banner5

banner29

Hindistan'daki azınlık Müslümanlar bağımsız bir devlet olsaydı 8. büyük devlet olurdu!

Hindistan'da yaşayan Müslümanların bugün bağımsız bir devleti olsaydı o ülke nüfus bakımından dünyanın 8. büyük devleti olurdu. Bunu bilen ırkçı Hindular, büyük bir katliam gerçekleştirdiler.

Dünya 21.03.2020, 16:03 21.03.2020, 16:13
Hindistan'daki azınlık Müslümanlar bağımsız bir devlet olsaydı 8. büyük devlet olurdu!

The Independent'ın ödüllü yazarı Patrick Cockburn, Hindistan'da yaşarar Müslüman katliamını köşesinde değerlendirdi. Patrick Cockburn'a göre, "Dünyanın Hindistan'da yaşananların vahametini kavramada geç kalmasının sebebi, Modi hükümetinin Hindistan'ın yönünü eski çoğulcu seküler devlet yapısından uzaklaştırma projelerini önemsiz göstermesiydi. Bu değişimin olumsuz etkilediği insan sayısı devasa boyutlarda: Hindistan'da azınlıktaki Müslümanların bağımsız bir devleti olsaydı, o ülke nüfus bakımından dünyanın 8. büyük devleti olurdu" yorumunda bulundu.

Cockburn'un yazısının devamı şöyle;

Almanya'da 1938'de yaşanan Kristallnacht'la günümüz Delhi'si arasında bazı korkunç benzerlikler var.

Alman hükümeti 9-10 Kasım 1938'de kendi taraftarlarını sinagogları yakma ve Yahudi evlerini, dükkanlarını, işletmelerini ve okullarını yıkma yönünde teşvik etmişti. Kristallnacht -"Kristal Gece"- olarak bilinen olaylarda Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'in kışkırtmasıyla Nazi destekçileri en az 91 Yahudiyi katletti. Bu, sonu toplu soykırıma çıkan yolda dönüm noktası niteliğinde bir uğrak noktasıydı.

Hindu milliyetçi güruh 23 Şubat 2020'de Delhi'de sokakları doldurarak camilerin yanı sıra Müslümanlara ait evleri, dükkanları ve işletmeleri yakıp yağmaladı. Kaçamayan Müslümanları ya öldürdüler ya da diri diri yaktılar. Kurbanların çoğu polis korumasından mahrumdu. Neredeyse tamamı Müslüman en az 37 kişi öldürüldü ve birçoğu ölesiye dövüldü. Çetelerden biri, 2 yaşında bir bebeğin kıyafetlerini çıkarıp -Müslümanların genelde yaptığı, Hinduların yapmadığı bir uygulama olan- sünnet işleminden geçirilip geçirilmediğine baktı. Bazı Müslüman kadınlarsa kaçabilmek için Hindu taklidi yaptı.

Hükümetin bu işte suç ortaklığı 82 yıl öncesinin Almanya'sındaki kadar doğrudan olmasa da Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin başında bulunduğu iktidardaki Hindistan Halk Partisi'nden (BJP) eylemcilerin Müslümanlara yapılan saldırılarda başı çektiği belirtildi. Yayımlanan bir videoda, yedikleri dayak yüzünden kanlar içinde kalan Müslüman erkeklerin polis memurları tarafından güç kullanılarak yere yatırıldığı ve bu kişilere zorla yurtsever şarkılar söyletildiği görüldü. Birkaç gün boyunca hiçbir şey söylemeyen Modi, sonrasında "barış ve kardeşlik" yönünde muğlak bir çağrıda bulundu.

Hükümetin şiddete karşı gerçek tutumuysa, yönetimin ayaklanmalar sırasındaki eylemlerini eleştiren bir hakimin anında başka yere tayin edilmesiyle gözler önüne serildi. Delhi Yüksek Mahkemesi Hakimi S. Muralidhar, şiddete dair başvuruları değerlendirirken mahkemenin "bir 1984'e daha" izin veremeyeceğini söyledi. Hindistan eski Başbakanı İndira Gandi'nin 1984'te kendi Sih korumalarının düzenlediği suikast sonucu öldürülmesinin ardından aynı yıl üç bin Sih, çeteler tarafından katledilmişti. Hükümetin kaçmak zorunda kalanlara başlarını sokacak bir yer sağlaması gerektiğini belirten Muralidhar, mağdurların şikayetlerinin polis tarafından uygun biçimde kayıt altına alınıp alınmadığını da sorguladı.

