banner5

banner29

Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit’in hayatı

Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit nerede doğmuştur? Zeyd bin Sabit ne zaman doğmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl Müslüman olmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl hicret etmiştir? Zeyd bin Sabit nasıl evlenmiştir? Zeyd bin Sabit’in cesareti, Zeyd bin Sabit’in hayatı, Zeyd bin Sabit’in vefatı.

İslam 22.09.2020, 17:38
Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit’in hayatı

İşte, "Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit nerede doğmuştur? Zeyd bin Sabit ne zaman doğmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl Müslüman olmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl hicret etmiştir? Zeyd bin Sabit nasıl evlenmiştir? Zeyd bin Sabit’in cesareti, Zeyd bin Sabit’in hayatı, Zeyd bin Sabit’in vefatı." sorularının cevabı.

ZEYD BİN SABİT KİMDİR?
ZEYD BİN SABİT’İN HAYATI

Kur'an-ı Kerimin sûre ve âyetleri nâzil oldukça, Peygamberimiz (a.s.m.) onları ezberlemek ve başkalarına ezberletmekle kalmaz, yazdırmak için de hemen Sahabînin birisini çağırtır ve gelen vahyi ona yazdırırdı. Vahyi yazan kimselere "vahiy kâtibi" denirdi. Peygamberimizin birkaç vahiy kâtibi vardı. İşte bunlardan birisi de Zeyd bin Sâbit'tir (r.a.).

Zeyd bin Sabit, Medineliydi. Babası bir muharebede öldürülmüş, kendisi de yetim kalmıştı. Çok zekiydi. Hicretten önce daha oyun çağında bir çocukken Müslüman olmuştu. On bir yaşında iken on yedi sûreyi rahatlıkla ezbere okuyabiliyordu. Peygamberimiz Medine'ye hicret ettiğinde, yakınları Hz. Zeyd'i yanına götürdüler ve on yedi sûreyi ezbere bildiğini söylediler. Hz. Zeyd, Peygamberimizin isteği üzerine ezberindeki sûreleri okudu. Bu duruma Peygamberimiz çok sevindi ve Zeyd'e iltifatta bulundu.

Zeyd bin Sabit, Müslümanların müşriklerle yapmış oldukları ilk savaş olan Bedir Harbine katılmak istediyse de, yaşı küçük olduğundan, Resulullah tarafından hazırlanan mücâhit ordusuna kabul edilmedi.

Bedir Savaşında Müslümanlar parlak bir zafer kazanmışlardı. Yetmişten fazla müşrik öldürülmüş, bir o kadar da esir düşmüştü. Esirlerden okuma yazma bilenler, Müslümanlardan on kişiye okuma yazma öğretmek şartıyla serbest bırakılacaklardı. Bu esir müşriklerden okuma yazma öğrenenlerden birisi de Zeyd bin Sâbit'ti.

Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit nerede doğmuştur? Zeyd bin Sabit ne zaman doğmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl Müslüman olmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl hicret etmiştir? Zeyd bin Sabit nasıl evlenmiştir? Zeyd bin Sabit’in cesareti, Zeyd bin Sabit’in hayatı, Zeyd bin Sabit’in vefatı.

Hz. Zeyd bin Sabit, okuma yazmayı iyice öğrendikten sonra Resulullaha gelen vahiyleri yazmaya başladı. Vahiy kâtiplerinden olan Ubey bin Ka'b bulunmadığı zaman, Peygamberimiz Zeyd bin Sabit'i çağırtır, vahyi ona yazdırırdı. Bir yanlışlığa veya eksikliğe meydan vermemek için, yazılanları da tekrar okuturdu. Gereken tashihi yaptırırdı. Zeyd bin Sabit, vahiy yazma esnasında şahit olduğu manevî bir hâleti şöyle anlatıyor:

