24.06.2019, 16:00

Milli Eğitim Bakanlığı: Bürokratik Bir Yapı: " Fetö ile Mücadele Yoktur! "

29.09.2016

T.C BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI’NA

Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliğine sunduğum 12.10.2012 tarihli dilekçemde “ Edirne Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nde yolsuzluklara karışmış bürokratik bir yapı söz konusudur ve sıradan bir devlet memuru olarak bu süreç içinde yetkili makamlara yazdığım şikayet dilekçelerimden dolayı bu bürokratlar görevlerini kötüye kullanarak şahsımı mağdur etmişlerdir. Mesleki motivasyonumu zedelemişlerdir. Hakkımda açılan bu dava, öncelikle psikolojik olarak yıpratıp ve Edirne’den sürgün ederek “ sorun çıkartan sorunlu adam “ olan benim varlığımdan kurtularak şahsi çıkarlarını rahat bir şekilde devam ettirebilmek içindir. Bundan dolayı devlet imkanlarını kendi şahsi çıkarları için kullanan bürokrat yöneticilerin hedefi haline geldim.” ifadelerini kullandım.

08.12.2014 tarihli dilekçemde İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yazdığım dilekçelerimin Taksim Gezi Olayları ve Paralel Bürokratik Yapı açısından değerlendirilmesine yönelik talebim; Edirne Valiliği tarafından “ dosyanın işlemden kaldırılması “ kararı ile neticelendirilmiştir. 15 Temmuz Darbe Girişimi ve Paralel Devlet Yapılanması açısından tüm dilekçelerimin İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerince incelenmesini; daha önceki başvurularımda olduğu gibi Edirne Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından incelenmesi durumunda başvurumun yok hükmünde sayılmasını talep ediyorum.

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Hüseyin KAÇIN

03.10.2011

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA

ANKARA

M.E.B Teftiş Kurulu Başkanlığına 02.06.2011 tarihli gönderdiğim şikayet dilekçesi ve eklerinin, gereği yapılmak üzere ve tarafıma bilgi verilmek üzere Personel Genel Müdürlüğü’ne gönderildiğine dair yazı ile 23.06.2011 tarihinde tarafıma bildirilmiştir. Dilekçemde

ifade ettiğim konular doğrultusunda yetersiz ve haksız olduğunu düşündüğüm soruşturma sürecinde Edirne Fen Lisesi’ndeki öğretmenliğime son verilerek Edirne Endüstri Meslek Lisesine kadrolu olarak atamam yapılmıştır. Fen Lisesi- sınavla kazanılmış hakkım olan

Anadolu Lisesi öğretmenlik kadrom iptal edilerek Endüstri Meslek Lisesi öğretmeni yapılarak kadrom gasp edilerek cezalandırılmış oldum. Edirne Milli Eğitim Müdürü Ş ve Milli Eğitim Müdür Yardımıcısı H’ın görevlerinin gerektirdiği

sorumluluklarını yerine getirmediklerine yönelik haklarında şikayetimi bildiririm. Edirne Milli Eğitim bünyesindeki sınavla öğrenci alan okullarda ideolojik örgütlenmeler görmezden gelinmektedir. LYS Şifre eylemlerini örgütleyen ve okullarda bülten dağıtan

öğrenciler hakkında gerekli cezalandırıcı işlemler yapılmamıştır. Okullarda dağıtılan eğitim sistemini eleştiren bültenler ve eylemlere çağrı broşürleri “demokratik hak “ olarak değerlendirilmiştir. Eğitim Sen ve Eğitim İş Sendikası üyesi olan yönetici ve

öğretmenler kantin boykotları yada şifre eylemlerine öğrencileri yönlendirmektedirler. Öğretmenlerin yazdıkları metinler öğrenciler tarafından okullarda dağıtılmaktadır. Sınıflarda öğretmenlerin bir kısmı “ şifre konusunu açarak İmam-Hatip Liselerinde artan

başarıyı buraya bağlayarak” siyasi düşüncelerini öğrencilere yansıtmaktadırlar. Kutlu Doğum Haftası çalışmaları okullarda engellenmektedir. Edirne Fen Lisesinde Okul Panosunda T.C Başbaka’nın TÜBİTAK ödül töreninde öğrencilerle çekilmiş olduğu fotoğrafta siyah

kalemle önce karalama yapılmış ve daha sonra fotoğraf panodan kaldırılmıştır. Bu konularda hiçbir disiplin incelemesi yapılmamıştır. Ayrıca okul içinde ailesinden ve herkesten gizli eşcinsel yaşamı olan bir öğrenci “ şahsımla internet ortamında iletişim” kurarak

sorununu paylaşmış oldu. Okul açıldığında bu sorununa odaklanmak ve çözmek için anlaşmış olduk. Gelişen olaylar sonucunda okuldan ayrılmış olmanın sonucunda bu öğrenciye karşı vicdani sorumluluğumu yerine getirme imkanım kalmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı

bünyesinde ideolojik örgütlerin liseler düzeyinde yapılanmaları ve ayrıca lise çağında “cinsel kimlik bunalımı” sonucunda eşcinsel yönelimlerin (ilişkilerin) artışta olduğunu tespit etmiş bulunmaktayım. Öğretmen olmanın ötesinde Türk vatandaşı olmanın sorumluluğu

ile bu iki konu üzerinde yetkili makamların gerekli hassasiyeti göstereceğini umuyorum Bu hususta;

