banner5

banner29

Fethullah Gülen: Kendim gibi dönerim

Hakkında 8 yıl önce tartışmalı bir şekilde açılan davada beraat eden Fethullah Gülen, Türkiye'ye dönüp dönmeyeceğiyle ilgili bir soru üzerine, "Bir gün Türkiye'ye dönersem kendim gibi dönerim" dedi.

Gündem 26.06.2008, 00:23 30.07.2019, 20:39
Fethullah Gülen: Kendim gibi dönerim

Gülen beraat kararıyla ilgili olarak da, "Adaletin temsilcilerinin insafla verdikleri bir kararda dik durmaları ve karakterlerinin gereğini sergilemeleri çok önemli hadisedir. Bu beraat kararıyla, Türk okullarını ziyaret etmenin suç sayılamayacağı da tescillenmiştir" diye konuştu.

Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Fethullah Gülen, Herkul.org'da yayınlanan röportajında son gelişmelere değindi. Gülen röportajında, "Türkiye dönecek misiniz ? ne zaman?" şeklindeki soruyu şu şekilde cevapladı: "Şimdi, gidişiniz sizin orada bazı problemlere sebebiyet verecekse, her şeye rağmen orada hüsn-ü niyetle iş yapan insanların işlerini zorlaştıracaksa, altından kalkamayacakları problemlere sebebiyet verecekse.. Bence dengeli hareket etmeniz, vaktini, gidiş keyfiyetini ve konjonktürü sizin belirlemeniz lazım. veya işte o genel konjonktüre göre nasıl hareket edecekseniz onu sizin belirlemeniz lazım. bunlar yine sizin ruh haletinize ve allah'la münasebetinize göre yapacağınız şeylerdir.

Yahya Kemal'in, bir şiirinde dediği gibi 'Bizden olmayanlar bizi anlamazlar.' esas tam o toprağın çocuğu olmak lazım ki, o toprağı koklaya koklaya yetişmiş olmak lazım ki, eğile eğile onun çaylarından su içmiş olmak lazım ki, onun kırlarında koşmuş olmak lazım ki, onun çiçeklerini koklayarak büyümüş olmak lazım ki, Anadolu'yu bilmek lazım ki sizin hissiyatınızı anlasınlar. sizden olmayanlar sizi anlayamazlar. İşte öyle vahi iddialarla efkarı bulandırmak ister ve millette paranoya duygusunu tetiklerler. O gidiş, bir gün, cenâb-ı hakk'ın muradı öyle ise, tahakkuk ettiği zaman, onlar sadece duyarlar; belki derler 'gelmiş mi gelmemiş mi; acaba gelmişse nerede duruyor, nasıl geldi de biz görmedik?!.' Evet, bir gün Türkiye'ye dönersem kendim gibi dönerim."

Yargıtay Genel Kurulu'nun hakkındaki beraat kararını onamasına değinen Fethullah Gülen, "Alınan kararla türk okullarını ziyaret etmenin suç sayılamayacağı da tescillenmiştir." değerlendirmesini yaptı. Gülen şöyle devam etti: "Beraat kararını hafife almıyorum; bir yandan dünyanın kabulü, diğer taraftan da adaletin temsilcilerinin insafla verdikleri bir kararda dik durmaları ve karakterlerinin gereğini sergilemeleri çok önemli hadisedir. Hele böyle iki hadisenin üst üste gelmesi cenab-ı hakk'ın inayeti ve ihsanıdır. Bu beraat kararıyla, Türk okullarını ziyaret etmenin suç sayılamayacağı da tescillenmiştir. İddianameyi hazırlayanlar, ne biliyorlarsa ve çoğu montajlanmış bantlardan ne bulmuşlarsa, 'Geriye ihtiyat olarak elimizde bazı şeyler kalsın, belki onları da gelecekte kullanırız' demeden hepsini kullanmışlardı. Şimdi mahkemenin kararı 'bunların hepsi boş, havada şeyler' manasına geldi. Bir insan için denebilecek her şeyi sun'i olarak, montajlarla deyivermişlerdi. böylece bütün sermayelerini birden kullandılar. Kullandıkları o sermaye ile de iflas ettiler. artık mesele şahsi mesele olmaktan çıkmıştır; bir heyet meselesi, bir hareketin meselesi ya da türk toplumunun meselesidir; yani milyonlarca insanın azmini, cehdini, kastını ortaya koyduğu, sürekli o niyetle oturup kalktığı mesele haline gelmiştir. Bu açıdan onların bütününü ferahlatmak, rahat hareket etmelerini sağlamak küçük bir hadise değildir. Şahsa bakan yönüyle önemsiz olsa bile, umuma bakan yönüyle küçük değildir."

