Yüklerimiz var! Taşıdıkça ağırlaşan yüklerimiz... Sırtımızdaki nasırların şahitliğinde... Kıskıvrak paryalık kokan... Düşünürken kantarın topuzu kaçsa günaha sokan... Yüklerimiz...

Yük... Hecede küçük manada büyük! Ezici olduğu kadar yıpratmakta mahir... Görünür görünmez bir yanı da var zahir... Somutlaştırılmaya müsait tarafından anlamak kolaysa da soyut cephesi pek karışık... İşin aslı... Yüklenenle yük arasındaki mevzu... Bir dargın bir barışık!

Hamalına aşık yükler... Yüküne aşık hamallar... Taşınması kolay ya da zor... Bazen bir uzuv kadar sahiplenilmiş yükler... Bazen de altında kalınmış olmaktan ötürü isyan tüten mecburiyetler! Âh şu kördüğüm olmuş mesuliyetler... Dönüp dolaşıp boş yere ödenen diyetler... Halbuki görünüşte halisti niyetler...

Yükten yana payını alır her kul muhakkak... Bilse de alır bilmese de... Bilince en hafifinden sitemkâr olur. Belki acı söyler bilmenin keskin uyanıklığında! Bilmeyince... Karasevda kabilinden bir körlük tutar yakadan... Aşkın gözü kördür yanıklığında...

Yükler... Elde var saydırır çok defa... Edebiyat parçalanırken bilhassa... Vefa! Cefa! Yük derdinde olanda ne arasın sâfâ? Yük sahibiymiş görünen mi? Zerre miskal yanaşmaz insafa... Derken... Yük de kalkar rafa! İp kopunca... Boncuklar dağılır dört bir tarafa... Boncuk boncuk terleyerek geçerken ömür... Adam sende kulak asma onca lafa!

Bağlaçlarla yüklerin izafi bir ilişkisi var kesin... Ama... Fakat... Lakin... İzahsız izahatlarda kısılıversin sesin... Yüküyle devinen garip... Usulca yürü ki ahvalimizi kimsecikler bilmesin! Kurulmamış cümleler tutsun elinden... Belki bir sızı düşer hissene... Gunne misali genizden... Üç vakte kadar yatağını bulur mu ırmaklar? Senden... Benden... Bizden?

Sırtımızdaki... Gönlümüzdeki... Ömrümüzdeki... Yüktür yük! Herşey... Herkes... Alabildiğince küçülürken... Aldırma aynadaki akis... Allah büyük! Hem suretlerin yaldızı çabuk dökülmez mi? Kervankıranların bileği bulutlarca bükülmez mi? Bulut rahmet yüklü zira... Böyle yüke can kurban... Yükünü şerefin bil... Takat vereni her nefeste an kurban!

Yükten bahis açınca... Yükümüze yük eklendi. Yükü taşıyandan her dem sadakat beklendi. Kötürüm olmuş azalara söz geçirmek... İç geçirmek kadar kolay... Yorgunluk... O da bir yük... Dargınlık illa! Yaralar sarılmayı bekleyedursun... Yük üstüne yük sarılır apansız... Elde kalmak... El olmak... Ucu bucağı hudutsuz bir şekilde del'olmak... Ve kısılıp kalmak... Kapansız...