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Hüseyin KAÇIN

26.10.2011

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA

ANKARA

20/10/2010 tarihinde Edirne’de teröre lanet mitinginde saat 13:00 - 14:00 saatleri arasında yerel halkın katılımının

dışında Türkiye Gençlik Birliği üyeleri adı altında 20-40 kişilik lise öğrencisi de katılmışlardır. ( 80.Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi- Edirne Lisesi – Yıldırım Anadolu Lisesi ) Eylem sonunda 'Kahrolsun pkk, işbirlikçi akp', 'Ne abd ne ab tam bağımsız Türkiye'.

'Hainler pusuda, komutanlar zindanda' . ‘PKK mecliste komutanlar hapiste’ sloganları başlarında üniversite öğrencilerinin yönlendirmesi ile lise öğrencilerince dakikalarca söylenmiştir. 18 yaşını doldurmamış lise öğrencileri siyasi partilerin kıskacındadır.

Bu olayın gerçekliği o saatteki okul devamsızlık kayıtlarından takip edilebilir. Türkiye Gençlik Birliği 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi- Edirne Lisesi – Yıldırım Anadolu Lisesi’nde; Öğrenci İmecesi Derneği ise Edirne Fen Lisesi – Edirne Lisesi – Edirne

Anadolu Öğretmen Lisesinde örgütlenmektedir. 03/10/2011 ve 11/10/2011 tarihli dilekçelerimde belirtiğim gibi Edirne’de ortaöğretim kurumlarında ideolojik yapılanmaların mevcut olduğu bu ve ileride buna benzer olacak olaylarda ortaya çıkacaktır. Bu olaylar

sonucunda Edirne’de ilköğretim kurumlarının SBS sınavlarında gösterdiği üstün başarı ortaöğretim kurumlarının LGS-LYS sınavlarında aynı başarıyı gösterememesine sebep olmaktadır. Ortaöğretim kurumlarında düzenlenen törenlerde zaman zaman hükümeti eleştiren

ifadeler kullanılmaktadır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün konuya duyarsızlığı bu olayların artmasına sebep olmaktadır. Bu gibi olayları ortaya çıkardığım için şahsım bir günah keçisi konumuna getirilerek “ asılsız dilekçelerle asılsız tutanaklarla “sorunlu

adam imajı yaratılarak cezalandırılmam hedeflenmektedir. Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesinden ayrılmamdan sonrada “ küfürler ederek öğretmene saldırdığıma yönelik tutanaklar “ tutulmuştur. Dilekçelerimde belirttiğim hususların Edirne Teftiş Kurulu müfettişlerince

soruşturulması durumunda sadece şahsım suçlu çıkartılacak ve yine cezalandırılmış olacağım. Edirne İlinde mezhep ve ideolojik yapılanmaların öğretmenler ve idareciler boyutunda olması nedeniyle dilekçelerimdeki iddialarımın ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce

hakkımda açılacak olan tüm soruşturmaların Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerince tarafsızlık ilkesi gereğince yürütülmesini talep etmekteyim. Bu hususta; Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Hüseyin KAÇIN

11.10.2011

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA

ANKARA

Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi Rehber Öğretmeni iken Okul Müdürü B tarafından “ kantin boykotu ve şifre eylemleri “ konulu bültenlerin

okul içinde dağıtılması olayını araştırmakla görevlendirildim. Okul Disiplin Kurulu olayı ceza gerektiren bir eylem kapsamında değerlendirmedi. Olayda adı gecen öğrencilerin velilerinin şahsım hakkındaki asılsız ve mesnetsiz şikayetleri sonucunda “ 5442 S.

Kanun 8/c maddesi “ kapsamında sınavla kazanılmış hakkım olan kadrom iptal edilerek Edirne Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine atandım. Bu idari işlemin haksız bir uygulama olduğunu düşünmekteyim. 1702 Sayılı Kanunun 20/1 maddesi gereğince TEVBİH; 657 sayılı

DMK’nun 125/B maddesi uyarınca KINAMA cezasının bir alt cezası olan 657 sayılı DMK’na göre UYARMA cezası ile cezalandırıldım. Olayı soruşturan müfettişlerin soruşturma sürecinde belge ve bilgi edindiğim öğren-cileri azarlamaları, olayda sürekli olarak “demokratik

hak bu, ne var ki bunda “ vurgusu yapmaları, soruşturma sürecinde mezhepleri ve ideolojileri ile soruşturmayı yönlendirdiklerini düşündürmektedir. Edirne Milli Eğitim bünyesinde ortaöğretim kurumlarında öğrencileri ideolojik olarak yapılandırma çalışmaları

olduğu düşüncesindeyim. Yaşanan bu olaylarda görevimi yapmaktan öte bir eylemim olmamıştır. Bu şartlar içinde Edirne Milli Eğitim Müdürü Şve Milli Eğitim Müdür Yardımcısı H hakkında şikayetimi bildiririm. Şahsıma verilen cezaların

yeniden değerlendirilmesi hususunda; Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Hüseyin KAÇIN

