banner16

Güneş: Beni ölümle tehdit edenler...

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Güneş: Beni ölümle tehdit edenler...

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörlüğü için Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile 1 Haziran 2019'dan itibaren geçerli olmak üzere 4 yıllık anlaşmaya varan Şenol Güneş, Nevzat Demir Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi.

Tecrübeli teknik adamın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle;

"Sezon sonunda ayrılacağım gibi görünüyor"

"Yaptığımız işin eleştiri boyutu olduğunu biliyoruz. Dersler çıkaracağımız durumları değerlendirmek istiyorum. Ağırlık noktamız Beşiktaş olacaktır. Mayısı görmek istemeyenler var. İnşallah onlar çok mayıs görürler. Yaşımdan rahatsız olanlara inşallah bu kadar Allah yaşamayı nasip eder. Ötelediğim bir hayalim var. Bunu da sizinle paylaşmak istiyorum. Bundan 4 yıl önce Fikret Orman yönetiminin isteğiyle takıma geldim. Beşiktaş büyük bir camia ve markadır, ailedir. Doğruların, ilklerin, ilkelerin kulübüdür. Büyük Beşiktaş taraftarı beni bağrına bastı. Ben de onları çok sevdim. Gideceğim halde aynı duyguları paylaşıyorum. Bu sevgi saygı başka sebeplere dayanarak olmadı. Beşiktaş sevgim yüreğimde aynı kalacak. Yaptıklarım ve ilkelerim beni büyütür. Bugüne kadar taraftara, yönetime açık olmaya çalıştım. Ben Milli Takım'la ilgili düşüncemi zaten açıkladım. Partizan maçı sonrası söyledim. Beşiktaş'tan sonra olursa Milli Takım olur dedim. Sorunlardan şikayetçi olmak yerine her zaman çözmeye çalıştım. Kişiliksiz, sağı solu oynayan adama kim saygı gösterir. Öyle görüntü vermişsek de düzeltmek için elimizden geleni yaparız. Başardığımız her şeyi birlikte yaptık. Taraftar, takım, yönetici... Başarısızlığı kimseyle paylaşmam. Başarısızlığı kabul ederim. Önemle altını çizmek istiyorum ki hayal kırıklığı yaşamıyorum bugünkü durumda. Bizde sonuçlardan sebep arama hep vardır. Beşiktaş'taki sürecin değişim süreci olduğunu düşünüyorum. Real Madrid, son 3 Avrupa şampiyonluğunu aldı. Bu kez elendi. Değişim her yerde var. Benim başkanla ne gibi bir sorunum olabilir. Güç onda. İsterse görevime son verebilir. Yetki onda. Bu çelişkiler tüm kulüpler de var. Futbolda beklentiyi büyütüp, yatırımınızın altında kalınca bu size rakip olur. Biz bunu yaşadık, yaşamaya devam edeceğiz. Burada daha büyük başarılar hedefim vardı. Amacım ayrılmak olmadı. Bazen ayrılık kaçınılmaz olur. Hayat hesapla değil nasiple yaşanıyor. Zaman zaman fikir ayrılığımız olsa da başkanla aramız iyidir. Sanki sürekli arkadan iş çeviriyoruz. Üç yıldır takım içinde öyle sorunlar olduğunu söylediler ki başkanın gitmeme sevinmesi gerekiyor. Ayrık otlarının bahçedeki diğer otlara karşı kazandığı zaferdir. Ben ayrılmayı kovalayan bir adam olsam daha önceki görüşmemizde giderdim. Ben birçok şeyi başkanla paylaşıyorum zaten. Görüşlerin açık, net olması gerekir. Kimseyi rahatsız etmemesi gerekir. Ben ne gitmek için ne kalmak için hile yapmam. Son gün bile burada ilk günkü aşkla çalışıyorum. Oyuncum da bunu görüyor. Ben ayrılacaksam başarılı ayrılmak isterim. Duyum aldık 'istifa etmişsiniz' diyorlar. Ben istifa ediyorum. Kendime söylemiyorum. Başkana söylemiyorum. Bir yakına söylüyorum. Kim bu yakın? Ben bunlara sinirleniyorum. Sonra atar yaptı diyorlar."