HUMEYNİ'YE BENZETENLER DE UTANACAK

Humeyni gibi döneceği iddiasında bulunanlara da cevap veren Gülen, bunların mahkeme sonunda utandıkları gibi utanacaklarını söyledi. İddiaları, tanımayanların vehmi olarak değerlendiren gülen, ''Dönersem kendim gibi dönerim. Şimdiye kadar nasılsam öyle'' diye konuştu.

Gülen şunları söyledi: "İnsanı karakteriyle, şahsıyla bilemeyince öyle ezbere konuşabilirler. Çoğu paranoya yaşıyor. Çoğu aleyhinize sizin o düşmanlık duygularını tetiklemeye matuf bunları söylüyor. Ve bunları söyleyenler de belki hani görüşen, konuşanlardan bir iki insan vardır da genelde sizi tanımayan insanlar. Sizi bilmeyen insanlar. Dünyanın dört bir yanına gitmiş arkadaşlarımızın hiçbirisi öyle bir alâyişe talip olmadı. Gelirken öyle bir istikbal beklemedi. adlarından, namlarından öyle bahsedilmesini istemedi. onların hepsi birer meçhul kahraman olarak kaldılar oldukları yerde. Bu bizim genel ahlakımızdır. Allah'la münasebetimizin bir çeşit bizim hayatımıza aksedişinden ibarettir. Muhammedi ruhun (sallallahu aleyhi vesellem) gereğidir. O açıdan, o türlü iddialar fevkalade sevimsiz. onu diyenler de, bu mahkemede belli beklenti içinde olanların şimdi mahcup oldukları gibi, karın ağrısına girdikleri gibi, bir gün beni orada duyduklarında yine mahcup olacaklar."

Türkiye'nin bir avuç toprağını dünyalara değişmeyeceğini dile getiren Gülen, gidişinin ülkede herhangi bir probleme sebebiyet vermemesini gözeteceğini ifade etti. Gülen şöyle konuştu: "Ha.. gitme meselesine gelince, gider miyim, gitmez miyim ayrı bir mesele. Ülkem tabii, burada onun elli yerden, yüz yerden gelmiş toprak parçaları var, ben onları koklayıp teselli buluyorum. Ben kendi ülkemin çocuğuyum. Ben dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. O ülkenin çocuğuyum ben. onun bir avuç toprağını dünyalara değiştirmem. Bütün amerika'yı verseler, korucuk köyü, fakir bir köydür, ben o köyü vermem. Ruh haletim budur. Fakat bir şey var: Benim inandığım bir dava var, bir hizmet var, din-i mübin-i İslam'a hizmet var ve ülkemde huzursuzluğun çıkmaması, hele dine karşı bir tavır alınmaması.. Bunlar benim gaye-i hayalim, düşüncem, mefkûrem. Şimdi, gidişiniz sizin orada bazı problemlere sebebiyet verecekse, her şeye rağmen orada hüsn-ü niyetle iş yapan insanların işlerini zorlaştıracaksa, altından kalkamayacakları problemlere sebebiyet verecekse.. Bence dengeli hareket etmeniz lazım, vakti sizin belirlemeniz lazım, gidiş keyfiyetini sizin belirlemeniz lazım, konjonktürü sizin belirlemeniz lazım.. Veya işte o genel konjonktüre göre nasıl hareket edeceksiniz onu sizin belirlemeniz lazım. Kendime göre bir gidişim vardı benim. Onu daha evvel de arz ettim ben, Türkiye'ye dönsem kendim gibi dönerim, yani şimdiye kadar nasılsam öyle."

Gülen beraat kararıyla ilgili olarak da, "Adaletin temsilcilerinin insafla verdikleri bir kararda dik durmaları ve karakterlerinin gereğini sergilemeleri çok önemli hadisedir. bu beraat kararıyla, türk okullarını ziyaret etmenin suç sayılamayacağı da tescillenmiştir" diye konuştu.

