şarlatanlıkları ve edepsizlikleridir. Böyle kimseler zarar verdiği kişiyi susturmak bir yana, onu suçlu çıkarırlar. Kimi suçlular aynı zamanda serseri ve edebsiz de olurlar. İşledikleri suçlarını zarar verdikleri kimselere yüklemeye çalışırlar...
Başka bir yazıda Ortadoğu'daki ABD'nin kirli politikalarını anlatana kadar Kızıl Derili halka ve Afroamerikalılar olarak isimlendirdikleri siyahi halklara yaptıkları zulümler ile ilgili hatırlatmalar da bulunayım.
KIZILDİRİLİ SOYKIRIMI:
Çeyen,Çeroke, Apaçi,Comançi,Siyu,Kara Ayak,Seminol,Navajo isimleri en çok duyulan Kızılderili Kabileleridir.
13 İngiliz Kolonisinin birleşip İngiltere'den bağımsızlıklarını ilan ettikleri 4 Temmuz1776, Kızılderili Kabileleri için sonun başlangıcı olmuştur...
Kızılderililere önyargılı yaklaşan ve yaşamı boyunca onları düşman olarak gören General Philip Sheridan'a mal edilen söz:
“ The only good Indian is a dead Indian
( En iyi Kızılderili, ölü Kızılderilidir)
Kristof Kolomb'un 1492 yılında Amerika'ya ulaşmasından sonraki beş asır boyunca Beyaz Avrupalılar ve Amerikalılar tarafından kıtanın yerlileri olan Kızılderililere karşı yapılan soykırım silsilesidir...
12 Ekim 1492 tarihi Kızılderililer için trajik bir gündür ve o günü Kolomb Günü olarak kutlamak, soykırım, kölelik, tecavüz ve yağma (en:plunder) mirasını kutlamak demektir. Benzer şekilde Şükran Günü kutlamaları ABD Kızılderililerine karşı yapılan soykırımın kutlaması olarak görülmektedir.
Doğrudan Kızılderili katliamları gibi katliam ve etnik temizlik yapılması, Kızılderili Tehciri gibi geleneksel topraklarından apayrı başka topraklara tehcir ( Zorunlu Göç ) edilip Kızılderili rezervasyonu ile Kızılderili rezervi gibi alanlara kapatılmaları, bağışıklık sistemlerine yabancı olan çiçek hastalığı gibi Eski Dünya hastalıklarının bilinçli olarak Kızılderililere bulaştırılması (Çiçek Soykırımı) , Uzun süre Hristiyan misyonerlerince eğitim verilen Kanada yerli yatılı okulları ile ABD yerli yatılı okulları gibi okullarda ailelerinden koparılan Kızılderili çocuklarının anadilleri dışında eğitim almaları ve anadillerini konuşamamaları ( Dil Soykırımı ve Kültürel Soykırım ) gibi soykırım türleri görülür. Kızılderilileri soykırıma uğratma yöntemleri arasında onların fiziksel imhası, topraklarının gaspedilmesi, kültürel baskıya uğramaları, « imha » , tehcir ve zorla kısırlaştırma görülmektedir. Ekonomik kaynakların kontrolünü elde etmeyi amaçlayan soykırıma; "Faydacı Soykırım" denir ve örneklerine günümüzde Brezilya Kızılderilileri ve Paraguay Kızılderililerine (özellikle de Aché) yapılan soykırımlarda rastlanmaktadır. Günümüzde bazı Kızılderili gruplarında işsizlik oranı yüksek olup % 50-70 arasında değişmektedir.
19. yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri'nde Amerikalı yerleşimcilerce kıtanın doğu kıyısından batı kıyısına kadar genişlemenin mukadder olduğunu ifade eden Manifest Destiny çağrı yapılınca Kızılderililer yerlerinden olmuş ve sık sık Kızılderili katliamları ve zaman zaman Kızılderili soykırımları görülmüştür. ABD'nin temas öncesi Kızılderili nüfusu en muhafazakâr tahminlere göre 12 milyon daha büyüktü ve dört asır sonra ise % 95 azalarak 237 bine gerilemiştir. Holokost (Almanların Yahudi Soykırımı) uzmanı David Cesarani ABD devleti ve politikalarının Manifest Destiny doktrinini ilerleterek yerliler üzerinde soykırım yaptığını söyler. Cesarinin Kızılderili Soykırımında ölenlerin Yahudi Soykırımında ölenleri aştığını vurgulamıştır.
ABD Kızılderili Yatılı Okulları:
Pratt, Kızılderilileri assimile yaptığını itiraf etmiştir.Pratt gibi "Kızılderili dostları" fiziksel soykırımdan ziyade kültürel soykırımı savunmuştur. Bu okullarda Kızılderililere karşı kültürel soykırım yapılmıştır. Fiziksel ve kültürel soykırım uygulanan bu okulların fiziki altyapısı, müfredatı ve yatılı okulların temel felsefesi gereği bütün yerli kültürünü ve onların anadilini silme ve hatta hayatlarını asimile etme amaçlanmıştır.Bu okullarda genetik ve Kültürel Soykırım görülür.Alaska yerlileri bu yatılı okullarda zorla Hristiyanlaştırılmışlardır.
Kuzey Amerika'daki Kızılderililerin Hristiyanlaştırılmaları sürecinde misyonerlerin etkisi genelde yıkıcı olmuştur ve sonuçları kültürel soykırım olarak yansır.
Kolomb Günü ile Şükran Günü:
12 Ekim 1492 tarihi Kızılderililer için trajik bir gündür ve o günü Kolomb Günü olarak kutlamak, soykırım, kölelik, tecavüz ve yağma mirasını kutlamak demektir. Amerikalı antropolog Jack Weatherford'a göre Kolomb Günü'nü kutlamak, Amerikalıların Kızılderililerin tarihteki en büyük soykırım dalgalarını kutlaması anlamına gelmektedir. 1990 yazında, Kuzey ve Güney bütün Amerika kıtasındaki Kızılderili gruplarından 350 temsilci Kolomb Günü kutlamalarına karşı olduklarını göstermek üzere ilk Intercontinental Gathering of Indigenous People in the Americas toplantısını Ekvador'un başkenti Quito'da yapmıştır. Sonraki yaz, Davis, Kaliforniya'da Quito konferansını takip eden bir toplantıda yüzden fazla Kızılderili bir araya gelmiş ve 12 Ekim 1992 gününü "Uluslararası Yerli Halklar Dayanışma Günü" olarak ilân etmişlerdir. ABD'nin en büyük ekümenik yapılanması olan National Council of Churches, Kolomb Günü kutlaması yapmaktan kaçınmaları konusunda Hristiyanları uyarmış ve demiştir: sonradan gelenler için yeni özgürlük, umut ve fırsat olan Kolomb Günü, yerliler için zulüm, bozulma ve soykırım için bir fırsat günüdür.
Şükran Günü kutlamaları ABD Kızılderililerine karşı yapılan soykırımın kutlaması olarak görülmektedir.
Bilindik Kızılderili Soykırımları:
Kaliforniya Kızılderili Soykırımı ,Yana Soykırımı,
Modok Soykırımı,Yuki Soykırımı,Viyot Soykırımı,Tolova Soykırımı,Kolorado Soykırımı,
AFROAMERİKALILAR :
Irkçılığın önde gelen savunucularından bir diğeri olan Carletoun Coon da 1962'de yayınladığı, "Irkların Kökeni" adlı kitabında , siyah ırkla beyaz ırkın henüz birbirinden ayrılmış iki ayrı tür olduğunu ileri sürüyordu. Coon'a göre beyazlar bu ayrışmadan sonra evrimsel olarak öne geçmişlerdi.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Afroamerikalılar veya Afrikalı Amerikalılar, Afrika Kıtası'ndan göçen veya köle olarak getirilen insanların torunları olan Amerikalılar.