02/06/2011

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI’NA

ANKARA

Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi Müdürü Besat Şahin tarafından 07.03.2011 tarihinde 12. sınıf öğrencisi B’nin “Yankı” Liselinin Sesi adlı bültenin idareden izin almadan dağıtılması ilgili görevlendirildim. Yaptığım araştırmalar sonucunda, ideolojik

konular içeren Mızıkçı dergisi ve Yankı bültenin okul içinde dağıtıldığını tespit ederek konuyu Okulu Disiplin Kurulu’na sevk ettim. Dilekçelerde adı anılan öğrencilerin velileri tarafından tehdit ve baskı gördüm. Okulu Disiplin Kurulu olaya taraflı bakarak

eksik soruşturma yapmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne verdiğim dilekçe nedeniyle İl Milli Eğitim Müdürü, şahsımı ve Okul Müdürü’nü makamı çağırdı. Öğrenci velilerinin hakkımda şikayetleri olduğu konunun üstüne çok gitmemem gerektiği konusunda uyarıldım.

Okul Müdürü bu süreçte adı anılan öğrencilerin “ ÖSYM Şifre Eylemi “ protestolarında etkin bir şekilde örgütlenmelerinden, katılımlarından hareketle Edirne Emniyet Müdürlüğü Narkotik ve Terörle Mücadele Birimlerinin öğrencilere sunumda bulunmalarını talep etmiştir.

İdeolojik örgütlerin liselerde yapılanmaları kapsamında oluşan bu olaylar Okul Disiplin Kurulu ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencileri koruyucu şekilde ve şahsımı suçlayıcı bir şekilde değerlendirilmektedir. Konunun Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişleri

tarafından teftiş edilerek incelenmesi hususunda;

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Hüseyin KAÇIN

EDİRNE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

E.2011/1510

DAVACI: HÜSEYİN KAÇIN

DAVALI: EDİRNE VALİLİĞİ

KONU: EK BEYAN DİLEKÇESİ SUNULMASIDIR.

AÇIKLAMALAR: Hakkımda tesis edilen işlemin dayanağı olan müfettiş raporlarının taraflı , yanlı ve hukuka aykırı düzenlendiğine dair yapmış olduğum 11.10.2011 tarih ve 820911 numaralı BİMER şikayetim sonucunda Mili Eğitim Bakanlığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda; Edirne Milli Eğitim Müdürü Ş, Mdr Yrdm. H. ve müfettişler İ. ve F. hakkında düzenlemiş oldukları bu mesnetsiz raporlardan dolayı haklarında disiplin yönünden ceza verilmesi teklif edilmiştir.

07.03.2011 tarih 228 sayılı yazı ile Okul Müdürü B tarafından okul içinde yasa dışı bülten dağıtılmasını araştırılmakla görevlendirildim. Görevim gereği yaptığım işi; ideolojik bağnazlıklarından kurtulamamış Eğitim-Sen ve Eğitim İş üyesi öğretmenlerin

hakkımdaki linç kampanyalarıyla sanki öğrencileri disiplin kuruluna dilekçe ile şikayet etmişim gibi göstermeleri sonucunda, disiplin kuruluna (sadece) sevk ettiğim öğrenci velilerinin asılsız şikayetlerini, Milli Eğitim Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın da hep

aynı mezhep ve ideolojik görüş sahibi müfettişler incelemişlerdir. Haksız yere sürgünlere ve cezalara maruz kaldım.

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in görevlendirdiği Baş Denetçi Ali Yücedağ ve Denetçi Yrd. Coşkun Davut Şenel’in bu konudaki soruşturma dosyası detaylı olarak incelendiği takdirde; Edirne Vali’liği, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın bütün

bu süreçte hakkımda önyargılı davrandıkları anlaşılacaktır. Şöyle ki;

1. Eğitim Müfettişleri Başkanlığı’nın 25.07.2011 tarih ve 17 sayılı F ve İ’in soruşturma raporunda hakkımda verilen dilekçelerin hepsinden şahsıma ceza verilirken; Valilik Makamının 21/06/2011 tarih ve 663.07/(1449)-14494 sayılı olurlarında

yer alan dilekçelerimde belirttiğim hususların “ işlem tayinine gerek olmadığı “ belirtilmektedir fakat açıklayıcı bir bilgi yer almamaktadır. Soruşturmayı yapan müfettişler tanık gösterdiğim öğrencilerden T, Ö ve A’a

psikolojik baskı ve haksız eleştirilerde bulunarak soruşturma konusu olan olay hakkında şahsi görüşlerini “ bu demokratik hak ” diye yansıttıkları tanıklarca tarafıma iletilmiştir. Öğrenciler T ve Ö ile Öğretmen S ve F’nin ifadeleri alınmasına rağmen mahkemenize sunulan savunmada bu kişilerin ifadeleri yer almamaktadır. Bu kişilerin ifadeleri neden işleme konmamıştır? Eğitim Sen ve Eğitim İş üyesi öğretmenlerin ve ideolojik yapılanmalar içindeki öğrencilerin asılsız

söylemleri şahsımı mesleki olarak linç etmek amaçlı işlem yapılmıştır.

