"Hazır ve zahmetsiz para kazanmaya yönlendirilen yeni jenerasyon..."

Habervakti.com yazarı Mehmet Sebbah Yiğit kaleme aldığı son yazısında kuşaklar arası çatışmayı ve çağımızın hastalıklarını konu edindi.

"Hazır ve zahmetsiz para kazanmaya yönlendirilen yeni jenerasyon..."

Araştırmacı yazar Mehmet sebbah yiğit yazısında çağımızın ruhsal hastalıkları olan Oblomovluk ve Şizofreni'yi anlattı. yeni jenerasyonun nasıl tembelleştirildiğine, kolaycılığa alıştırıldığına da değinen yazar, "21. Yüzyıla doğru yol alırken ,artan şiddet, ölümler, tecavüzler, teröre bulaşmışlıkta fazlalık vb bir sürü olumsuzluk ile boğuşan yeni nesil ,kuşaklar arası çatışma (X,Y,Z,Alfa...) ,O ses Türkiye,Yetenek Sizsiniz,Survivor...vb proğramlar ile denetim altına alınan hazır ve zahmetsiz para kazanmaya yönlendirilen,alıştırılan bilinçsiz bir toplumun mimarları yeni jenerasyon.." ifadelerini kullandı.

İşte Yiğit'in o yazısı:

Hastalık, rahatsızlık, bozukluk, kusur, hata, kıskançlık, aşk, sevgi kavramlarının ayrımının tam anlamıyla yapılamadığı ve kısıtlı bilgi ile herkesin her konuda fikir paylaşımında bulunduğu bir dönemdeyiz. Yaşam kalitemizin artması, ruh ve beden sağlığı açısından sağlıklı bireyler olarak yaşayabilmemiz için öncelikle kendimizi ve çevremizi çok iyi tanıyıp, şiddete neden olan durumun tam olarak anlaşılması gerekmektedir. 'Hastalık' veya 'ruhsal bozukluk' pek çok kişi için kabullenilmesi zor bir durumdur. Hele de söz konusu olan 'akıl ve ruh sağlığı' ise kişinin bu durumu önce kendisinin sonra da yakın çevresinin kabullenmesi ve tedavi arayışına gitmesi zaman almaktadır.

21. Yüzyıla doğru yol alırken ,artan şiddet, ölümler, tecavüzler, teröre bulaşmışlıkta fazlalık vb bir sürü olumsuzluk ile boğuşan yeni nesil ,kuşaklar arası çatışma (X,Y,Z,Alfa...) ,O ses Türkiye,Yetenek Sizsiniz,Survivor...vb proğramlar ile denetim altına alınan hazır ve zahmetsiz para kazanmaya yönlendirilen,alıştırılan bilinçsiz bir toplumun mimarları yeni jenerasyon..

Bunlar dünyada olup biten her şeye karşı ilgisizdirler, tam bir atalet miskinlik hareketsizlik içindedirler. Duyumsamazlıklarının nedeni kısmen nesnel konumlarından kısmen de ahlaki gelişimlerinden kaynaklanır. Bir şey yapmaya alışmamışlardır, dolayısıyla neyi yapıp neyi yapamayacaklarını tam olarak belirleyemezler. İstekleri hep biçimseldir ve istek olarak kalır.

Hayal kurmayı çok severler ve hayallerinin gerçekle yüzyüze gelmesinden de öylesine korkarlar. Başkalarının aklını kendilerine mal etme konusunda da üstlerine yoktur, hemen hemen hepsi kendilerini aşağılamaktan hoşlanırlar ama bunu karşısındaki kişiden övgüler almak için yaparlar. Yaptıkları hiçbir şey içlerinden gelerek değildir. Ne yapıyorlarsa dışsal zorunlulukların dayatmasıyla olur.

Gonçarov 1849’da yazdığı bir romanda çağımızın toplumsal hastalığını tanıtıyor yani "Oblomovluğu."

Baş kahramanı Oblomov adında bir Rus soylusudur. Oblomov kendisi için hep yeni projeler üzerine düşünür, ama tembelliğinden dolayı bir türlü bunları hayata geçiremez. Durumu daha da kötüye gitmeye ve toprağını kaybetmeye başlar. Olga'ya olan büyük aşkı bile değişmesini sağlamaya yetmez.

Oblomov aslında yazarın Rus aristokrasisine bir eleştirisidir. Romanın kahramanlarından Stoltz ise disiplin ve çalışkanlığıyla Avrupa'yı ve burjuvaziyi simgeler. Ayrıca Oblomov çok dürüst, saf, insanların iyiliğini isteyen ve sadık bir insandır.

Oblomov'un karakteri "Oblomovluk" diye bir kavramın doğmasına da yol açmıştır. Bu kavram aşırı tembelliğin bir ifadesi olarak kullanılmaya başlamıştır.

Bir varoluş trajedisi olan Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık, her şeyin farkında olma, bir adım ötesini görme halidir. Ancak tüm bu farkındalık dolayısıyla sonunu gördüğü yolda ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişlik ve kendini gerçekleştirememedir. Sosyal yaşamdan kopuş, topluma uyum sağlayamama, bilinçli bir vazgeçiştir. Handiyse ölüme eş bir uyuşukluk hali; bir başka deyişle yaşarken ölmektir.

Tedavi Yöntemleri:

Bireyleri;

-Üretime dahil etmek,

- Tüketimi yasal kurallar ile denetlemek,

- Her şeyi önlerine koymamak,

- Gelecek ile ilgili kaygı bilinci oluşturmak,

- Kuralsız bir yaşamın imkansızlığı ve kuralsızlığın olumsuz sonuçları görsel ağırlıklı bilgiler ile aktarmak,

- Değerler eğitimi ile gelişim süreçleri iyi denetlenmektir.

Şizofreni : Kişinin ruh halinde, duygularında ve düşüncelerinde değişimler ve bunların davranışlara yansıması olarak tanımlanabilir.

Hastalık, algılama ve düşünme yetilerinde meydana gelen bozukluklara bağlı olarak kişinin davranışlarında da değişime, bozulmalara yol açar. Bu bozulmalar, şizofreni hastasının kendisini rahatsız etmeye başlayan dış dünyadan bağımsız, kişiler arası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak kendi kendine yeni bir dünya kurmasına yol açar.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2020, 15:11
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5