Gülen şöyle devam etti: "Beraat kararını hafife almıyorum; bir yandan dünyanın kabulü, diğer taraftan da adaletin temsilcilerinin insafla verdikleri bir kararda dik durmaları ve karakterlerinin gereğini sergilemeleri çok önemli hadisedir. Hele böyle iki hadisenin üst üste gelmesi cenab-ı hakk'ın inayeti ve ihsanıdır. bu beraat kararıyla, türk okullarını ziyaret etmenin suç sayılamayacağı da tescillenmiştir. İddianameyi hazırlayanlar, ne biliyorlarsa ve çoğu montajlanmış bantlardan ne bulmuşlarsa, "Geriye ihtiyat olarak elimizde bazı şeyler kalsın, belki onları da gelecekte kullanırız" demeden hepsini kullanmışlardı. Şimdi mahkemenin kararı "bunların hepsi boş, havada şeyler" manasına geldi. Bir insan için denebilecek her şeyi sun'i olarak, montajlarla deyivermişlerdi. böylece bütün sermayelerini birden kullandılar. Kullandıkları o sermaye ile de iflas ettiler. Artık mesele şahsi mesele olmaktan çıkmıştır; bir heyet meselesi, bir hareketin meselesi ya da türk toplumunun meselesidir; yani milyonlarca insanın azmini, cehdini, kastını ortaya koyduğu, sürekli o niyetle oturup kalktığı mesele haline gelmiştir. Bu açıdan onların bütününü ferahlatmak, rahat hareket etmelerini sağlamak küçük bir hadise değildir. Şahsa bakan yönüyle önemsiz olsa bile, umuma bakan yönüyle küçük değildir. Mahkemede olumlu karar verenler de hakkaniyetin ve adaletin gereğini yapmışlardır. Şu türlü, bu türlü söylentilere ve bir kısım olumsuzluk isnatlarına rağmen hak terazisinin hâlâ dümdüz durabileceğini ve doğru tartabileceğini göstererek türkiye adına ümitlerimizi bir kere daha güçlendirmişlerdir. O kadar tahribata ve o kadar baskıya rağmen, en azından medya yoluyla yapılan baskılara rağmen, adaletin böyle tecelli etmesi Türkiye'de hâlâ hak ve adalet hesabına hüküm verecek hâkimlerin bulunduğunu gösteriyor ve bu da ülkemiz adına hepimizi ümitlendiriyor."

Gülen, "Amerikan foreign policy dergisinin düzenlediği ankette dünyanın en büyük entellektüeli seçilmenizi nasıl karşıladınız?" sorusu üzerine, "İnsan başkalarının 'birinci, ikinci, üçüncü...' demesiyle birinci, ikinci, üçüncü olmaz; fakat, eğer bazı çevreler, bir insanı yerden yere vuruyor ve onu sürekli sıfırlıyorlarsa, işte o zaman onu belli numaralara yerleştirmeye kadirşinaslık nazarıyla bakılabilir. Ben, "yaşayan en büyük 100 entellektüel" listesinin en üstünde yer almış olmamı, arkadaşların âsâr-ı bergüzîdelerine terettüp eden semeratın tek bir şahsa verilmesi olarak kabul ediyorum. Biz bir yerde gerçekten seviniriz; Allah'ın huzuruna çıktığımızda bize "giriniz emn u eman içinde cennet'e!.." denilirse, işte orada hakiki sevinci ve mutluluğu duyarız. ben arkadaşlara "çok sevinmeyin" dedim. bu basit ve dünyaya ait bir mesele; sevinilecek, öyle-böyle küstahça, şımarıkça, hoplanacak zıplanacak bir mesele değil. Cenâb-ı hak rıdvanıyla sevindirirse bizi, cennet'ine koyarsa, cemaliyle gönlümüzü açarsa o zaman seviniriz. Elinizde olmayarak içinize bir inşirah akabilir. Tekdirler insanda sarsıntıya sebebiyet verdiği gibi, takdirler de bir yönüyle insanda inşirah ve sevinç meydana getirebilir; fakat üzerinde çok durmamalı -bağışlayın- halk ifadesiyle es geçmeli onu. esas "cenâb-ı hak bizi öbür tarafta tastamam sevindirsin" demeli." dedi.

Gülen'in röportajda yöneltilen diğer sorulara verdiği cevaplar şöyle:

"Humeyni gibi dönecek!.." şayiası hakkındaki mülahazalarınızı öğrenebilir miyiz?

