banner16

Neredesiniz Kıbrıs Müslümanları?

Neredesiniz Kıbrıs Müslümanları?
İşte Özdem'in söz konusu yazısı:

Hatırlayın..

Evladınıza Kuran eğitimi aldırabileceğiniz, temel dini bilgiler kazandırabileceğiniz bir yapı için nasıl mücadeleler verdiğinizi..

Kimselere derdinizi meramınızı anlatamayınca, Yaradana el açıp nasıl dualar ettiğinizi hatırlayın..
Çok değil, daha on yıl öncesinde..

Bugün, Milli Eğitim Bakanlığı’nda üst düzey bir görevde olan zatın ayakkabıları ile kapıları tekmeleyerek camiilere edepsizce nasıl girdiğini hatırlayın..

Unuttunuz belki..

Ağzından salyalarak akıtırken “Kuran kursu ve yobazlığa yol açıcı bilgilerin verildiğini tahmin ediyoruz” diyerek kameralar karşısında nasıl racon kestiğini hatırlayın.

“Tahmin” ediyormuş..

Bir “tahmin” üzerine mabedimize nasıl pisliğini bulaştırdığını hatırlayın..

Bugün, onu eğitimin A takımına alarak taltif edenleri de aklınıza kazıyın..

Düşmanlık için değil, adalet için unutmayın. Yarın hatırlayın..

Etrafındaki gençlere “siyah çarşaf” giydirip Dereboyu’nda yürüten ve uzaktan keyifle purosunu tüttürerek olanı biteni izleyen siyasi parti başkanlarını unutmayın.

Anayasal hakkınız olan “eğitim ve öğrenim” hakkını gasp etmeye çalıştıkları halde, kolejin nasıl yükseldiğini ve bugün nasıl yüzlerce öğrenciye ulaştığını hatırlayın..
Temellerini yıkacağız diyenleri, türlü iftiralar atanları, içerden ve dışardan operasyon çekmeye çalışanları hatırlayın.

**
İdeallerinizi hatırlayın.

**
İlk daveti, Erkam’ın evini, Suffe arkadaşlarını, Bedir’i ve Mekke’nin fethini hatırlayın..

Seksen yaşında bineğinin üzerinde adanın bir ucundan bir ucuna sefer eden muhterem Valideyi, Hala Sultan’ı hatırlayın..

Mağusa’da, beyaz atına binerek, bıçaklarla örülü çarkın içerisine dalan ve şehadete ererek ordusuna fetih yolunu açan Canbulat Paşa’yı hatırlayın..

“Banane Amerika’dan” diyen Necmeddin Erbakan’ı hatırlayın. Hani, Ecevit Avrupa’da barış mumları yakarken, Türk ordusuna harekat emri veren, bugün üzerinde mal ve iktidar kavgası verdiğiniz Kıbrıs’ı hürriyetine kavuşturan

Erbakan’ı unutmayın..

Neden burada olduğunuzu hatırlayın.

“Allah katında değerini merak eden, dünyada neye memur edildiğine baksın”

Peki..

Kıbrıs’ın kuzeyinde, Kıbrıs Türkü’nün yurdunda.
“Kıbrıs Türk Solu” varken ve aktifken, “Kıbrıs Türk Sağı” varken..

Ahlak ve maneviyatı önceleyen, İslami hassasiyetleri yüksek, bu minvalde düşünen, söz söyleyen, üreten ve toplumun istifadesine sunan topluluk nerede?

Kıbrıs’ın Mücahidleri neredeler?

Müslümanların yaşadığı neredeyse tüm ülkelerde, siyasette, medyada, kültür, sanatta, sokakta, her alanda “Müslümanlar” söz söyleyebilme ve alternatif sunabilme kabiliyetine sahipken, 1370 yıldır İslam beldesi olan, üzerinde Müslümanların yaşadığı memleketimizde bu damarı kim kesti?

Lefke ekolü nerede?

Bu ülkenin öz değeri olan ve şanı dünyayı sarmış olan Rahmetli Şeyh Nazım Efendi’nin arkadaşları, talebeleri, gönüldaşları neredeler?

Bir zamanlar tozu dumana katan Türk İslam Cemiyeti’nin fedaileri neredeler?
Gerçekten neredesiniz? Neden görünmüyorsunuz?
Ortaya çıkmak için halen daha neyi bekliyorsunuz?

Türkiye’de doğan ve başarılı olan “cemaat” modelinin buraya uymadığı ve fayda sağlamadığı aşikar. Araziye ve kültüre, meşru daire içerisinde uyum sağlayabilecek bir formatın geliştirilmesi için kaç yıl daha beklemeniz gerekiyor?

Peki, Türkiye’den “davet ve dava” için hicret eden “mücahidler”.

Sizler, yurtlarınızda birkaç yetim ve öksüz üniversite talebesini barındırmaktan aciz tüccarlara dönüşmüşken..

Dernekçilik, başkancılık, şuculuk buculuk derdine düşmüken.. Nefsinizi ve şeytanınızı semirmekle meşgulken.. “Kardeşlerim” dediğin topluluğun arkasından iş çevirerek evini, yurdunu altından çekip almaya çalışırken..

Türkiye’den gelen birkaç bakanı karşılayıp fotoğraf çekinmekten başka derdi olmayan adamlara dönüşen sizler..
Gerçekten, halen daha, bırakın Kıbrıs insanına, etrafınızdaki insanlara derdinizi anlatabileceğinizi, Allah ve Resulü’nün yoluna davette bulunabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?

Birkaç müstesna topluluk haricinde, Anadolu merkezli İslami grupların ekseriyetini, elimden gelse geri göndermek için bir saniye düşünmem. Bir faydaları olmadığı gibi, verdikleri zararların haddi hesabı yok..
O yüzden dönüp hatırlayın.

Geçtiğimiz 10-15 yıl içerisinde hak ve hürriyetlerinizde nerelerden nerelere geldiğinizi. Öldüğünüzde ardınızdan bir Fatiha okuyabilecek mirascı bırakabilmek adına ne uğraşlar verdiğinizi unutmayın.

İslam evrenseldir. Kavim ayrımı yapmaz. Herhangi bir kavme de inmemiştir. Fakat ben bu ülkenin gerçeklerini biliyor ve kabulleniyorum.

Çıkın meydana artık.

Bu anlayış yerelleşsin.

Kıbrıs’ta Müslümanlar kimdir?

Ne isterler?

Bugüne ve yarına dair söyleyecek sözleri var mıdır?

Varsa nedir?

İçine düştüğümüz ve günden güne battığımız sosyal ve ahlaki erozyondan bizi kurtarabilecek reçeteler sunabilirler mi?

Beklemeyin artık, toplanın.

Çay içmek için, kahve içmek için, okumak için, söz söylemek ve ses yükseltmek için.
Yetimin başını okşamak, saygı ve hürmeti hatırlatmak için çıkın meydana.

Paylaşmayı, kardeş olmayı, Allah’ı bilmeyi ve tanımayı, bilmediklerine düşman olanlara bilmediklerini bildirmek için çıkın.

Üç kişi, beş kişi..

Zaman, tekrar mücahid olma zamanıdır.

Yine fedakarlık zamanıdır.

İsim, kimlik, tabela, renk.. Fark gözetmeksizin toplanın artık. El ele verip çareler üretelim.

Altında aynı kuyuya gireceğimiz toprağın üzerinde çekişmemizin hiçbir faydası yok.
Güncelleme Tarihi: 17 Ekim 2018, 10:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5