banner5

28.11.2020, 00:13

Bülent Arınç! Demirtaş! Kavala! Brunson!

Türk devletinin 15 Temmuz’dan sonraki en stratejik 5 hamlesini sayın deseler; ‘’Rahip Brunson’un tutuklanması!’’ derim! Bir takım gerçekler bazen üzerinden 50 yıl geçse de anlaşılmayabilir ama Brunson meselesi (mahrem konuları hariç) neredeyse tüm aşamalarıyla kamuoyunun önünde cereyan etti. Küresel operasyonun Evanjelist kisvesi altındaki papaz görünümlü Türkiye sorumlularından Brunson’un önemini ortaya koyan işaretler bizzat Amerika’nın tavırlarıyla netleşmişti! Sokaktaki adam o günlerde; ‘’bu rahipte ne alaka?’’ diye kendi kendine sorarken, Amerikan’ın derinliklerinde; ‘’Türkler nasıl oldu da Brunson’ı deşifre edebildi, hadi ettiler; ne cür’etle tutuklayabildiler ve ne tür bilgiler ellerinde?’’ sorusunun sancılı cevaplarını sorgulamaya ve papazı kurtarmanın yöntemlerini belirlemeye başlamışlardı bile. Eylül 2017’de manşetlere ‘’Ver papazı! Al Papazı!’’ başlığıyla çekilen Başkan Erdoğan’a ait olan şu sözleri hatırlamakta zorluk çekeceğinizi düşünmüyorum: 'Papazı verin' diyorlar. Bir papaz da sizde var, bize verin, yargılayalım, biz de onu size verelim. 'Onu karıştırma' diyorlar!"

Evet bu ‘’papaz’’belli ki Amerika için çok önemliydi! İktidara yönelik siyasi-askeri ve ekonomik baskılar Brunson’un önce ‘’sağlık sorunları nedeniyle’’ ev hapsine çıkmasına, ardından yurtdışı yasağının kaldırılmasına evrilmiş ve Trump başkanlık sarayında ‘’Diriliş Kilisesi’’ papazını, zafer kazanmış komutan edasıyla ağırlamıştı. Ne gariptir ki krizin sürdüğü o günlerde Türkiye’den Kudüs’ e giden Ebru Özkan adlı genç bir hanımefendi İsrail tarafından tutuklanıyor ve ama aslında ‘’rehin’ alınıyordu. Tam da o günlerde Washington Post gazetesi Erdoğan ve Trump'ın, NATO Zirvesi'ndeki görüşmede Brunson'a karşılık İsrail'de yargılanan Ebru Özkan'ın serbest bırakılması konusunda anlaştığı iddiasını haberleştiriyordu ve bu öylesine bir haber olmasa gerekti! Küresel Medya’nın ‘’medyumluğu’’ bir kez daha devreye giriyordu. Trump, Reuters’a verdiği mülakatta bu iddiayı doğruluyor; Erdoğan ile “bir anlaşma yaptıklarını” ve bu çerçevede kendisinin İsrail'de tutuklu Türkiye vatandaşı Ebru Özkan'ın serbest kalmasını sağladığını, buna karşılık da Erdoğan'ın Rahip Brunson'ı salıvereceğini düşündüğünü söylüyordu. Trump’a göre Brunson’un 4 temel özelliği vardı:  ‘’Çok masum, mükemmel insan, müthiş bir baba ve iyi bir Hristiyan’’ 