Biz etten kemikten varlıklarız; dolayısıyla haziran fırtınasından ve mahkeme sürecinden etkilenmediğimi söylersem hilaf-ı vaki bir beyan olur. ama allah'a imanımız var. Evet, iman teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül de saadet-i dareyni netice verir. o iman sayesinde "Allahım var, bugünümü bütün bütün karartabilirler ama yarın aydınlık!" diyebilir insan. Mutlaka moral bozucu şeyler olmuştur; şu olmuştur, bu olmuştur; belki bazı şeyleri allah'a havale etme gibi şeyler de olmuştur; fakat, faydasız şeylere girilmemiştir, telaşa kapılma olmamıştır. Belki size saygılarından sevgilerinden dolayı telaş yaşayan insanların telaşı da ta'dil edilmeye çalışılmıştır. Fakat itiraf etmeliyim; bu dönem benim için çok sıkıntılı oldu. ciddi bir şey yapamadım, kendi kitaplarımla meşgul olamadım, arkadaşlarımızla orada takip ettiğimiz gibi günde dört beş saat kitap müzakere edemedim. Bir yönüyle, dokuz on senem beyhude geçti, israf oldu. Dolayısıyla da, bunlar benim en acılı yıllarım oldu, ızdırap yıllarım oldu. ben İranlı değilim ki humeyni olayım; onun iddialarını hiçbir zaman taşımadım ki türkiye'ye humeyni gibi döneyim. Öyle tevazudan, mahviyetten, hacaletten dolayı değil, tabiatımda olan bir mahcubiyetten dolayı kendi evimize giderken bile, "falan talebe geldi" derler, pencerelerden bakarlar, beni görürler, diye düşünür ve bundan sıkılırdım. Onun için, beni kimse görmesin diye evimize hep gece giderdim. Rahmetli babam hakkımda derdi ki, "bizim oğlan leylek, gece geliyor, gündüz onu kapının önünde görüyorsunuz." bu, tabiatımda olan bir şey.

Hayatımda hiçbir yere öyle gürültülü, patırtılı gidip gelmedim. Hiç istikbal edilme isteğinde bulunmadım. Bu açıdan da ne karakter bakımından, ne mezhep bakımından, ne ülke bakımından humeyni ile hiçbir zaman bir alâkam olmadı. Dünyanın dört bir yanına gitmiş arkadaşlarımızın hiçbirisi öyle bir alâyişe talip olmadı. Gelirken öyle bir istikbal beklemedi. Adlarından, namlarından bahsedilmesini istemedi. Onların hepsi birer meçhul kahraman olarak kaldılar oldukları yerde. Bu bizim genel ahlakımızdır. allah'la münasebetimizin bir çeşit bizim hayatımıza aksedişinden ibarettir. Muhammedi ruhun (sallallahu aleyhi vesellem) gereğidir. bu açıdan, o türlü iddialar fevkâlade sevimsiz. Beni Humeyni'ye benzetenler bir gün çok utanacaklar!.. Ülkemin elli-yüz yerinden gelmiş toprak parçaları var odamda. ben onları koklayıp teselli buluyorum. ben kendi ülkemin çocuğuyum; dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. O ülkenin çocuğuyum ben. onun bir avuç toprağını dünyalara değiştirmem. Bütün amerika'yı verseler, korucuk köyü, fakir bir köydür, ben o köyü vermem. Ruh haletim budur. fakat bir şey var: benim inandığım bir dava var, bir hizmet var, din-i mübin-i İslam'a hizmet var ve ülkemde huzursuzluğun çıkmaması, hele dine karşı bir tavır alınmaması.. Bunlar benim gaye-i hayalim, düşüncem, mefkûrem.

Hem sevenlerinize hem de mahkeme sürecinde menfi ya da müspet dahli bulunanlara mesajınız nedir?