2. Eğitim Denetmenleri Başkanlığı 30.11.2011 tarih ve 96 sayılı Ş ve F’ün araştırma raporunda İl Milli Eğitim Müdürü Şve Müdür Yrd. H hakkında ileri sürdüğüm iddialar doğru bulunmamıştır. Oysaki Milli Eğitim

Bakanlığı Müfettişlerince yukarda andığım belgede Eğitim Müdürü Ş. , Mdr Yrd. H. hakkında disiplin yönünden ceza verilmesi teklif edilmiştir. Ayrıca bu süreçte dilekçelerim sonucunda İl Milli Eğitim Müdürü Ş’nin görev yeri değiştirilmiştir.

3. Eğitim Denetmenleri Başkanlığı 10.11.2011 tarih ve 30 sayılı Ş’nın soruşturma raporunda O ve N’nın asılsız tutanak ve şikayetleri sonucunda “tevbih” cezası verilmiştir. Öğretmen S, R, F ve

Fifadeleri alınmasına rağmen mahkemenize sunulan savunmada bu kişilerin ifadeleri yer almamaktadır. Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/135 değişik iş no kararı ile N hakkında kamu davası açılmasına karar verilmiştir. Nhakkında

şahsıma hakaret ettiğine dair Edirne 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde 2012/163 dosya no ile duruşmalara devam edilmektedir.

4. Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’ne 30.09.2011 ve 12.10.2011 tarihli dilekçelerimde öğretmenler S, N, G ve memur C hakkında şikayetlerimle ilgili olarak 28.02.2012 tarih ve 362-4315 sayılı yazıda müfettişler C

ve S işlem tayinine gerek olmadığına karar vermişlerdir. Aynı müfettişler S olayı ile ilgili olarak hakkımda ceza vermişlerdir. Edirne Milli Eğitim Teftiş Kurulu’nun tarafsız olmayan müfettişleri yerine, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerine

ifade ve savunma vermek istediğimi belirtmeme rağmen bu konuda ısrarla hakkımda işlem yapılmıştır. Bu konuda Bakanlık Müfettişlerince soruşturulma talebim Edirne Valili’ğince engellenmiştir.

5. Edirne Mili Eğitim Müdürlüğü 24.05.2012 tarih ve 931-11029 sayılı yazısında İçişleri Bakanlığı’na gönderdiğim dilekçelerle ilgili olarak ayrıca bir işlem yapılmasına gerek duyulmadığını tarafıma bildirmiştir. Oysa ki İçişleri Bakanlığı’na yazdığım 13.10.2011

ve 08.03.2012 tarihli dilekçelerimde Edirne Valili’ğini şikayetim söz konusudur. Milli Eğitim Bakanlığı’na yazdığım 13.10.2011 ve 26.10.2011 tarihli dilekçelerimde Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’nü şikayetim söz konusudur.

6. Türkiye Gençlik Birliği siyasi ve ideolojik olarak; 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi- Edirne Lisesi – Yıldırım Anadolu Lisesi’nde; Öğrenci İmecesi Derneği ise Edirne Fen Lisesi – Edirne Lisesi – Edirne Anadolu Öğretmen Lisesinde örgütlenmektedir. Dilekçelerimde

bu konuda yeterli belge bulunmaktadır. Edirne Valiliği ve Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’nde ve okullarda yönetici ve öğretmenler düzeyinde ideolojik yapılanmalar söz konusudur. Eğitim Sen ve Eğitim İş üyesi öğretmenlerin asılsız iftiraları ile mesleki linçe

maruz kaldım. Edirne Milli Eğitim müfettişlerince soruşturma ve araştırma raporlarında lehime olabilecek belgeler ve ifadeler saklanmıştır. Edirne Valili’ğince Mahkemenize sunulan savunma yazıları bu anlamda yetersizdir. Bütün soruşturma dosyalarındaki tüm

belge ve evrakların asılları esas alınmalıdır.