Terim, Birleşik Devletler'de soyu genellikle (en azından kısmî olarak) Sahraaltı Afrika'ya dayanan Amerikalılar için kullanılır. Çoğu Afroamerikan, şu anki Birleşik Devletler sınırlarında gerçekleşmiş kölelik dönemini atlatmış olan Afrikalı esirlerin soyundan gelmektedir...
Dünya sömürü imparatorluğunu yerli halkın kemikleri üzerine inşa eden Amerika'da siyahilere yönelik artan cinayetler, insan hakları ihlallerinin yüksek seviyelere çıkması, dünyaya demokrasi pazarlayan bu devletin gerçek yüzünü gösteriyor.
Özellikle ABD'de devam eden siyahilere yönelik süren ırkçı tutumlar, gelenek haline gelen cinayet ve katliamlar, Amerika'nın geçmiş tarihinden bugüne kalan bir miras olduğu biliniyor.
Sadece "Beyazlar ve Siyahlar" Tabelaları:
"Jim Crow Yasaları" adıyla, demiryolları ve tramvaylarda ırk ayrımını benimseyen ilk yasa 1875'de kabul edildikten hemen sonra, tüm güney eyaletlerinde birden demiryollarında ırk ayrımı uygulamasına gidildi. Her yere, "Sadece beyazlar için ve siyahlar" tabelaları asıldı.
Bugün dünyaya demokrasi satan, ahlaksızlık abidesi tüm yasaların çıktığı ABD
gayri insani ve fıtrata aykırı olan bu yasa ile siyahilere, kesinlikle insan gibi davranılmama, her yerde aşağılanarak hor görülmelerine sebep oluyordu. Bu kafatasçı uygulamalar otelleri, tiyatroları, kütüphaneleri hatta asansör ve kiliseleri, kısacası yaşamın tüm alanlarını kapsıyordu.
Sosyal hayattın her alanında acımasızca kendini hissettiren ırk ayrımı uygulamalarına yaygın bir şiddet dalgası eşlik etti. Linç edilen siyahların sayısında hızlı bir artış oldu. 1890-1901 yılları arasında bin 300'ü aşkın siyah linç edildi.
Bu vahşet öyle bir hal almaya başladı ki!!
Beyazlarla aynı tuvaleti dahi kullanamayan siyahlar, otobüslerde ayrı bölümde yolculuk edebildi.
AMERİKA DEMOKRASİNİN GERÇEK YÜZÜ!
Katliamlara, vahşete, tecavüzlere....yani kısaca soykırım kavramına karşı çıkan tüm insan hakları savunucuları birer birer katledildi.
Martin Luther King:
4 Nisan 1968'de Memphis'te kaldığı otelin balkonunda silahlı saldırıya uğradı. King kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Malcolm X:
(El-Hacc Malik El-Şahbaz), 21 Şubat 1965'i gösterdiğinde ırkçılığa karşı bir konferans verdi. Kürsüye gelen Malcolm X, tam konuşmaya başlamıştı ki, göğsünden vuruldu. 16 kurşun yarası alan Malcom X kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
........
........
Beyaz ve Zenci Halk Arasında Gelir Dağılımı!
Irklar arasındaki gelir uçurumu istatistiklerle belgelenmiş. Beyazlar haftada ortalama 633 dolar kazanırken, zencilerin ortalama geliri 509, Latin asıllıların ise 444 doları ancak buluyor. Amerikalı bir zenci beyaz komşusunun servet düzeyinin ancak %56’sını tutturabiliyor.
Amerika'da genel olarak göçmenlerin eşit vatandaşlık haklarına sahip olamamasının yanı sıra Müslümanlara karşı uygulanan İslamofobik uygulamalar da ABD'deki ayrımcı politikaların bütün şiddetiyle devam ettiğini gösteriyor.
Yorumlar (1)
Sümeyye sofia 2 hafta önce
Yazınız çok iyiydi ve gayet başarılı .
Günün Anketi Tümü
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?