Erdoğan düşmanlığı adı altında yeni oyun: Vatana İhanet

Habervakti yazarı Mehmet Sebbah Yiğit, özellikle son yıllarda Erdoğan düşmanlığı adı altında 'Vatan hainliği' yapıldığını vurgulayan bir yazı kaleme aldı.

Erdoğan düşmanlığı adı altında yeni oyun: Vatana İhanet

''Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı adı altında yeni oyun 'Vatana İhanet" başlıklı yazısında ''Anlamadınız mı? Olay Esad değil. Olay olmazsa olmazımız olan VATAN.. Erdoğan düşmanlığı üzerinde kutsalları tartışma konusu yapmak sadece şuursuzluk.'' ifadelerini kullanan Yiğit, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

İşte Yiğit'in söz konusu yazısı:

Hakikaten uzak olmayan sevda:

Hubbul vatan minel iman / Vatan sevgisi imandandır.” diye halk arasında meşhur olan bir söz nakledilmiştir. Bu söz ile başlamak doğru olur diye düşünüyorum.

Evsiz barksız insanların dünyada huzur içerisinde yaşamaları mümkün olmadığı gibi, vatansız insanların da huzur ve saadet içerisinde yaşamaları mümkün değildir.

Böyle bir duyguyu Mekke’den çıkmak zorunda bırakılan Hz. Peygamber (as) de yaşamıştır. Nitekim Hz. Peygamber (as) Mekke’den ayrıldığı zaman; “Vallahi sen Allah’ın yarattığı yerlerin en hayırlı, Allah katında en sevgili olanısın. Senden çıkarılmamış olsaydım çıkmazdım. Bana senden daha güzel, daha sevgili yurt yoktur. Kavmim beni, senden çıkarmamış olsaydı çıkmaz, senden başka bir yerde yurt yuva tutmazdım” demiştir. Bunun üzerine yüce Allah Peygamber Efendimize şöyle vahyetmiştir: “Elbette o Kur’an’ın tebliğini üzerine farz kılan Allah, seni yine döneceğin yere döndürecektir.” (Kasas, 85) Bir tefsire göre döneceği yerden maksad Mekke’dir. Gerçekten Peygamber Efendimiz ve ashabı hicretin sekizinci yılında Mekke’ye dönerek, fethetmişlerdir.

 Vatan:

Vatan kutsal bir varlıktır. Canlıdır, kurucudur, koruyucudur, yapıcıdır. İstekleri, beklentileri, ümitleri vardır.

Bir milletin üzerinde bütün zamanlarını yaşayıp, paylaştığı, uğrunda emek ve kan döktüğü, gereğinde can verdiği coğrafi alana vatan denir.

Vatan sevgili bir ülke, kutsal bir yurttur. Millet bu ülkede  geçmişini yaşamıştır. Bugünü yaşamaktadır ve geleceği yaşayacaktır. Atalarının anıları, deneyimleri, ümitleri ve me­zarları vatanla bütünleşerek bugün yaşayanlara emanet edilmiştir. Yaşayanlar da bu emanetleri, düşünce ve hayat tarzlarını, başarı ve başarısızlıklarını, özlem ve beklentilerini vatanla paylaşarak onunla birlikte gelecek nesillere devredeceklerdir.

Müslümanlar vatanın karşılığı olarak "Darû’l-İslam" kavramını da kullanmışlardır. İslâm’ın ilk zamanlarında davet ve eğitim işleri Mekke’de Erkam b. Ebi’l Erkam’ın evinde gizlice yürütülmüştü. Önde gelen birçok sahabe burada Müslüman olmuştu. Bu yüzden bu eve de “Darûl-İslam” “Beytü’l-İslam"denilmiştir.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5