7. Oda Tv haber sitesinde köşe yazarı Mümtaz İdil köşe yazısında “Edirne Olay ve Edirne Kent Haber gazetelerinin verdiği habere göre, Edirne polisi MEB Rehberlik ve Araştırma Merkezi ve dört özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine eş zamanlı operasyonlar yaparak

bu merkezlerdeki dokümanlara el koydu. Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü'ndeki bazı memurların ifadelerine başvuruldu. Rehabilitasyon Araştırma Merkezi'nde (RAM) eğitim gören öğrencilere kötü muamele yapıldığı iddiası vardı. Ama işin daha vahim tarafı, merkeze

hiç gelmediği halde kayıtlı öğrenciler bulunduğu ve bunlar için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ödenek alındığı iddiasıydı. Gazetenin iddiası, Rehabilitasyon Merkezi'ndeki rehber öğretmen C.D. ile Özel Eğitim Öğretmenleri A.T ve H.S. tarafından düzenlenen raporların

usulsüz ve bir kuruma menfaat sağlayıcı olduğuydu. Konuyla ilgili olarak Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın geniş kapsamlı soruşturma yaptığı öğrenildi. “ konulu haber yapmıştır. Edirne Rehberlik Araştırma Merkezi’de görevli rehber öğretmen Abdullah Şerefli

ile samimiyetimizden hareketle bu haberi benim yaptırdığım düşünüldüğü için şahsım en son olarak Edirne’den İstanbul’ Esenler’e sürülmüştür.

http://www.odatv.com/n.php?n=engelli-ogrenciler-de-istismar-ediliyor-0705121200

Bu hususları bilgilerinize sunar. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

05/07/2012

Davacı

Hüseyin KAÇIN

EDİRNE AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO : Edirne 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/341 E.,2012/ 521 K.

İTİRAZ EDEN : HÜSEYİN KAÇIN

TALEP KONUSU : Edirne 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyasında tarihinde verilen kararının bozulması taleplerimizi içerir.

AÇIKLAMALAR:

Sanık olarak yargılandığım kamu davasında Edirne 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen esas ve karar numarası ile verilen kararda 5237 sayılı TCK’nın 151.maddesi gereğince mahkum edildim. Bu karara karşı süre tutum dilekçesi vermeme rağmen dosya doğrudan

Mahkemenize gönderilmiş olduğundan gerekçeli temyiz dilekçemi şimdi sunabiliyorum. Mahkemenin mahkumiyet kararı yanlış ve hukuka aykırıdır. Şöyle ki;

Her şeyden önce mahkemeye sunduğum delillerin değerlendirilmemesi tanıklarımın dinlenmemesi hukuka aykırıdır. Yazılı dilekçemde de belirttiğim gibi söz konusu olay bana karşı haksız bir şekilde yapılan disiplin soruşturmalarının etkisiyle üzerime gelen idarecilere

olan tepkim ve ayrıca halen Fen Lisesinde okumaya devam eden bir öğrenci mailleşme yoluyla 45 ve 35 yaşındaki erkeklerle cinsel ilişkiler kurduğunu şahsıma itiraf etmesinden hareketle okul açıldığında onun sorunu ile ilgilenmeyi düşünürken okuldan ayrılmak

zorunda kalmanın gerginliği ile elimdeki bardağı kırdım. Ondan sonra tamamen elime batan cam kırıklarının acısı ile kapı çıkışında elimi savurunca kaza sonucunda cam kırılması olayı olmuştur. Edirne Valiliği ve Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü bu konulardaki

dilekçe başvurularıma gerekli özeni gösterilmemiştir. Aksine şahsımı sorun çıkartan sorunlu adam olarak algılayarak her açıdan ceza almam sağlanmıştır. Bu uzun süreçte iftiralara uğramam, yalnız bırakılmam ve “eşcinsel ilişkileri olan öğrenciye yardım etmemin

engellenmesi “ sonucunda girdiğim stress sonucunda kırdığım çay bardağının ve elime batan cam kırıklarının verdiği acıyla savurduğum elimin panoya çarpması sonucunda kırılan camın hesabını soran Edirne Vali’liği ve Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri

reşit olmamış öğrencilerin ruh sağlığını ve namusunu koruma iradesini neden göstermemişlerdir? Haksız tahrik yönünden bu durumun değerlendirilmemesi hukuka aykırıdır.

Oda Tv haber sitesinde köşe yazarı Mümtaz İdil köşe yazısında “Edirne Olay ve Edirne Kent Haber gazetelerinin verdiği habere göre, Edirne polisi MEB Rehberlik ve Araştırma Merkezi ve dört özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine eş zamanlı operasyonlar yaparak

bu merkezlerdeki dokümanlara el koydu. Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü'ndeki bazı memurların ifadelerine başvuruldu. Rehabilitasyon Araştırma Merkezi'nde (RAM) eğitim gören öğrencilere kötü muamele yapıldığı iddiası vardı. Ama işin daha vahim tarafı, merkeze

hiç gelmediği halde kayıtlı öğrenciler bulunduğu ve bunlar için Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ödenek alındığı iddiasıydı. Gazetenin iddiası, Rehabilitasyon Merkezi'ndeki rehber öğretmen C.D. ile Özel Eğitim Öğretmenleri A.T ve H.S. tarafından düzenlenen raporların

usulsüz ve bir kuruma menfaat sağlayıcı olduğuydu. Konuyla ilgili olarak Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın geniş kapsamlı soruşturma yaptığı öğrenildi. “ konulu haber yapmıştır. Edirne Rehberlik Araştırma Merkezi’de görevli rehber öğretmen A. Ş.

