İlker Başbuğ: FETÖ, TSK'ya 1980'de sızdı!

26. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Didem Arslan Yılmaz moderatörlüğünde kendisine sorulan soruları cevapladı.

İlker Başbuğ: FETÖ, TSK'ya 1980'de sızdı!

Başbuğ'un açıklamalarından satır başları şöyle:

"ÇUVAL OLAYI TÜRK-ABDE İLİŞKİLERİNDE BÜYÜK TRAVMADIR"

4 Temmuz 2003 yani 16 yıl önce bugün, biliyorsunuz Irak'ın kuzeyinde bizim özel kuvvetlere ait timlerimiz var.Bunlardan bir tanesi de Süleymaniye'de. Bugün Amerika'nın bağımsızlık günü biliyorsunuz. Özel olarak seçilmiş bir tarih olarak gözüküyor. Amerikan askerler bizim Süleymaniye'deki timin bulunduğu binayı bastılar, personelimizi aldılar, hakikaten bizim için travmaydı. Başlarına çuval geçirip alıp götürdüler. Bu Türk-ABD ilişkilerinde bir travmatik bir olay. Bu olay unutulmaz. Biz devlet olarak yeterli tepki gösterebildik mi? Maalesef söyleyebilecek durumda değiliz. Ben bu olay olduğu zaman Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanıydım. Bizim Kuzey Irak'taki timlerimiz tamamen Genelkurmay Başkanlığı'nın yetkisi ve sorumluluğu olan bir konu. O gün sonradan öğrendim ki, Genelkurmay'dan aradıklarında kimseyi bulamadılar. Bu TSK ve Pentagon arasında bayağı bir uçurum, boşluk yarattı. Soğuk bir hava. Eylül ayı başında Genelkurmay 2. Başkanlığı'na tayin oldum. Geldiğimde Türk-Amerikan ilişkileri oldukça gergin ve soğuk safhadaydı.

"EĞER İKİNCİSİ OLURSA SİLAHLA KARŞILIK VERİN DEDİK"

İlk yapacağımız iş buna benzer bir olayı yaşamamız lazımdı. Hemen bu olayı düşündük, ne yapabiliriz diye. Sayın Genelkurmay Başkanı'na arz ettim. Özel Kuvvetler Komutanı'nı Irak'ın kuzeyine yollayalım. Bütün timlerinizi dolaşsın, sizin yazılı emrinizi bütün tim komutanlarına tebliğ etsin ve timlerin gücüne baksın, komutan da 'uygun' dedi. Tim komutanlarına verdiğimiz emir şu: Size herhangi bir şekilde kimden gelirse gelsin, bir saldırı olursa hiç kimseye, yok Ankara'ya, Özel Kuvvetler Komutanı'na sorayım demeden misliyle mukabele edeceksiniz. İmzayı da attık. Herhangi bir saldırı olursa tim komutanı hiçbir yere sormadan silahla mukabele edecek. Belki de şehit olacak hepsi. Bu emri Amerikan Büyükelçiliği'ne yolladık. 1 saat sonra bir telefon 'Efendim Amerika Büyükelçisi sizinle görüşmek istiyor', 'Tamam gelsin' dedik. Bizim timimizin birisi burnunu kanatırsa, saldırı olursa kimden gelirse gelsin, 16 kişi orada şehit olur, ama sizden de öldürebildiğimiz kadar öldürürüz, başka çaremiz yok. Türk-Amerikan ilişkilerinde ikinci bir travma yaşatmak istemiyorsanız, yetkili de sizsiniz, sorumlu da sizsiniz, gereken tedbirleri alın, ikinci Süleymaniye olayına neden olmayın, kim olursa karşılığını alır. Haklısınız dedi. Ben Genelkurmay 2. Başkanlığımda kimseye 'bu olay nasıl oldu' diye sormadım. Bir daha benzer olayın yaşanmadı. Tedbirini aldık. Tarih bunu değerlendirecek. Bu konuda yazılan bazı kitaplar da var.

GÜLEN TERÖR ÖRGÜTÜ 80'DEN SONRA TSK'YA SIZMAYA BAŞLAMIŞ"

Gerek Ergenekon'dan Çıkış kitabımızda gerek daha önceki kitaplarımız var. Bu komplolar 2007'de başlatırsak, 2014'e kadar sürecek olan komplolarda temel amaç ne idi? Kimin açısından? Tabii ki Fetullah Gülen Terör Örgütü açısından, dış güçler açısından, siyasi iktidar açısından bakacağız. Bence temel nokta Fetullah Gülen örgütü TSK'ya sızmaya başlıyor mu? Başlıyor. Esas ağırlıklı olarak karşımıza çıkan yıl 1980 ve sonrası. İlginç, askeri darbeden sonra. Demek ki 2008'den sonra hızlandığını görüyorsunuz. Askerlerin burada rolü olabilir sivil iktidarı da unutmayalım. Turgut Özal'ın da burada Fetullah Gülen cemaatinin büyümesinde rolü var. Gülen cemaatının sızdırdığı kişiler silahlı kuvvetlerde alt, küçük rütbelerde. 15 Temmuz'da daha ziyade albay, tuğgeneral seviyesinde. Silahlı kuvvetlerin komuta kademesindeki üstünü ele geçirmek burada amaç.

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2019, 00:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5