Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullarda cuma namazı kılmak isteyen öğrenci ve eğitimciler için fiziki alan düzenlemesi kararı, malum zihniyette büyük bir hazımsızlığa yol açtı. Uygulamanın tamamen gönüllülük esasına dayanmasına rağmen, sosyal medyada provokatif bir video yayınlayan bir veli, İslami değerlere yönelik tahammülsüzlüğünü gözler önüne serdi.
MEB ve İstanbul Valiliği, cuma namazı için okul dışındaki camilere giden öğrencilerin yaşadığı güvenlik riskini ve ders saati kaybını önlemek amacıyla okullarda uygun ibadet alanları ayrılması talimatını vermişti. Hiçbir zorlama veya zorunluluk barındırmayan bu adımı hazmedemeyen bazı çevreler, kararı karalama kampanyasına dönüştürdü.
- Yalan Üzerinden "Okula Göndermem" Tehdidi
Uygulamanın zorunlu olduğu yalanına sığınan bir kadın, yayınladığı videoda hezeyan dolu ifadeler kullandı. "Cuma günleri cuma namazı kılınması şart oldu" diyerek asılsız iddialar ortaya atan şahıs, "Çocuğumun cuma namazı kılmasına izin vermiyorum." diyerek inanç hürriyetine ve manevi değerlere karşı haddi aşan sözler sarf etti.
Hızını alamayarak devlete ve eğitim sistemine meydan okuyan veli, "Gerekirse hiçbir cuma göndermeyeceğim. Gider rapor alırım, göndermiyorum." ifadeleriyle skandala imza attı. Öte yandan aynı şahsın, devletin okullarda işlediği 'Terörsüz Türkiye' vizyonu kapsamındaki adımlarını da "ihanet" olarak niteleyip hedef alması, zihniyetinin arka planını da açıkça ortaya koydu.