ile samimiyetimizden hareketle bu haberi benim yaptırdığım düşünüldüğü için şahsım en son olarak Edirne’den İstanbul Esenler’e sürülmüştür. Cam kırılması olayı ile ilgi olarak idari açıdan para cezası ödemekle cezalandırılmış olmama rağmen “yolsuzluk içindeki

bürokratların” şahsımdan intikam almak adına hakkımda bu suç duyurusunda bulunmuşlardır.

http://www.odatv.com/n.php?n=engelli-ogrenciler-de-istismar-ediliyor-0705121200

Hakkımda tesis edilen işlemin dayanağı olan müfettiş raporlarının taraflı , yanlı ve hukuka aykırı düzenlendiğine dair yapmış olduğum 11.10.2011 tarih ve 820911 numaralı BİMER şikayetim sonucunda Mili Eğitim Bakanlığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda; Edirne

Milli Eğitim Müdürü Ş, Mdr Yrdm. H ve müfettişler İ ve F hakkında düzenlemiş oldukları bu mesnetsiz raporlardan dolayı haklarında disiplin yönünden ceza verilmesi teklif edilmiştir. Milli Eğitim Bakanı Ömer

Dinçer’in görevlendirdiği Baş Denetçi Ali Yücedağ ve Denetçi Yrd. Coşkun Davut Şenel’in bu konudaki soruşturma dosyası detaylı olarak incelendiği takdirde; Edirne Vali’liği, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın bütün bu süreçte hakkımda önyargılı

davrandıkları ve mağdur edildiğim anlaşılacaktır.

Bununla birlikte İçişleri Bakanlığı’na görev yeri değiştirilen eski Edirne Valisi G ve yardımcılarını şikayet etmem tepki çekmiştir. Edirne Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nde yolsuzluklara karışmış bürokratik bir yapı söz konusudur ve sıradan

bir devlet memuru olarak bu süreç içinde yetkili makamlara yazdığım şikayet dilekçelerimden dolayı bu bürokratlar görevlerini kötüye kullanarak şahsımı mağdur etmişlerdir. Mesleki motivasyonumu zedelemişlerdir. Hakkımda açılan bu dava, öncelikle psikolojik

olarak yıpratıp ve Edirne’den sürgün ederek “ sorun çıkartan sorunlu adam “ olan benim varlığımdan kurtularak şahsi çıkarlarını rahat bir şekilde devam ettirebilmek içindir. Bundan dolayı devlet imkanlarını kendi şahsi çıkarları için kullanan bürokrat yöneticilerin

hedefi haline geldim. Mahkemece bu durumlar dikkate alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz olunan ve tarafınızca da belirlenecek nedenlerle hakkında Edirne 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/341 E.,2012/ 521 K. ve 12.10.2012 T.sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi saygılarımızla talep olunur. 19.11.2012.

Hüseyin KAÇIN

KIRKLARELİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NE

Gönderilmek Üzere

EDİRNE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

DOSYA NO :2012/65 Soruşturma.

İTİRAZDA BULUNAN :Hüseyin KAÇIN

KONU : Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/65 Soruşturma ve

09.01.2012 tarih sayılı kararına itiraz talebini içerir.

İTİRAZ NEDENLERİ

Şüpheliler hakkında hakaret suçundan dolayı yapmış olduğum şikayet neticesinde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/65 Soruşturma ve 09.01.2012 tarih sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Başsavcılık gerekçesinde şüpheliler hakkında yapmış olduğum şikayetin soyut nitelikte olduğu ve başkaca delil olmadığı belirtmiştir. 10.11.2011 tarihli Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunulan soruşturma raporunda ifade edilen O ve N’nın hakkımdaki

asılsız iddiaları; 25.07.2011 tarihinde Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunulan soruşturma raporunda okulda ideolojik bülten dağıtan öğrencileri velilerinin hakkımdaki asılsız iddiaları ile örtüşmektedir. 2010-2011 eğitim-öğretim yılı sene sonu öğretmenler

kurul toplantı tutanağı incelendiğinde O’ın kendi öğrencilerine özel ders vermesini gündeme getirdiğim için; N'da ideolojik görüşlerinden hareketle birlikte hareket ederek görevimi yapmadığımı iddia etmişlerdir. Soruşturma raporunda da belirtildiği

gibi görevimi eksiksiz yerine getirdim. O özel ders konusunu gündeme getirdiğim için, N ise ideolojik görüşlerinden hareketle okuldan gönderilmem adına bu şikayetleri yapmışlardır. Milli Eğitim Bakanlığı’na “Edirne İli ortaöğretim kurumlarında

ideolojik örgütlenmelerin öğrenci ve öğretmenler arasında yaygın olduğu” şikayetinde bulundum. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer bu konuda Baş Denetçi Ali Yücedağ ve Denetçi Yardımcısı Coşkun Davut Şenel’i görevlendirmiştir. Milli Eğitim Bakanlığının soruşturma