Başkan Erdoğan ise Güney Afrika ziyareti sırasında konuyla alakalı soruya: ‘’Ebru Özkan’ın İsrail’den çıkışına yardımcı olunması Dışişlerimiz aracılığıyla iletilmiştir. Ama karşılığında Brunson'u vereceğiz' demedik. Bu tür bir pazarlık olmadı” diyordu. Ve Amerika ile Türk devleti arasında ki gerginlik durulmuyor, aksine yükseliyordu. İki bakanımız hakkında yaptırım kararı alınıyor, Türkiye’nin de yapımında rol aldığı F-35 savaş uçaklarının teslimatı erteleniyordu. Bu da yetmiyor, “ABD’nin rahip Brunson’ın serbest bırakılması konusunda Türkiye’ye saat ve tarih vererek tehdit ettiğini” bizzat Erdoğan açıklıyor ve 11 Ağustos 2018’de yaptığı konuşmasında ABD’ye; "Tehdit ediyor ya… Yarın saat 18.00'e dek göndereceksiniz. Burası çatladıkapı ülkesi mi ya, burası Türkiye, ne yapıyorsunuz?" diye seslenerek devletin tüm mekanizmalarına’hazırlıklarınızı yapın’’ mesajını iletiyordu. O dönemde Erdoğan’ın son açıklaması ise Brunson, hâkim karşısına çıkmadan bir gün önce gelmişti. Macaristan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan, Rahip Brunson’ın 12 Ekim’deki davasının hatırlatılması ve papazın serbest kalması yönünde yüksek bir beklenti içerisinde olduklarının ifade edilmesi üzerine; “Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olması sebebiyle, ben yargıya müdahale edecek konumda değilim. YARGI NE KARAR VERİRSE, o karara UYMAK zorundayım. O işin MUHATABI OLANLAR da yargı kararına uymak ZORUNDA!” diyerek ‘’krizin’’ yargı mekanizması eliyle çözüleceği kararının alındığını işaret ediyordu.

Ehli anlıyordu ki, (istemeye istemeye de) olsa Brunson, ABD’ye iade edilecekti. Türk devletine o günler için lazım olan en kıymetli şey olan ‘’zaman’’ kazanılmış olsa gerekti! Brunson artık iade edilebilirdi. Edilmek zorunda kalınıyordu! 12 Ekim’de tahliye edilen Rahip Craig Brunson hakkındaki mahkeme kararına ilişkin görüşlerini açıklayan Ana muhalefetimizin lideri Kılıçadroğlu ise FETÖ’cülere atıf yaparak: "…  Darısı, harp okulları öğrencilerinin, er ve erbaşların başına. Onlar da inşallah kısa süre içinde tahliye olurlar." diyerek Türk milletini yine şaşırtmazken, bu tahliyenin toplumda oluşturacağı moral çöküntüsü ve siyasi kaybı göğüslemeye çalışan Bahçeli ise; "MHP, elbette yargı kararına saygı duymaktadır. Ancak Papaz Brunson´un tahliye kararı milli vicdanı rahatsız ve huzursuz etmiştir. İfade değiştiren gizli ve satın alınmış tanıklar, davanın savcısında yapılan değişiklikler soru işaretlerini güçlendirmiş, şaibeleri arttırmıştır" açıklamasında bulunarak bu kararın verilmesinde ‘’siyasi iradenin değil’’ bir takım üstü örtülü operasyonel yapıların etkisi olduğunu ima ederek, dikkatleri farklı bir mecraya çekmeye çalışıyor ve kim bilir belki de tepkileri en aza indirmenin yollarını arıyordu.

Gerçek şu ki; Türk devleti, Amerika’ya rağmen Brunson gibi bir ismi derdest edebilmiş, aylarca tutuklamış, sorgulamış, refleks gösteren iç ve dış merkezleri işaretlemiş ve süreç içerisinde şah üzerinden hamleler yaparak en çok ihtiyacı olan şeyi yani zamanı kazanmayı bilmiştir. Asli olarak gönülden geçenin tam bağımsız her devletin yapması gerektiği gibi Brunson’un verilmemesi olduğu aşikardı ancak gücümüz bir yere kadardı ve siyasetin fıkhı gereği ‘’gücümüz kadar sorumluyduk’’ Ve o güç bize Suriye’de olduğu gibi yarın Akdeniz’de ve Karabağ’da ve Suriye’nin derinliklerinde de lazım olacaktı. O günlerde Brunson üzerinden kopan kıyamette satranç tahtasında ki şah’lar üzerinden hamleler yapıldı. Direkt Trump ve Erdoğan adam adama markajla topa girdiler! Her iki tarafta bir çok enstrüman kullandı! Seçenekleri çok olan taraf tabi ki Pentagon’du! Sonuç olarak ‘’Trump’ın kazandığı’’ yönünde ki intiba çok daha yüksekti ancak asıl kazanan Amerika’ya ‘’rest’’ çekebilme kabiliyeti olduğunu tüm dünyaya gösteren Türk devleti olmuştu. Bir Amerikan ajanını tutuklamış ve sorgulamıştı! ‘’Ver!’’ dendiğinde hemen ‘’Emredersiniz efendim!’’ diye selam durmamıştık! O günler geride kalmıştı! Yeni bir dönemin işaretleri görülüyordu…

