Ankara 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bir uyuşturucu davasında sanık avukatı, mahkeme heyetindeki başkan ve üye hakimin başörtülü olmasının 'laikliğe aykırı' olduğunu ifade edip reddi hakim talebinde bulundu. Heyet, avukat hakkında baroya şikayette bulundu.

Ankara 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanıklar Ufuk A. ve Serdar B., 'uyuşturucu ticareti yapmak' suçundan yargılandıkları davada hakim karşısına çıktı.

Sanık Serdar B.'nin avukatı Alperen D., reddi hakim talebinde bulundu. Avukat Alperen D., "Türkiye Cumhuriyeti laik bir hukuk devletidir. Anayasada mahkemenin bağımsızlığı teminat altına alınmıştır. Dini simgelerle görev yapan mahkeme başkanı ve üyesini reddediyorum" dedi.

Avukat Alperen D. ayrıca, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi dini simgelerle görev yapmasına ilişkin herhangi bir içtihatta bulunmamıştır. CMK 25 ve devamında gerekçeleri yazılı olarak bildireceğim. Hakimin reddi talebinin reddi halinde mahkeme heyetinin kendiliğinden dosyadan çekilmesini talep ediyorum. Müvekkilin sorgusunun akabinde alınmasını istiyorum" dedi.

DURUŞMAYI ERTELEYİP AVUKATI BAROYA ŞİKAYET ETTİLER
Mahkeme Başkanı, sanık müdafisine reddi hakim talebini yazılı olarak bildirmesi için 3 gün süre verilmesine, ret gerekçeleri bildirildiğinde talebin karara bağlanmasına, ayrıca mahkeme heyetinden başkan ve üye hakim için ret talebinde bulunulduğu için bu işlem sonuçlanıncaya kadar başka bir işlem yapılmamasına karar verdi.

Duruşmayı 2 Temmuz'a erteleyen mahkeme heyetinin avukatın beyanına ilişkin Ankara 1 No'lu Baroya şikayette bulunduğu öğrenildi.

BAKAN TUNÇ'TAN AÇIKLAMA
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç reddihakim konusunda sosyal medya hesabından bir açıklamada bulundu. Tunç "Son 22 yılda temel hak ve özgürlüklerin önünü açtığımız ülkemizde takınılan bu tavır asla kabul edilemez. Yaşanan üzücü olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır." ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyetindeki başkan ve üye hakimin başörtülü olması nedeniyle reddihakim talebinde bulunulmasını "eski Türkiye kafası" olarak niteleyen Tunç, "Kadınların inanç, eğitim ve çalışma özgürlüğünü gasbeden 28 Şubat zihniyetiyle hareket etmek, hak arama hürriyetinin teminatı olan bir avukata yakışmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ve İspanya arasında 11 anlaşma imzalandı Türkiye ve İspanya arasında 11 anlaşma imzalandı

"TÜM KADIN HAKİM VE SAVCILARIMIZI DERİNDEN ÜZDÜ"
Anayasa'ya göre herkesin vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu, kimsenin dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağını ve suçlanamayacağını vurgulayan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'de son 22 yılda yasakları kaldıran, hak ve özgürlükleri genişleten çok sayıda adım atıldığını, kadınlara yönelik "pozitif ayrımcılık" ilkesinin yine bu dönemde anayasal kural haline getirildiğini belirtti.

Kadınların hiçbir ayrım gözetilmeden çalışma hayatında yer almalarının, birileri rahatsız olsa da yine bu dönemde hayata geçtiğini aktaran Tunç, şunları kaydetti:

"Türk kadını çalışma hayatının her alanında olduğu gibi yargı teşkilatımızda da başarılarıyla öne çıkmaktadır. Adalet teşkilatımızda görev yapan 8 bin 871 kadın hakim ve savcımız, adaletin tecellisi için ülkemizin dört bir yanında fedakarca çalışmaktadır. Avukatın yaptığı yakışıksız hareket, başı açık ya da kapalı olsun tüm kadın hakim ve savcılarımızı da derinden üzmüştür. Kadınlara ikinci sınıf muamelesi yapan, hak ve özgürlüklere hakaret eden bu tür olaylar artık geride kalmıştır. Son 22 yılda temel hak ve özgürlüklerin önünü açtığımız ülkemizde takınılan bu tavır asla kabul edilemez. Yaşanan üzücü olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır."

'BU BAĞNAZ ZİHNİYETİ ŞİDDETLE KINIYORUM'
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Ankara'da görülen bir davada mahkeme heyetindeki başkan ve üye hakimin başörtülü olduğu gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulunan sanık avukatını ve bu bağnaz zihniyeti şiddetle kınıyorum" dedi.

Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ankara'da görülen bir davada mahkeme heyetindeki başkan ve üye hakimin başörtülü olduğu gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulunan sanık avukatını ve bu bağnaz zihniyeti şiddetle kınıyorum. Kadınları kılık kıyafetinden dolayı sınıflandırma, gayri insanı bir şekilde ayrımcılığa tabi tutma gibi çağ dışı bir refleklesin hala canlı olmasından esef duyuyoruz. Bunu bir avukatın insan haklarına aykırı biçimde yapıyor olması ise çok daha utanç vericidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, kadınların karar alma mekanizmaları da dahil olmak üzere hayatın her alanında güçlü bir şekilde var olmaları için her türlü desteği vermektedir. Bizler de Sayın Cumhurbaşkanımızdan aldığımız güçle kadınların hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadığı bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.