Bismillahirrahmanirrahıım

Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan ve kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun!

Çağdaşlaşma ve Batılılaşma belaları sebebiyle okullarımızdaki millî bir eğitimden, millî aile terbiyesinden ve millî devlet otokontrolünden ve otoritesinden mahrum yetiştirilen nesillerimizin imanî, vicdanî ve ahlaki erozyonu bir afat hâline dönüşmeden gerekli çalışmaları artırmalıyız! Bu kaybolan ahlaki değerlerimizden en önemlilerinden biri de mumla aradığımız komşuluk ve komşu hakları!

Atalarımızın “Ev alma komşu al!” veciz uyarısına uyulmamasının acı tecrübelerinin yaşandığı bir karanlık çağdayız!

Zira;
Asrımızdaki Müslüman toplum olarak çocukluğumuzdaki komşuların sevgi, saygı, merhamet, cömertlik ve dayanışma erdemlerini ve devamlı ziyaret ahlakını özler hâldeyiz!

Komşu düğünlerini ve bayramlaşmalarını, komşu hediyeleşmelerini, komşu ziyaretlerini ve şakalaşmalarını bugün aile ve diğer yakın akrabalarımız içinde bile yaşayamayan nice topluluklar var!

Haremlik-selamlık temeline dayalı ve komşu binasının güneşini ve rüzgârını kesmeyi yasaklayan İslami bir mimariye isyan edeli, Batı'nın firavun modeli yapılaşmaları sebebiyle siteler âdeta piramitler kabristanına dönüştürüldü!

Tam bir asırdır mikrobik Batılılaşma bıçaklarıyla aile bağları da akrabalık bağları da komşuluk bağları da kopartılıyor!

Birbirlerini tanımayan, sevinç ve sıkıntıları paylaşmayan, kalpleriyle beraber ruhları da ölmüş bir topluluk hâline dönüştürülme mücadelesi yani savaşı hâlâ devam ediyor!

Başta akrabalık bağları olmak üzere aynı kattaki yakın komşu, bitişik apartmandaki uzak komşular birbirini görmeyen körler, duyamayan sağırlar ve birbiriyle konuşmayan dilsizler hâline dönüştürüldü!

Canlarımız ana baba ve akraba bağları koparılınca komşu bağlarının koparılması daha da kolaylaştırıldı!

İstisnalar hariç kimse komşularını tanımıyor!

Şerlerinden de emin değil! İyiliklerinden de! “... Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yakın komşuya (el-câri zi'l-kurba) ve uzak komşuya (el-câri'l-cünub) iyilik edin...” (Ana hayat yasamız ve anayasamız Kur'an-ı Kerim, Nisa Suresi 36. âyet-i kerime) Ve “Cebrail bana komşu hakkında o kadar vasiyet etti ki, onu varis yapacak sandım.” (Hadis-i şerif) “Vallahi iman etmiş olmaz! Vallahi iman etmiş olmaz! Vallahi iman etmiş olmaz!” Sahabeler: “Kim ya Resulallah?” Peygamberimiz (s.a.v.): “Komşusu onun şerrinden emin olmayan kimse” (Komşu) “Komşusu açken tok yatan bizden değildir!” İlahi ve nebevi mesajlar ışığında Önce ana baba ve kardeşleriyle, eşleriyle, akrabalarıyla, komşularıyla ve arkadaşlarıyla üzüntüleri ve sevinçleri birlikte paylaşan çağlar üstü eşsiz İslami medeniyete dayalı millî eğitim seferberliğiyle yeniden acilen dönmeliyiz!

Savaş gemilerini bir gece dağdan Haliç'e indiren Fatih’in torunlarından Millî Eğitim Bakanı kardeşimizin ve fedakâr ekibinin bu zoru başararak yeniden rahmani, adil bir çağı açacaklarına eminiz! Bu beklenen rahmani çağı başlatmak için Millî Eğitim Sistemini teorikten (laftan) pratiğe (eyleme) dönüştürmeliyiz!

Batılıları ve Batı'yı değil; asrın yaşayan sahabeleri olan, zulme, sömürgeye, susuzluğa ve açlığa yenilmeden direnen, acıları ve sevinçleri birlikte paylaşan kahraman Filistin'i, özellikle Gazze’nin kahraman halkını ve onların millî eğitim başarısını millî eğitimde rol model almalıyız! Allah'ımız kısa zamanda razı olduğu ve resulü yoluyla öğrettiği İslami medeniyetimize dayalı Millî Eğitim Sistemine yeniden nefislerimizi ve nesillerimizi kavuştursun! Ailemiz, akrabamız ve samimi komşularımızla beraber dünya ve ahiretimizi cennet eylesin! Özlediğim o komşuluk ruhuna yeniden kavuştursun! Âmin.

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa'mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...
Şevki Yılmaz
www.sevkiyilmaz.net

Twitter: @sevkiyilmaz
Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955
İnstagram: sevkiyilmaztr