"Uzarsa budayın, kurursa sulayın!" Nereden nereye...

Habervakti.com yazarı Mustafa süs Ayasofya Camii'nin açılışını konu edinen bir yazı kaleme aldı. yazar 24 Temmuz'un Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

"Uzarsa budayın, kurursa sulayın!" Nereden nereye...

Habervakti.com'daki köşesinde yeni bir yazı paylaşan Mustafa Süs Osmanlı sonrası Türkiye'de ülkeye biçilen rolün "uzarsa budayın, kurursa su verin"den ibaret olduğunu ifade etti. Süs yazının devamında 24 Temmuz Ayasofya Camii'nin açılışının Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu ve Türk milletinin birlik olması durumunda önünde duracak hiçbir gücün olmadığını dile getirdi.

İşte Mustafa Süs'ün o yazısı:

UZARSA BUDAYIN, KURURSA SU VERİN DENİLEN TÜRKİYE! 
24 Temmuz Türkiye için bir dönüm noktasıydı.
Tarihi gelişmeleri iyi okuduğumuz zaman bunu daha net anlıyoruz. 
Osmanlı, yerini Türkiye'ye bıraktığı zaman Türkiye'ye öyle bir rol biçildi ki... 
Bu biçilen rol aynen şuydu:
''Uzarsa budayın, kurursa su verin!''
Bizi buna alıştırdılar.
Ülke yönetimini zengin, elit bir kesime teslim ettiler, ülkenin en önemli kaynaklarını da ülkeyi yönetenlere destek verecek olanlara aktarıp ülkede tek söz sahibi sizlersiniz dediler. 
Mühür kimdeyse Süleyman oydu ve para kimdeyse onun borusu ötüyordu.
Onlar konfor içinde yaşadığı için ülkeyi kimin yönettiğinin pek bir ehemmiyeti yoktu. Yeter ki, milletini düşünen birileri gelmesin yönetime. 
Milletini düşünen yöneticiler de iş başına geldi ama onları bir şekilde yönetimden uzaklaştırdılar.
Başta İngilizler olmak üzere batı dünyası ile çatışanlar Türkiye'yi yönetemezdi.
Öyle kurgulanmıştı çünkü. 
Yani Türkiye Osmanlı'ya düşman olacak, Osmanlı'nın ve İslam'ın izleri silinecek, bir takım İslamî düşünenler de marjinal ilan edilecek, sesi çıkan olursa, onlar da gürültülü bir şekilde susturulacaktı.
Öyle de oldu. 
Yaklaşık yüz yıldır, milletini düşünen hangi yönetici varsa hepsinin başına gelmedik kalmadı. 
Menderes, Özal öldürüldü, Erbakan'a darbe yapıldı.
Son olarak Erdoğan kaldı. 
Ona da kurulmadık tuzak kalmadı. 
Milletini arkasına alan Erdoğan da bıkmadı, teslim olmadı. Var gücüyle Türkiye'nin bağımsız olması için mücadele etti. 
Ülkeyi baştan aşağı yeniden düzenledi. Önüne çıkan engelleri birer birer yok etti. Vesayete karşı müthiş bir savaş verdi. 
Millî ve yerli silahlarla da dışarıda başarılı bir mücadele verdi. 
Dayatılan ne varsa hepsine kafa tuttu.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5