Sezon sonunda ayrılacağım gibi görünüyor. Ben hem Milli Takımda hem Beşiktaş'ta çalışmayı doğru bulmadığımı söyledim.

"Benim Fenerbahçe ile hiçbir sorunum yok"

"Tüm futbolseverlere teşekkür ediyorum. Beni Fenerbahçe düşmanı olarak gösterenlere de teşekkür ediyorum. Ben Ali Koç ile de Ersun Yanal ile de görüşeceğim. Beni bu haftaki maç öncesi tehdit edenlere söylüyorum. Ben ölümü göze alırım ama ben namusumla gömülürüm. Benim Fenerbahçe ile hiçbir sorunum yok. Açık ararsanız bulursunuz. Benim niyetim herkese güzel bakmak."

"Manevi alacaklarıma kimsenin serveti yetmez"

"Benim alacaklarım çok var. Maddi, manevi çok var. Manevi alacaklarıma kimsenin serveti yetmez. Ben Beşiktaş taraftarını yanıma almışım, onlara oynuyormuşum. Ben taraftarı kandırarak mı buraya geldim? Bugünlere öyle gelmedim."

"Bir hatam var"

"Sizinle konuşmak istiyorum ama içimde korku üretiyorum. 2002'de benim gitmemem gerektiğini söyleyenler dönerken benimle kucaklaşarak geldi. Beni büyük görüyorsunuz belki ama ben de insanım. Hata yapabilirim. Milli Takım tüm takımların üstü, tavanı. Taban sağlam olmazsa tepenin önemi yok. Tepe iyi temsil etmezse de tabanın önemi kalıyor. Daha önce Yıldırım Demirören ile daha önce de görüştüm. Ben Beşiktaş'ta görevdeyim. Ben seni martta bekliyorum, dedi. Haziranda görevim bitince sıcak bakabilirim dedim. Kulübün de o zaman benimle ilgili bir tasarrufu yoktu. Siz benim kulüpteki geleceğimi benden iyi biliyorsunuz. Kulüp ne demişti. 3 yıl daha devam kararı aldık demişti ama teklif gelmedi. Ben iki yılda anlaşsam aynı şeyi yapacağım. Gitsem de aynı işi yapacağım. Evet, bir hatam var. Martta gelmeye sıcak bakmayan bir kişi olarak haziranda gelirim dedim. O zaman martta kimi getireceğiz hocam dediler haklı olarak. Kulüp var dedim. Daha sonra o maddeyi öğrendik. TFF'nin kulüpten izin almasına gerek yok diye. Giderken bu lafın altında hep ezileceğimi düşünüyorum. Evet ben gitmemeliyim tamam ama martta o maçlara kim çıkacak? Benim en içime sinen iki takımı da o süreçte beraber götürmekti ama birilerine göre dikkatim dağıldı. Bana yazı geldi, 2 maçlığına Milli Takım'a gideceğim diye. Giderken de her zaman, daha önce söylediğim, 'İki takımı çalıştırmaya sıcak bakmam' sözünün altında ezileceğim. Beni en çok rahatsız eden konu bu"

"Benden daha iyi Beşiktaşlı var mı?"

"Sattı diyor! Ben neyi satmışım, taraftarı, takımı satmışım. Bak bakalım benden daha iyi Beşiktaşlı var mı? Baksınlar son 4 yıla..."

"Nasip işi, imtihan işi"

"17 sene sonra Allah bunu bize kısmet etti. Nasip işi, imtihan işi. Avrupa Şampiyonası'na katılamadın, katıl. Dünya Kupası'na katılmıştın, bir daha katıl. Dünya Kupası'nı alamadın, al. İnşallah olur. Bu akşam dua edin, kabul olur"

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5