"Resulullaha vahiy geldiği bir gün, yanında oturuyordum. Onu bir ağırlık kapladı. Ağırlık kapladığı zaman, onun dizleri benim dizlerimin üzerindeydi. Allah'a yemin ederim ki, hiçbir şeyi Resulullahın dizinden daha ağır bulmadım. Sonra o hal ondan gitti ve 'Yaz, ey Zeyd' dedi. Ben de bir kürek kemiği aldım. Nisâ Süresinin 95. âyetinin tamamını sonuna kadar yazdım. Amâ bir zât olan lbni Ümmü Mektum, mücahitlerin faziletini bu âyette duyunca kalktı ve 'Yâ Resulullah! Âmâ ve benzeri gibi olanlardan, Allah yolunda cihada gücü yetmeyenlerin durumlar nasıldır?' dedi. Allah'a yemin ederim ki, onun sözü biter bitmez, Resulullahı tekrar bir ağırlık kapladı. Bu defa onun dizlerini ilkinden daha ağır buldum. Sonra o hal ondan gitti, 'Yazdığını oku' buyurdu. Yazdığım kısmı okuyunca 'Özür sahibi olmaksızın' meâlindeki cümleyi okudu, bu kısmı o âyete kattım."

Zeyd bin Sabit, gelen vahiyden başka, hükümdarlara veya bazı kabile reislerine gönderilecek mektupları da yazardı. Anlaşmaları kaleme alırdı. Hattâ Peygamberimizin isteği ve teşviki üzerine İbranice ve Süryaniceyi öğrendi.

İbranice öğrenişini şöyle haber veriyor:

"Resulullah bana, 'Ey Zeyd! Sen Yahudilerin yazısını benim için öğren. Ben vallahi bana ait yazılarda Yahudilere itimat etmiyorum' buyurdu. Ben de iki hafta geçmeden onu öğrendim. Yahudilere bir şey yazılacağı zaman onu ben yazardım."

Hz. Zeyd'in Süryaniceyi öğrendiği de rivayet edilmektedir. Bu hadiseden, İslâmiyet’in yabancı dil öğrenmeye verdiği ehemmiyeti görmekteyiz. Bilindiği gibi, Peygamberimize gelen İbrânice mektupları Yahudi mütercimler tercüme ederdi. Veya Peygamberimiz Yahudilere gönderilecek mektupları da onlara yazdırırdı.

Zeyd bin Sabit, yaşı müsait olmadığı için Bedir Savaşına iştirak edememiş olmasının ıstırabını yaşıyordu. Bir fırsat doğarsa, cihad ordusuna katılmayı candan arzu ediyordu. Nihayet İslâm kahramanlarının şahlandığı Hendek Savaşın da Hz. Zeyd'e bir hizmet düşmüştü. Hendek kazma işini yapamıyordu, ama çıkan toprakları taşımak suretiyle mücahitlere yardımcı oluyordu.

Onun bu gayretini gören Resulullah, "Ne güzel çocuk” buyurarak taltif etti. Hendek kazma işi tamamlandıktan sonra, diğer çocukları ailelerinin yanına gönderen Peygamberimiz, Abdullah bin Ömer ile Zeyd bin Sâbit'i göndermedi. Onların savaşa katılmalarına müsaade etti.

Peygamberimizin bekâ âlemine irtihalinden sonra, bir an önce halife seçiminin bitirilmesi gerekiyordu. Ensar ve Muhacir farklı adaylar gösteriyorlardı. Zeyd bin Sabit o sırada yirmi yaşında, cevval bir insandı. Farklı fikirlerin telif edilmesine yardımcı oldu ve şu şekilde konuşarak makul olanı teklif etti: "Resulullah Muhacirler Dedi. Biz de Resulullahın yardımcılarıydık. Onun yerine seçilecek olanların da yardımcılarıyız."

Çok geçmeden Sahabiler Hz. Ebû Bekir'e biat ettiler. Böylece bu mühim mesele de kolaylıkla halledildi.

Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit nerede doğmuştur? Zeyd bin Sabit ne zaman doğmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl Müslüman olmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl hicret etmiştir? Zeyd bin Sabit nasıl evlenmiştir? Zeyd bin Sabit’in cesareti, Zeyd bin Sabit’in hayatı, Zeyd bin Sabit’in vefatı.