Muralidhar'ın tayininin çoktan duyurulduğunu söyleyen hükümetse, bu kararın çarçabuk uygulamaya konmasının hakimin sözleriyle bir alakası olmadığını iddia ediyor.

Günümüz siyasi liderlerinin ve onların yönetimlerinin, 1930'larda ve 1940'larda Almanya, İtalya ve İspanya'daki faşist rejimlere benzer faşist davranışlar sergilediği suçlamaları öyle düşünmeden yapılmamalı. Son yıllarda ABD ve Filipinler'den Polonya ve Brezilya'ya kadar milliyetçi ve otoriter popülistlere karşı böylesi kıyaslamalarla sıkça karşılaşılır oldu. Çoğu kez iddia sahibi iddiasına inanırken, bazen de bu sadece bir hakaret ifadesi olarak kalıyor. Yine de Modi ve BJP, aşırı milliyetçiliği ve şiddete başvurmaya hazır ve nazır oluşu nedeniyle diğer sağ rejimlere nazaran geleneksel faşizme daha yakın görünüyor. Gündemlerinin merkezini, alameti farikaları olan Hindu milliyetçiliği ve Hindistan'daki 200 milyon Müslümanın ötekileştirilmesi ya da tahliye edilmesine dair insafsız arzu oluşturuyor.

Dünyanın geri kalanının Hindistan'da yaşananların vahametini kavramada geç kalmasının sebebi, Modi hükümetinin Hindistan'ın yönünü eski çoğulcu seküler devlet yapısından uzaklaştırma projelerini önemsiz göstermesiydi. Bu değişimin olumsuz etkilediği insan sayısı devasa boyutlarda: Hindistan'da azınlıktaki Müslümanların bağımsız bir devleti olsaydı, o ülke nüfus bakımından dünyanın 8. büyük devleti olurdu.

Delhi'de geçen hafta yaşanan şiddetin temelinde, Hindistan'daki Müslümanlara karşı hükümet idaresinde gerçekleşen çift taraflı kuşatmadan türeyen korku ve nefret yatıyor. Bu kuşatmalardan birini, Müslüman olmayan göçmenlerin hızla Hindistan vatandaşlığı kazandığı ama Müslümanlara bu hakkın tanınmadığı Vatandaşlık Yasası Değişikliği (CAA) teşkil ediyor. Muhtemelen birçok Hint Müslümanının vatandaşlığını kaybetmesine sebep olacak Ulusal Vatandaş Sicili (NRC) ise daha büyük bir tehdit arz ediyor. Geçen hafta milliyetçi Hindu kalabalıkları, katliama yakın olaylar tertip etmeleri yönünde kışkırtansa, bahse konu önlemlere karşı düzenlenen, şiddet içermeyen protesto ve gösterilerdi.

Modi ve BJP'nin Müslüman karşıtı kampanyalarında ne kadar ileri gidebileceği, Müslümanların çoğunlukta olduğu tek Hindistan eyaleti olan Cammu ve Keşmir'de zaten kanıtlandı. Özerkliği geçen yıl ağustos ayında alelacele kaldırılan bölge, o tarihten bu yana tecrit altında tutuluyor. Gördüklerini aktarmayı başaran az sayıda şahide göre kitlesel gözaltılar ve işkence olağan hale gelmiş durumda.

Cammu ve Keşmir'in özel statüsünün hükümet tarafından kaldırılmasını takiben 150 gün boyunca kesik olan internet, ocak ayından bu yana çok sınırlı düzeyde sağlanıyor. Güvenlik güçleri dilediklerini gözaltına alırken, perişan haldeki aileler yakınlarını bulamamaktan ya da çok fakir oldukları için yaklaşık bin 287 kilometre uzaktaki hapishanelerde tutulan akrabalarını ziyaret edememekten yakınıyor.

Hükümetin açısından bakıldığında Keşmir'in tecrit altında tutulması, bölgenin dış dünyadan soyutlanmasında büyük ölçüde işe yaradı. Peki, orada neler olup bittiğiyle ilgili daha çok bilgi sahibi olunsaydı çok fark eder miydi? Delhi'de geçen hafta yaşanan yakma ve cinayet hadiseleri gayet iyi duyurulmuş olsa da uluslararası çapta malum hoşgörüyle karşılanıyor: Modi, Hindistan'ın köhne bir demokrasi olma unvanını elden çıkarabilir; Florida için kasırgalar ve Japonya için depremler neyse Hindistan için de "toplumsal şiddetin" geleneksel olduğu ve haliyle ortada suçlanacak kimse olmadığı hissiyatı uyandırabilir.