dosyası talep edilip incelendiğinde haklı ve mağdur olduğumun ortaya çıkacağını düşünmekteyim. Şikayet dilekçemde de açıkça belirtmiş olduğum gibi şüphelilerin tamamen beni karalayan , diğer öğretmenler ve öğrenciler nezdinde küçük düşüren bu sözleri söylediği

gerçektir. Başsavcılık buna dair delillerimi toplama yoluna dahi gitmeden tamamen ön yargılarla, alelacele ve hukuka aykırı olarak söz konusu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı vermiştir. Bu durum yani iddiaların neden soyut kaldığı , delillerimin neden

toplanmadığı açıkça gösterilmemesi hukuka açıkça aykırıdır.

Bütün bu nedenlerden dolayı eksik soruşturma ile verilen Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/65 Soruşturma ve 09.01.2012 tarih sayılı kararının kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur.

SONUÇ VE TALEP :Yukarıda açıkladığımız nedenlerle ve re’sen Mahkemenizce belirlenen nedenlerle Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/65 Soruşturma ve 09.01.2012 tarih sayılı kararının kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesine saygıyla vekaleten

arz ve talep ederiz. 20.01.2012.

Hüseyin KAÇIN

DANIŞTAY İLGİLİ DAİRESİ’NE

Sunulmak Üzere

EDİRNE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO :2012/429 E.,2013/442 K.

TEMYİZ EDEN DAVACI :HÜSEYİN KAÇIN

DAVALI : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI.

TALEP KONUSU : Edirne İdare Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyasında 30.04.2013 tarihinde verilen kararının bozulması taleplerimizi içerir.

AÇIKLAMALAR :

Edirne Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde rehber öğretmen olarak görev yaparken davalı İdarenin 17.04.2012 tarihli kararı ile tayinim İstanbul,Esenler , Fatih İlköğretim Okulu’na çıkarılmış, bunun üzerine tarafımca hukuka aykırı olan bu işlemin iptali için yukarıda esas numarası yazılı dosya ile açtığım davada davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olup hukuk devleti ilkeleriyle çelişmektedir. Şöyle ki;

Her şeyden önce yerel mahkeme dosya içerisindeki bütün soruşturma evrakını incelemeden sadece davalı İdarenin çalışanlarının ifadelerine dayanarak bu kararı vermiştir.

Bununla birlikte yerel mahkemenin gerekçeli kararda kullandığı “…davacının Edirne İlinde başka bir okulda çalışma imkanı kalmadığı…” yönündeki ifadesi hukuki olmayıp Anayasanın hukuk devleti ve kanunilik ilkesine aykırdır.Zira İdare somut gerekçeler olmadan afaki gerekçelerle işlem yapması hukuken mümkün değildir.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz olunan ve tarafınızca da belirlenecek nedenlerle hakkında Edirne İdare Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyasında 30.04.2013 tarihinde verilen kararının bozulmasına karar verilmesi saygılarımızla talep olunur. 05.08.2013.

Davacı HÜSEYİN KAÇIN

İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

GÖNDERİLMEK ÜZERE

EDİRNE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK HAKİMLİĞİ’NE

DOSYA NO : 2014/243 E.

DAVAYA CEVAP

VEREN DAVALI : HÜSEYİN KAÇIN

DAVACI : F

KONU : Davaya cevaplarımız ile delillerimizin sunulmasından ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

Öncelikle, sayın mahkemeye YETKİ yönünden itiraz ediyorum. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında yetkili mahkeme haksız fiilin işlendiği yer mahkemesi ya da davalının ikametgahı mahkemesi olduğundan, yetkili mahkeme EDİRNE ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİDİR. Bu sebeple, ilk evvela mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek, dosyanın yetkili mahkeme olan Edirne Mahkemelerine gönderilmesini arz ve talep ederim.

