Tarihte bugün, 1950 yılında Adnan Menderes 19. Hükümeti kurarak Başbakan oldu!

Tarihte bugün 70 yıl önce Adanan Menderes, Demokrat Parti başında 14 Mayıs 1950 seçimlerini kazanarak, Türkiye'de ilk kez "Barış" ortamında halkın seçtiği kişiler tarafından yönetim el değiştirdi ve 19. Hükümet kuruldu. İşte 1950 seçimlerine dair detaylar...

Tarihte bugün, 1950 yılında Adnan Menderes 19. Hükümeti kurarak Başbakan oldu!

1950 Türkiye genel seçimlerinde DP %52.7, CHP ise %39.4 oy almıştır. DP 13 puan farkla kazanmıştı ancak seçimde kullanılan çoğunluk sistemi nedeniyle DP 420, CHP ise sadece 63 milletvekili çıkarmıştır. 19. Türkiye Hükûmeti'ni kurarak başbakanlık görevine başlamıştır.

İşte 1950 seçimlerinin bütün detayları:

1950 GENEL SEÇİMLERİ

1950 Türkiye genel seçimleri, 14 Mayıs 1950 tarihinde düzenlenen ve TBMM 9. dönem milletvekillerinin belirlendiği seçim. "Gizli oy , açık tasnif" yönteminin ilk kez uygulandığı 1950 seçimleri, Türkiye tarihinin ilk demokratik seçimi olarak kabul edilir. 1946 genel seçimlerinden sonra, Cumhuriyet tarihinde tek dereceli olarak düzenlenen ve birden fazla partinin katıldığı ikinci milletvekilliği genel seçimidir.

Liste usulü çoğunluk sisteminin uygulandığı seçimlerde oyların yaklaşık yüzde 55'ini alan Demokrat Parti kazandığı 416 milletvekilliğiyle TBMM'deki sandalye sayısının yaklaşık yüzde 85'ini elde etti. Bu seçimlerle Cumhuriyet Halk Partisi'nin 27 yıllık iktidarı da sona erdi. Türk siyasi tarihinde iktidarın ilk kez “barış havası” içinde ve halkın arzusuna uyarak “sükunetle” el değiştirdiği 14 Mayıs 1950 seçimleri, "Beyaz İhtilal" olarak da adlandırılır.

SEÇİM YASASI

Seçim kanunu, uzun çalışmalar sonucu CHP ve DP’nin uzlaşmasıyla 16 Şubat 1950 tarihinde yeniden düzenlendi. Bu seçim kanunu, tek dereceli, eşit ve gizli oy, açık tasnif ve her ilin bir seçim çevresi kabul edildiği liste usulü çoğunluk sistemi (çok oy alanın seçilmesi) ilkelerine dayalı, yargının denetim ve yönetiminde bir seçim sistemi getirmekteydi. Bu seçim kanununa göre 22 yaşını bitiren her Türk vatandaşı seçme, 30 yaşını bitiren her Türk vatandaşı da seçilme hakkına sahipti.

Yeni seçim yasası, getirdiği tek dereceli, gizli oy açık sayım ve çoğunluk sisteminden başka; en az beş ilden aday gösterebilen partilerin radyodan yararlanmalarını, Yüksek Seçim Kurulunun oluşturulmasını, seçimlerin yargıç güvencesi altında yapılmasını, idare amirleri, memurların, askeri kişilerin ve milletvekillerinin görev yaptıkları yerin seçim bölgesindeki seçim kurullarına seçilememeleri, siyasi parti ve bağımsızların sandık başlarında gözlemci bulundurabilmeleri, oyların kapalı yerde verilmesi, seçim sonuçlarının hemen açıklanması, kazanan adayların listesinin asılması, oy pusulalarının Sulh Hukuk Mahkemelerinde korunması ve TBMM ya da Yüksek Seçim Kurulu’nun isteği olmaksızın nakledilememesi, 11 kişiden oluşacak olan Yüksek Seçim Kurulu’nun 6 üyesinin Yargıtay, 5’ininde Danıştay üyeleri arasından gizli oyla seçilmesi gibi yenilikler getirmekteydi.

SEÇİM DÖNEMİ

Milletvekili seçiminin yapılması amacıyla CHP Meclis Grubu 21 Mart 1950 tarihinde son toplantısını yaparak, TBMM’nin 24 Mart’ta seçim kararı almasına ve seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. TBMM, 24 Mart’taki son toplantısında DP’lilerin meclisin 15 Nisan’a kadar açık olması isteğine rağmen erken seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılmasını 22 muhalif oya karşı 299 oyla kabul etti.

CHP, 14 Mayıs 1950 seçimlerine hazırlanmaya daha seçim kararı alınmadan önce 1949 yılı içinde başladı. Millet Partisi'nin kurulmasıyla sonuçlanan ayrılıkla sarsılan DP iç sorunlarıyla uğraşırken, CHP de hükûmet değişikliğine gitmiş, medrese eğitimi almış olan Şemsettin Günaltay Başbakan olmuştu (Ocak 1949). CHP'nin din düşmanı bir parti olduğu görüşünü yaymaya çalışan muhalefete karşı imam hatip okulları (İstanbul İmam Hatip Lisesi), ilahiyat fakültesi (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi), tekke ve türbeler açılarak karşılık verildi, ilkokullara din dersi koyuldu.

