'Yolda arızalanan araca arkadan korna çalmak'

Ünlü psikolog Doğan Cüceloğlu, yolda arızalanan araca arkadan korna çalmayı 'İçimizdeki Biz' kitabında farklı bir şekilde inceleyerek okuyucularına sundu.

'Yolda arızalanan araca arkadan korna çalmak'

1996 yılında bir Mayıs sabahı "minibüs yolu olarak bilinen yolda, Kadıköy, Göztepe Sosyal Sigortalar Hastanesi önündeki trafik ışığında, yeşilin yanmasını bekliyordum. Yeşil yandı. Ne var ki, öndeki arabanın motoru stop etti ve sürücünün çabalarına rağmen çalışmadı. Motoru duran arabanın arkasındaki taksinin şoförü sinirli bir biçimde kornasını çalıyordu ve motoru duran öndeki adam telaş, eziklik ve biraz da kızgınlık içinde, "Ne yapayım, çalışmıyor!" anlamında iki elini havaya kaldırdığı halde, arkadaki, "Haydi git! Allah belanı versin!" gibi laflar ederek kornasına basmaya devam etti. Benim arabam taksinin arkasınadaydı. Arkamdaki arabalardan bazıları da koro halinde korna çalmaya başladı. Arabası duran adamın yüzünü dikiz aynasın dan görebiliyordum. Iyice gerginleşmişti. Bir yandan arabasının kontağını çeviriyor, bir yandan korna çalanlara küfür ediyordu.

Yan şerit boşalınca, arabalar şerit değiştirerek giderken, bazıları, "Allah belanı versin!" anlamında el işareti yapıyorlardı. Eminim bu tür olaylara çok kez siz de şahit olmuş ya da bizzat yaşamışsınızdır. Korna çalanlara şu soruları sormak isterdim:

Sormak istediğim Sorular

1. Arabanın motoru, sürücüsü istediği için mi durdu? Arabası gidecek durumda olsa, sürücü gitmeyi istemez mi?

2. Arabanızda oturarak korna calmanin ve adama küfür etmeniz, öndeki arabanın bozulan motorunun çalışmasına yardima olur mu?

3. Sizin arabanız aynı durumda trafiğin ortasında stop etse,söylediğiniz şeylerin size söylenmesini ve yaptıklarınız da size yapılmasını ister misiniz?

4. Arabasının motoru durarak, yolda zor duruma düşmüs bir "insan"a nasıl yardıma olabileceğinizi hiç düşündünüz mü?

Bu tür sorulara "aklı başında", "olgun" bir insanın korna calma ve küfretme davranışını haklı çıkartacak tutarlı, akla yatkın yanitlar vermesi olanaksızdır.

"Bu tür davranışlar daha çok erkekler gösterir, onlara özgübir davranıştır," diye düşünebilirsiniz. Seminerime katılan bir bayan bu konuda kendi başından geçen bir olayı benimle paylaşt:

Bir sabah arabamla işe gidiyorum. Yokuş bir yol. Tam ana yola dönme noktasında arabam stop etti. Derhal el frenini çektim, çalıştırmaya uğraşıyorum, fakat arkamdaki araç sürekli korna çalıyor. O çaldıkça ben iyice telaşa kapılıyorum. En sonnunda dedim ki, en iyisi ineyim ve niçin korna çaldığını sorayım. Aynen düşündüğüm gibi, indim ve arkamdaki aracın sürücüsüne yöneldim. Baktım, 40-45 yaşlarında bir hanım. "Hanimefendi, niçin korna çalıyorsunuz? Sizce, zevk için burada durmuş olabilir miyim? Görmüyor musunuz, arabam arızalandi," dememle birlikte müthiş bir tepkiyle karşılaştım. Fazla konuşmamak söyleyerek, hem duruyorsun, hem daha laf ediyorsun şeklinde, beni feci bir şekilde tersledi. Bu arada etraftan birkaç adam, iki hanım tartışıyor diye, hemen yaklaştilar. Baktım bir kelime daha söylersem olay başka bir boyut kazanacak; bu da benim tarzım değil. Arabama bindim. Bir kez daha tum gücümle kontağı çevirip gaza basmamla arabam çalişti ve anında yok oldum. O bayan sürücü eminim beni hic dinlemedi ve ne dediğimi duymadı bile.

Nasıl Bir Insan?

Sürekli kendime sorduğum soru şu oldu: "Nasıl bir insan bu davranışlar gösterir ve yaşamı boyunca göstermeye devam edebilir?"Tabii bu sorunun altında bir varsayım yatıyor: Nedensellik. Insan davranışı tesadüflerle ortaya çıkmaz, her davranışın altında nedenler vardır. Buna benzer birçok olay görüyorum; yetişkin bir insanın akla uygun biçimde, tutarlı olarak açıklayamayacağı davranışlar. Gazetelere şöyle bir göz atın, bu tür olaylardan birçoğunu, her gün haber olarak görürsünüz.

Doğan Cüceloğlu-İçimizdeki Biz

Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2019, 18:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5