Bir Kur'ân ehli olan Zeyd bin Sabit'in İslâm’a yaptığı en büyük hizmet Kur'ân-ı  Kerim’le alâkalı idi. O, bu hususta mühim bir mesai sarfetmişti. Bilindiği gibi, Peygamberimiz zamanında Kur'ân-Kerim bugünkü şekliyle bir mushaf haline getirilmemişti. Kur'ân'ın mushaf haline getirilmesinde en büyük pay, şüphesiz Zeyd'e âitti.

Peygamberimize gelen vahiyler, vahiy kâtipleri tarafından kâğıt parçalarına, tabaklanmış derilere, yassı beyaz taşlara ve develerin kürek kemiklerinin üzeri ne yazılıyordu. Ancak, âyet ve sûrelerin yazıldığı bu parçalar bir yerde biriktirilmiyordu. Sahabilerden isteyenler, bunları kendilerine alabiliyorlardı. Kur'ân hâfızı olan Sahabiler çok olduğundan ayrıca yazılı olanları bir araya getirmeye ihtiyaç görülmemişti. Peygamberimizin vefatından sonra yapılan Yemame Savaşında çok sayıda hafızın şehit olması üzerine, böyle bir ihtiyaç baş gösterdi.

Bunu ilk defa hisseden Hz. Ömer (r.a.) oldu. Hz. Ömer, zamanla hâfızların daha da azalacağından, âyetlerin yazılı bulunduğu vesikaların kaybolabileceğinden ve bazı âyetlerin unutulabileceğinden endişe etmeye başladı. Bu husustaki düşüncesini Halife Hz. Ebû Bekir'e (r.a.) açtı. Çeşitli yerlerde ve dağınık halde bulunan Kur'ân vesikalarının bir araya getirilip, iki kapak arasında toplanmasını teklif etti. Bu teklif karşısında Hz. Ebû Bekir tereddüt etti. Çünkü, Resulullahın yapmadığı bir vazife teklif ediliyordu. Ancak, daha sonra aklı yattı. İkisi birlikte bu mühim vazifeyi istişare ve müzakere ettiler. Bu işi yapması için Zeyd bin Sâbit'i münasip gördüler.

Hz. Zeyd bin Sâbit, o sıralar yimi yaş civarında bulunuyordu. Böyle mühim bir vazife için onu seçmelerinin birçok sebebi vardı. Her şeyden önce Hz. Zeyd, Resulullahın Medine'deki hayatı boyunca vahiy kâtipliğini yapmıştı. Ashab içerisinde Kur'ân-ı Kerimin tamamını ezberleyenlerden ve onu en iyi okuyanlardan birisiydi. Çok zekiydi. Aynı zamanda, Peygamberimiz irtihal edeceği yıl Kur'ân'ı nasıl Cebrail'e (a.s.) okumuşsa, Hz. Zeyd de yazdığı bütün âyetleri Peygamberimize arz etmişti. Bu itibarla Hz. Zeyd, böyle ulvî bir vazife için "biçilmiş kaftandı." Zaten böyle mühim meselelerde, yaştan ziyade ilim ve liyakat önde geliyordu.

Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer, Kur'ân âyetlerinin bir araya toplatılması vazifesi için, Zeyd bin Sabit üzerinde karar verdikten sonra onu yanlarına çağırdılar. Hz. Zeyd gelince, Hz. Ebû Bekir ona, Hz. Ömer ile aralarında geçen konuşmayı haber verdi ve şöyle devam etti:

"Sen genç ve akıllı birisin. Senin aleyhinde hiçbir şey söyleyemeyiz. Sen Rusulullaha gelen vahyi yazıyordun. Kur'ân-ı Kerim'i inceleyip toplar mısın?" Bu teklif karşısında Hz. Ebû Bekir gibi tereddüt etti, "Resulullahın yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsınız?" dedi. Ancak daha sonra, böyle bir şeyin yapılmasının faydasına o da inandı ve vazifeyi kabul etti Bu vazifenin zorluğuna işaretle Hz. Zeyd şöyle diyor: "Allah'a yemin ederim ki, bana bir dağı taşımayı teklif etselerdi, Kur'ân'ı toplama işinden daha ağır gelmezdi"

Zor da olsa böyle kudsi bir vazifeyi yapmak gerektiğine inanıyordu. Kur'ân'ın yazılı olduğu sahifeleri araştırmaya başladı. Çok ihtiyatlı davranıyordu. Yazılı olarak bulduğu âyetleri hemen kabul etmiyor; bu âyetin, Resulullahın huzurunda yazıldığına dair iki tane de şâhit istiyordu. Ondan sonra kaydediyordu.

Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit nerede doğmuştur? Zeyd bin Sabit ne zaman doğmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl Müslüman olmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl hicret etmiştir? Zeyd bin Sabit nasıl evlenmiştir? Zeyd bin Sabit’in cesareti, Zeyd bin Sabit’in hayatı, Zeyd bin Sabit’in vefatı.

Sahabe-i Kiramın gayreti sonunda Hz. Zeyd bin Sabit, Kur'an'ı toplama işini bir sene gibi kısa bir zamanda tamamladı. Sonra Sahabeler toplandı. Hz. Zeyd topladığı âyetleri onlara okudu. Onlar da tasdik ettiler, hiçbiri itiraz etmedi. İki kapak arasında toplatılan Kur'ân sahifeleri, vefâtına kadar Hz. Ebû Bekir'in, sonra Hz. Ömer'in, daha sonra da Hz. Ömer'in kızı ve Peygamberimizin hanımı Hz. Hafsa'nın yanında kaldı.

Zeyd bin Sabit, Hz. Ebû Bekir'in halifeliği zamanında Kur'an-ı Kerimin toplatılması işini yaptığı gibi, Hz. Ömer'in hilafeti zamanında da, kıraat, yani Kur'ân okuma ilminin öğretilmesi ile meşgul olmuştu. Ayrıca fetvâ işlerini de yürütüyordu. Fetva meselesinde çok sıkı ve hassas davranan Hz. Ömer, Zeyd bin Sabit ile birkaç Sahabînin dışında kalanların fetva vermesini yasaklamıştı.

Hz. Ömer bir yere sefere çıktığında Zeyd bin Sabit'i yerine bırakıyordu, "Halk, başkasında bulamadığını Zeyd'de buluyor" diyerek, onun ilim ve faziletini takdir ediyordu. Ayrıca ferâiz (miras taksimi) hakkında bir suali olanın Hz Zeyd'e gitmesini tavsiye ediyordu.

Zeyd bin Sabit'in Kur'ân'a yapmış olduğu mühim hizmetlerden birisi de, Hz. Osman'ın halifeliği zamanına rastlar. Hz. Ebû Bekir devrinde toplatılan Mushaf, bir adet olduğu için ihtiyaca kafi gelmiyordu. Çünkü gün geçtikçe İslâmî fetihler çoğalıyor, Kur'an-ı Kerimin aydınlattığı çevre her gün biraz daha genişliyordu. Bu itibarla, fethedilen şehirlerdeki Müslümanlar, kendilerine Kur'ân-ı Kerimi ve İslâm hukukunu öğretecek kimselere muhtaçtılar. Böyle bir ihtiyaçtan dolayı güzel Kur'ân okuyan Sahabîler çeşitli şehirlere dağıldılar. Meselâ, Abdullah bin Mes'ud (r.a.) Kûfe'ye, Ubey bin Ka'b (r.a.) Şam'a gitmişti. Bu Sahabiler arasında Kur'ân'ın okunuşunda bazı kıraat farklılıkları vardı. Ermenistan'ın fethinde Iraklılar ve Şamlılar beraber bulunmuşlardı.

Şamlılar Ubey bin Ka'b kıraatıyla -Iraklılar bu kıraatı duymamışlardı- Iraklılar da Abdullah bin Mes'ud'un kıraati ile okuyorlardı. Şamlılar da, bu kıraatı duymamışlardı. Bunların müracaat edebilecekleri bir kaynak olmadığından, aralarındaki ihtilaf büyüyebilir ve anlaşmazlığa sebep olabilirdi. Ermenistan fethinde hazır bulunan Huzeyfe bin el-Yemani (r.a.) bu ihtilaflara şahit olmuştu.