Karakterimi namusum sayarım. karakterime kıymayı namusuma karşı tecavüz sayarım. konuşurken de, biriyle bir muhaverede veya bir muamelede bulunurken de onu korumaya fevkalâde hassasiyet göstermişimdir. Bazen irticalinin esnekliği içinde üslubuma riayet edememişsem inanın bana çok üzüntü duymuşumdur. "Şu sözler sana uygun değildi, karakterim sana kıydım." demişimdir. Hazreti Pir'in dediği gibi, "Beni memleket memleket sürgüne gönderenlere hakkımı helal ediyorum, zindanlarda yer hazırlayanlara, idam sehpası hayal edenlere hakkımı helal ediyorum." hak iddia etmeyeceğim. Fakat bu işlerin içinde bir allah hakkı varsa; ben zavallı, dinimden dolayı bunlara maruz kaldımsa, efendimiz'in yolunda, düşe kalka yürümeye çalıştığımdan dolayı bunlara maruz kaldımsa, din dedimse, din-i mübin-i İslam'ı gerçek çehresiyle aksettirmeye çalıştımsa; bundan dolayı da onlar bana takıldılarsa, orada allah hakkı, peygamber hakkı var, o beni aşar. o mevzuda bir şey diyemem. Yoksa kırk seneden beri aleyhimde yazı yazan insanlar bile mahkeme-yi kübrada karşıma çıksa "ben bir şey istemiyorum" derim. İçimde hiç kimseye karşı hınç taşımıyorum. Beraat kararına sevinenlere gelince; onlar da bir mü'mine karşı tavırlarından dolayı, onun bir şeyden böyle rahat sıyrılmasına seviniyorlarsa, Allah (celle celâluhu) o sevinçlerini o sürurlarını devam ettirsin.. "Vucuhun yevmeizin nadiretun, İla rabbiha naziretun..."da, o behçetle şulefeşan olan çehrelerin allah'a bakıp birbirine tebessüm ettiği o günde allah hepsini sevindirsin ve din-i mübin-i İslam'ın dört bir yanda duyulmasıyla, tanınmasıyla, ona karşı insanların saygılı bir tavır almalarıyla allah onları mesrur kılsın.

kaynak: herkul.org

Yorumlar (0)
10
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 26 Kasım 2020
İmsak 06:27
Güneş 07:57
Öğle 12:56
İkindi 15:23
Akşam 17:45
Yatsı 19:10
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 20
2. Fenerbahçe 9 20
3. Galatasaray 9 17
4. Gaziantep FK 9 14
5. Karagümrük 9 13
6. Başakşehir 9 13
7. Beşiktaş 8 13
8. Konyaspor 8 12
9. Rizespor 8 12
10. Kasımpaşa 9 12
11. Hatayspor 7 12
12. Göztepe 8 11
13. Malatyaspor 8 11
14. Sivasspor 8 9
15. Trabzonspor 9 9
16. Antalyaspor 9 9
17. Erzurumspor 8 8
18. Kayserispor 8 7
19. Gençlerbirliği 8 5
20. Denizlispor 8 5
21. Ankaragücü 7 2
Takımlar O P
1. Altınordu 10 20
2. Adana Demirspor 9 18
3. Ankara Keçiörengücü 10 18
4. Tuzlaspor 9 18
5. İstanbulspor 9 17
6. Samsunspor 10 17
7. Giresunspor 9 15
8. Bursaspor 10 14
9. Balıkesirspor 10 14
10. Altay 8 13
11. Akhisar Bld.Spor 10 13
12. Adanaspor 9 12
13. Ümraniye 10 10
14. Bandırmaspor 10 8
15. Boluspor 10 7
16. Menemen Belediyespor 8 6
17. Ankaraspor 9 5
18. Eskişehirspor 10 1
Takımlar O P
1. Tottenham 9 20
2. Liverpool 9 20
3. Chelsea 9 18
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 8 16
6. Everton 9 16
7. Aston Villa 8 15
8. West Ham 9 14
9. M. United 8 13
10. Crystal Palace 9 13
11. Arsenal 9 13
12. Wolverhampton 8 13
13. Man City 8 12
14. Leeds United 9 11
15. Newcastle 9 11
16. Brighton 9 9
17. Burnley 8 5
18. Fulham 9 4
19. West Bromwich 9 3
20. Sheffield United 9 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 10 23
2. Atletico Madrid 8 20
3. Villarreal 10 19
4. Real Madrid 9 17
5. Cádiz 10 14
6. Granada 9 14
7. Sevilla 8 13
8. Valencia 10 12
9. Elche 8 12
10. Getafe 9 12
11. Real Betis 9 12
12. Barcelona 8 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 10 10
15. Eibar 10 10
16. Athletic Bilbao 8 9
17. Real Valladolid 10 9
18. Levante 9 7
19. Huesca 10 7
20. Celta de Vigo 10 7