Hindistan'da ülkenin mezhepçi olmayan geleneklerinin bozulmasına karşı, şiddetle baskı altında tutuluyor olsalar da ümit veren bir muhalefet dalgası da mevcut. Burada -Delhi'deki güruhların da bir işareti olabileceği üzere- asıl tehlike, Modi ve hükümetinin bu protestolara Hindu milliyetçiliği kartını oynayarak daha da güçlü bir karşılık vermesi.

Hükümet dışarıdan gelen eleştirilerle başa çıkarken, iç siyasi programı ne olursa olsun ekonomideki büyümeyi güçlendirdiğini söyleyebilir ve bu da diğer başarısızlıklarına bahane olur. Kendi basınlarının büyük kısmı üzerinde kontrol sahibi olan otoriter rejimler genelde bu tür iddialara sarılır, ekonomiye dair istatistikler tam aksini söylediğindeyse kolayca bir dizi yeni rakam uydurur. Hindistan ekonomisiyle ilgili yakın tarihte yapılan bir araştırma, genel ekonomik büyüme sözümona güçlü şekilde artarken, son yıllarda yatırım, kar, vergi geliri, ithalat, ihracat, sanayi üretimi ve kredi kalemlerinin hepsinde büyümenin zayıfladığına işaret etti.

Modi bir bakıma, Kristallnacht sonrası Almanya'sından daha güçlü bir konumda. Dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt tepkisini, antisemitizmi ve Almanya'daki şiddeti kınayıp ABD büyükelçisini derhal geri çekerek ortaya koymuştu. İki günlük ziyaret için Hindistan'da bulunduğu sırada oturduğu yerden sadece birkaç kilometre ötede Müslümanlar yakalanıp öldürülürken ABD Başkanı Donald Trump ise Modi'nin dini özgürlükleri tesis etmek için "gerçekten çok" çalışmasından memnun olduğunu söyledi.

Yorumlar (1)
Günel 11 ay önce
Allah Müselman Düşmenlerine Fürset Vermesin Hindular Kahr Olsun Günahsız İnsanlar Size Ne Yapır Allahdan Korkuları Yok İnsanları Allah Yaradıp İblisler İnsanları Ne Hale Saldı Tranpın Allah Belasın Versin Hindistana Getdiğden Sonra Hindulara Mesaç Verdi Müselmanları Ketil Edin Hindular Çok Kedardı Dünya Dağılsa İdi Hepimiz Birden Yok Olardığ İblislerin Yapdığları Açıları Görmezdiğ Avropada Olan İblisler Deli Divane Oluplar Mürteçiler Bize Gelmesin Deyiler ERDOĞAN Müselmançılığı Yapır Deyiler Zaten Bütün Dünya Müselmanındı Hiristiyanların Yaşadığı Yerden Müselmanlar Uzaklaşsa Mekanlarında Az Sayda Hiristan Kalar Allah İlk Önçe ADEMİ YARADIP Sonra HAVANI Allahın Sözün Dinlemediğde Ayrı Düşüler ADEM (S.A) Hindistanda Yaşamalı Olur Hindistan Çennetin Havasına Yakın Hind Düşmenin Yaşadığı Yerde ADEM Yaşamış Adem Peyğenberin Ayağın İzi Olan Yerde Kan Tökülür Kabede Müselmanlığ Bitmek Üzre Tranp Arabistanı Hindistanı Özüne Dost Etdi Onlar Müselman Ne Olduğun Anlamaz Müselman Dediğde KURANİ KERİM NAMAZ İBADET EKLAĞ AĞIL Allahın Bütün Güzeliğleri Müselmanlara Kapı Açır Hz.Muhemmed (S.A) Üzün Hep Örtülü Saklayıp İyi Ki İnsanlara Üzün Göstermeyip İnsanların Bakışı Güzel Üzün Kirletermiş Kin Nifret İzi Üzüne Sıçrayarmış Allah Yer Küresine Yoladığı Elçileri Düşmenler Öldürüp Zeherleyip İblisler İnsanların Mutlu Olmasın Koymayılar Allah Belanızı Versin Hinduların Haçı Parçalansın
11°
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 22 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:16
Öğle 13:21
İkindi 15:52
Akşam 18:15
Yatsı 19:39
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Eibar 19 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12