Medine'ye gelir gelmez durumu Halife Hz. Osman'a (r.a.) haber verdi. Bunun üzerine, meseleye bir çare getirmek için, Hz. Osman Ashabın büyüklerini meşveret etmek üzere toplantıya çağırdı. Onlarla istişare etti. Neticede mevcut olan nüshadan birkaç tane çoğaltılarak bu şehirlere gönderilmesine karar verdiler. Bunun için, içlerinde Hz. Zeyd bin Sâbit'in de bulunduğu dört kişilik bir heyeti vazifelendirdiler. Bu heyet, tek nüsha olan Mushafı yedi adet olarak-bir rivayette dört-çoğalttılar. Bu nüshalar başta Basra ve Şam olmak üzere çeşitli şehirlere gönderildi. Böylece kıraat hususunda çıkan ihtilaflar önlenmiş oldu. Şüphesiz, bu hizmette en büyük pay Zeyd bin Sabit'e aitti.

Zeyd bin Sabit, Hz. Ömer devrinde olduğu gibi, Hz. Osman ve Hz. Ali zamanında ve Hz. Muâviye'nin hilafetinin ilk beş yılında müftülük hizmetlerine devam etti. Hz. Ömer gibi bunlar da fikhî meselelerde hiç kimseyi Hz. Zeyd'e tercih etmediler.

Hz. Zeyd'in fıkıh usulü ve içtihadı kendi devrinde kabule mazhar oldu. Öyle ki, Sahabiden ve yedi fıkıh âliminden birisi olan Said bin Müseyyeb (r.a.) başkalarından duyduklarını Zeyd bin Sâbit'e sormadan kabul etmiyordu.

Böylece Kur'ân ve fıkıh ilimlerine çok büyük hizmette bulunan Zeyd bin Sabit, hadis ilminde de üstün hizmetler gördü. Rivayet ettiği hadisleri doğrudan doğruya Resulullahtan işitmiş, ayrıca Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'dan da hadis öğrenmişti. Hz. Zeyd, 92 hadis rivayet etti. Bunlardan biri şu meâldedir:

"Size iki şey bırakıyorum: Birincisi Allah'ın Kitabıdır ki, gök ile yer arasında bir ip mesabesindedir. İkincisi ise Âl-i Beytimdir ki, Havz-ı Kevser bana verilinceye kadar onlar benden ayırılamazlar.”

Zeyd bin Sabit kimdir? Zeyd bin Sabit nerede doğmuştur? Zeyd bin Sabit ne zaman doğmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl Müslüman olmuştur? Zeyd bin Sabit nasıl hicret etmiştir? Zeyd bin Sabit nasıl evlenmiştir? Zeyd bin Sabit’in cesareti, Zeyd bin Sabit’in hayatı, Zeyd bin Sabit’in vefatı.

Hz. Zeyd, sadece ilimde şöhret kazanmakla kalmamış, güzel ahlâkın da timsâli olmuştu. Aynı zamanda, Resulullaha olan sevgisiyle de tanınmıştı. Resulullaha muhabbeti o derece fazlaydı ki, her gün sabah namazında onun yanına gider, onun hizmetinde hazır bulunurdu. Zeyd bin Sabit, iyiliği tavsiye, kötülükten uzaklaştırma hususunda vâliler de dahil hiç kimseden çekinmemiş; hak ve hakikati söylemekten geri durmamıştı. Medine vâlisi Mervan dâima onun ilim ve fazlından istifade için yanına çağırtır, kendi makamına onu oturturdu. Bir gün yine yanına davet etmişti. Bir müddet sohbetten sonra çıktığında halk yanına geldi, merakla vâlinin kendisini niçin çağırdığını sordular. Hz. Zeyd, "Resulullahtan duyduğumuz bazı şeyleri sordu" dedikten sonra sözlerine şöyle devam etti:

"Resulullah şöyle buyurdu: 'Bizden bir hadis duyarak bunu hâfızasında tutan ve başkasına duyuran kimsenin Cenâb-ı Hak yüzünü nurlandırsın. Çünkü bazen fakih olmadıkları halde fıkhı taşıyan kimseler vardır. Çok kimseler fıkhı kendilerinden daha fakih kimselere ulaştırırlar. Üç sıfat vardır ki, her Müslüman onları yerine getirmekle mükelleftir. Bunlar: (1) ihlâs ve Allah rızasından ayrılmamak, (2) âmir durumunda olanlara nasihat etmek, (3) bir de cemaat ruhunu muhafaza etmektir."

Zeyd bin Sabit, Kur'an'ı en güzel okuyan Sahabi olduğu ittifakla kabul edildiği halde, tevazuunu ve ilme olan arzusunu şöyle ifade ederdi:

"Kur'an'ı benden daha güzel okuyanı bilsem, devemin ulaştığı yere kadar ona giderim."

Bütün hayatı İslâm’a hizmetle geçen Zeyd bin Sâbit, Hicrî 45 yılında beka âlemine irtihal etti. Vefatı İslâm âleminde teessürle karşılandı. Bütün Müslümanlar bu büyük âlimin ölümünden mahzun oldu. İbni Ömer, "Bugün insanların en âlimi öldü" derken; İbni Abbas da birçok âlimin ilmiyle toprağa gömüldüğünü söylüyor ve Hz. Zeyd'in kabrine işaretle, "işte ilmin gömülmesi böyledir" diyordu.

Allah ondan râzı olsun.

Yorumlar (0)
17
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteği nasıl boluyorsunuz?
Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği desteği nasıl boluyorsunuz?
Namaz Vakti 22 Ekim 2020
İmsak 05:52
Güneş 07:16
Öğle 12:54
İkindi 15:51
Akşam 18:21
Yatsı 19:40
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Karagümrük 5 8
4. Antalyaspor 5 8
5. Erzurumspor 4 7
6. Galatasaray 5 7
7. Sivasspor 4 7
8. Kasımpaşa 5 7
9. Hatayspor 4 7
10. Göztepe 5 6
11. Konyaspor 4 6
12. Kayserispor 5 6
13. Çaykur Rizespor 5 5
14. Trabzonspor 5 5
15. Malatyaspor 5 5
16. Denizlispor 5 5
17. Gaziantep FK 5 4
18. Beşiktaş 4 4
19. Gençlerbirliği 4 4
20. Başakşehir 5 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. İstanbulspor 5 12
2. Tuzlaspor 5 11
3. Altay 5 10
4. Ankara Keçiörengücü 5 10
5. Adanaspor 5 9
6. Altınordu 5 9
7. Adana Demirspor 5 8
8. Samsunspor 5 8
9. Giresunspor 5 8
10. Bursaspor 5 7
11. Balıkesirspor 5 6
12. Akhisar Bld.Spor 5 5
13. Bandırmaspor 5 5
14. Ümraniye 5 4
15. Ankaraspor 5 4
16. Eskişehirspor 5 3
17. Menemen Belediyespor 5 2
18. Boluspor 5 1
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Aston Villa 4 12
3. Liverpool 5 10
4. Leicester City 5 9
5. Arsenal 5 9
6. Wolverhampton 5 9
7. Tottenham 5 8
8. Chelsea 5 8
9. West Ham 5 7
10. Leeds United 5 7
11. Man City 4 7
12. Southampton 5 7
13. Newcastle 5 7
14. Crystal Palace 5 7
15. M. United 4 6
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 5 1
20. Fulham 5 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 6 11
2. Villarreal 6 11
3. Real Madrid 5 10
4. Getafe 5 10
5. Cádiz 6 10
6. Granada 5 10
7. Real Betis 6 9
8. Atletico Madrid 4 8
9. Barcelona 4 7
10. Sevilla 4 7
11. Osasuna 5 7
12. Elche 4 7
13. Valencia 6 7
14. Athletic Bilbao 5 6
15. Eibar 6 5
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3