1950 seçimlerinde CHP, devletçiliği daha çok sınırlandıracağını, özel girişime daha çok olanak tanıyacağını, yabancı sermayenin gelmesi için kolaylıklar sağlayacağını, Türk lirası'nın değerini koruyacağını vadetti. Vergi reformu, çift meclis, CHP'nin altı ilkesinin anayasadan çıkarılacağı gibi öneriler getirdi. 14-22 Mart 1950 tarihleri arasında TBMM, Toprak Reformu Kanunu’nu ele aldı ve uygulanamaz hale getirecek şekilde toprak sahipleri lehine değiştirdi.

Muhalefet partilerine kayacak oyların çekilmesi için verilen ödünlerle CHP, ilk kez 1946 seçimlerinde uygulanan çoğunluk sistemine de güvenerek, 1950 milletvekili genel seçimlerini açık farkla kazanacağı inancındaydı. Yasal bir engel olmadığı halde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Şemsettin Günaltay dışında hiçbir CHP'li iki yerden birden adaylığını koymadı.

DP, TBMM’de seçim kararı alındıktan sonra propaganda faaliyetlerine başlamış, açık ve kapalı toplantıların yanı sıra kırsal alana özel bir önem vermişti. CHP gibi DP de bir seçim bildirisi yayınlamış, iktidara geldiği takdirde yapacaklarını ilan etmişti. 8 Mayıs’ta ilan edilen bu bildiride; CHP’nin seçim bildirisi açıkça eleştirilmiş ve ileri sürülen vaatlerin hiçbir zaman gerçekleştirilmeyeceği belirtilmişti. DP bildirisinin geneline bakıldığında CHP’nin seçim bildirisiyle birçok noktada birleştiği görülmektedir. DP’nin yapmayı vadettiği, özel sermaye ve yabancı sermaye için güvenilir ekonomik yapının sağlanacağı, vergilerin azaltılacağı, devlet tekelinin kaldırılacağı gibi vaatlerin CHP bildirisini benzerliği vardı. “Söz milletindir” şeklinde biten DP seçim bildirisinde iki önemli nokta dikkati çekmektedir. Bunlardan biri “millet hâkimiyeti yerine tek parti ve zümre hâkimiyetine engel olamayan” Anayasanın, vatandaş hak ve hürriyetlerini ve millet iradesine dayanan istikrarlı bir devlet düzenini güvence altında bulunduracak bir şekilde değiştirilmesi vaadi olmuştur. Diğeri de; “Bir iktidar değişikliği hâlinde memlekette maddî ve ruhî hiçbir sarsıntıya meydan vermiyeceğiz” ifadeleridir.

CHP ve DP ülke genelinde seçimlere katılırken, Millet Partisi (MP) sadece 22 ilde aday gösterdi. Millî Kalkınma Partisi (MKP) (İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale, Aydın, Ankara, Bursa), Türk Sosyal Demokrat Partisi, Çiftçi Partisi, Toprak Emlak ve Serbest Teşebbüs Partisi ise sadece İstanbul’da seçime katılmışlardır. CHP'nin aday listeleri 22 Nisan'da, DP'nin aday listeleri ise 24 Nisan tarihinde açıklandı.

SEÇİM SONUÇLARI

Ilımlı bir siyaset ortamında yapılan 14 Mayıs 1950 seçimleri, CHP için büyük bir yıkım oldu. DP'nin üstünlüğüyle sonuçlanan seçimler sonunda CHP 27 yıllık iktidarını yitirdi. Liste usulü çoğunluk sistemi nedeniyle, oyların yüzde 55'ini alan DP kazandığı 416 milletvekilliğiyle TBMM'nin yüzde 85'ini elde ederken, buna karşın CHP yüzde 40 oy oranıyla kazandığı 69 milletvekilliğiyle TBMM'nin ancak yüzde 14'ünü elde edebildi. MP ve Bağımsızlarsa birer milletvekiliyle TBMM'ye girdiler. DP listelerinden bağımsız olarak seçimlere giren 5 aday (Ali Fuat Cebesoy (Eskişehir), Halide Edib Adıvar (İzmir), Hamdullah Suphi Tanrıöver (Manisa), Nadir Nadi (Muğla), Sinan Tekelioğlu (Seyhan)) milletvekili seçildi. Seçime katılım oranı %89,3 olarak gerçekleşti. 63 seçim çevresinden 52'sinde DP, 10'unda CHP, 1'inde de Bağımsızlar birinci oldu.

22 Mayıs 1950'de Celal Bayar Türkiye'nin üçüncü cumhurbaşkanı seçildi. Aynı gün Adnan Menderes başkanlığındaki ilk DP hükûmeti de kuruldu. Celal Bayar'dan boşalan DP genel başkanlığına da 9 Haziran'da Adnan Menderes getirildi.

        

ADNAN MENDERES KİMDİR?

Biyografiyi görmek için tıklayınız

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5