Davacının açmış olduğu manevi tazminat davası tamamıyla haksız ve yersiz açılan bir davadır. Edirne Fen Lisesinde rehber öğretmen olarak görev yaptığım sırada, öğrencilerin şifre eylemleri ,sınav şifrelerinin çalındığı iddiasıyla o zamanki gündemde olan kantin boykotu ve şifre eylemleri, öğrencilerin örgütlenmeye başladıkları, okul içinde siyasi derneklerin bültenlerini dağıttıkları tarafımca tespit edilmiş ve bu hususun araştırılması için okul müdürüne durumu izah ettim ancak, okul disiplin kurulu cezayı gerektiren bir eylem kapsamında olmadığını değerlendirdi. Olayda, adı geçen öğrencilerin velileri, şahsım hakkında asılsız ve mesnetsiz şikayetleri sonucunda , kadrom iptal edilerek başka bir liseye atandım ve hakkımda tevbih ve uyarma cezaları verildi.Ancak, almış olduğum cezalar, haklılığım sabit olduğundan, Edirne İdare mahkemelerince iptal edildi. ( ekte mahkeme kararlarını ibraz ediyorum.) Olayı soruşturan müfettişlerin soruşturma sürecinde belge ve bilgi edindiğim öğrencileri azarlamaları, olayda sürekli olarak “demokratik hak bu, ne var ki bunda” vurgusu yapmaları, soruşturma sürecinde mezhepleri ve ideolojileri ile soruşturmayı yönlendirdiklerini düşündüğüm için ilgililerce Milli Eğitim Bakanlığı’na İçişleri Bakanlığı’na şikayet dilekçesi verdim. Verdiğim şikayet dilekçesi neticesinde, davacı F hakkında, Maarif müfettişleri tarafından, davacının hakkımda düzenlemiş olduğu raporda haksız iddia öne sürdüğü gerekçesi ile aylıktan kesme ve kınama cezası vermişlerdir. Hal böyle olunca, davacılar hakkında yapmış olduğum şikayetin haklılığı ortaya çıkmıştır. Davacının asılsız ve haksız iddialarla düzenlemiş olduğu raporda almış olduğum cezaların idare mahkemesince iptal edilmiş olması da benim haklılığımın göstergesidir. Ayrıca, hakkımda yürütmüş olduğu soruşturma sürecinde, öğrencileri etkilediğine, azarlayarak , baskı ve zorla ifade verdirmeye çalıştığına ilişkin tanığım da mevcuttur.

Rehber öğretmen olarak üzerime düşen vazifeyi layıkıyla yapmanın dışında hiçbir kusurum olmamıştır. Henüz lise çağındayken öğrencilerin örgütlenmeye başlamaları, hükümet karşıtı eylemlere karışarak çığırından çıkarak okul içinde siyasi derneklerin bültenlerini dağıtmaları hiçbir demokratik hak normuyla bağdaşmamaktadır. Şahsım olarak vermiş olduğum mücadele ve rehber öğretmen olarak vazifemin gereklerini yerine getirmiş olmam karşısında cezalandırılmam hakkaniyete aykırıdır. Kaldı ki; hakkımda haksız ve yersiz iddialar ile rapor düzenleyen davacının şahsı hakkında kin, nefret ve garez içeren isnat ve iftirada bulunmadım. Hakkımda yapılan soruşturma raporundaki asılsız iddiaları ortaya dökerek hakkım olan yeniden araştırılarak gerçekliğin ortaya çıkarılmasını sağlamaktı. Ki, almış olduğum cezalar iptal edildiğinden haklılığım da anlaşılmış oldu. Savunma sınırları dahilinde vermiş olduğum dilekçeleri vermiş olduğum beyanatlara istinaden açılan tazminat davasının hukuka uygunluğu bulunmamaktadır.

Hakkımda tesis edilen işlemin dayanağı olan müfettiş raporlarının taraflı , yanlı ve hukuka aykırı düzenlendiğine dair yapmış olduğum 11.10.2011 tarih ve 820911 numaralı BİMER şikayetim sonucunda Mili Eğitim Bakanlığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda; Edirne Eski Milli Eğitim Müdürü, Mdr Yrdm. H ve müfettişler İ ve F hakkında düzenlemiş oldukları bu mesnetsiz raporlardan dolayı haklarında disiplin yönünden ceza verilmesi teklif edilmiştir. Eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in görevlendirdiği Baş Denetçi Ali Yücedağ ve Denetçi Yrd. Coşkun Davut Şenel’in bu konudaki soruşturma dosyası; Mahkemenizce gerekli görüldüğü takdirde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan istenirse ; müfettişler İ ve F’nın bütün bu süreçte hakkımda önyargılı davrandıkları ve mağdur edildiğim anlaşılacaktır.

Hal böyle iken, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat hiçbir hukuk normuyla bağdaşmadığından , davanın reddi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER : HMK, BK Ve ilgili mevzuat

HUKUKİ DELİLLER :

1- EDİRNE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI

(2013/1164 E, 2013/1369 K); (2013/1161 E, 2013/1362 K);

(2013/1165 E, 2013/1371 K); (2013/1163 E, 2013/1370 K);

(2013/1158 E, 2013/1363 K), (2013/1166 E, 2013/1360 K )

2- Milli Eğitim Bakanlığı’na göndermiş olduğum 03/10/201; 26/10/2011 tarihli şikayet dilekçelerim

3- İçişleri Bakanlığına göndermiş olduğum 13/10/2011 tarihli şikayet dilekçesi

4- Milli Eğitim Bakanlığınca BİMER e yapmış olduğum başvuru neticesi

5- Öğrencilerin yapmış oldukları boykot çağrısı çıktısı, bülten ve ilgili belgeler

6- Tanık ve hukuken geçerli her türlü delil

TANIĞIM: A

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah ettiğim sebepler neticesinde, haksız ve yersiz açılan DAVANIN reddine, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim. Saygılarımla,

28/08/2014

DAVALI HÜSEYİN KAÇIN

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@