Bugün yeni bir Brunson olayı ile karşı karşıyayız! O krizden aylar sonra ‘’yeni normal dönemin’’ dizaynı gereği bir takım hamleler yapmak ve yapılacak hamlelere karşı tedbir almak durumundayız! Bunlardan en önemlisi ise maç oynanırken sahaya giren fanatik taraftar gibi ortalığı karıştıran kaleden kaleye koşarak görevlileri de peşinen koşturan çılgın taraftar misali kameraların kendisine çevrildiği Bülent Arınç’ın vurguladığı Demirtaş ve Kavala konusudur! Aslında Demirtaş tartışmanın asıl öznesi değil! Demirtaş tartışmasıyla perdelenen asıl aktör Osman Kavala’dır ve tutukluluğunun bitirilmek istenmesidir! Bu masadadır ve mutlaka bugün yada yarın önümüze konacaktır.  Dün, Brunson’un iddianamesinin ana özeti: ‘’darbe girişimine yardımcı olmak, ‘’PKK ve FETÖ adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıydı’’ Yine bir diğer özetle Demirtaş PKK adına tutukluyken, Kavala ise Fetö adına yapılan eymeler nedeniyle tutuklu. Yani bir Kavala ve Demirtaş ancak bir Brunson edebiliyor!

Tutuklu yabancı menşeyli ajanların yargı ve iade süreçleri toplum nezdinde çok konuşuldu. Ve derin yapılar her iadede Erdoğan üzerinden Türk devletinin ‘’acizliğini’’ ön plana çıkartarak algı operasyonları yaptılar! ‘’Bakın gördünüz mü; papazı, papazı almadan verdi’’ dediler. Devlet, zahiren bu görüntüyü vermiş olsada içeride istediklerini çoktan almıştı bile. Ama bunu yansıtamazdı, yansıtmamalıydı. Başarılarını bir Hollywood filmine dönüştürme geleneği bize ait değildi. Ancak, vatandaş nezdinde korunması gereken itibarına halel getiremezdi de, öyleyse eğer yarın strateji gereği Demirtaş ve Kavala için bir takım ‘’olumsuz’’ görünümlü yeni hamleler yapılmak zorunda kalınırsa bunun psikolojik alt zeminini hazırlamakta yine devletin sorumluluğundaydı. Ve bu vazife; karşılıklı restleşmeler ve resmi görevden istifasıyla da sonuçlanmış bile olsa ‘’40 yıllık kurt siyasetçi Bülent Arınç’a mı düştü acaba?’’ diye soruyor olduğunuzu işitiyor gibiyim! Kimbilir? Belki zorlama bir yorum! Ama Devletin işletim sisteminde yer alan aplikasyonların çeşitliliğini bilmek tabi ehline ait bir olgu olsa gerek. Ama 40 yıllık siyasetçi Arınç’ın ulusal ve uluslararası dengeleri kritize ve krize etmemize fayda sağlayan mevcut açıklamalarını ve belki de yarınlarda yapacağı yada başka dikkat çeken isimlerin de yapabileceği bu yönde ki açıklamalara da hazır olunması gerektiği ufukta görünüyor sanki.

Aslolan Brunson değil! Demirtaş, Kavala hiç değil! Maksat hasıl olduktan sonra, mata giden oyunda hangi taşı vermişsin ne önemi var! ‘’Demirtaş ve Kavala çıkarlarsa ‘’kahraman’’ olurlar!’’ bakışını da ötelemeden soralım, acaba? Kime ve neye göre kahraman? Böyle bir durumda hem sol-liberal seçmen ve hem de sol-radikal seçmen konsolide mi edilecek? Miitarist-militanist Kamalist, derin CHP’nin etkisi mi azaltılacak? Ve sol yeniden mi dizayn edilecek? Kim bilir? Siz, kahramanı oynayana değil, mağdur olana bakın! Halkın kahir ekseriyetinin gözünde ‘’terörist’’ olandan mağdur ve kahraman çıkmaz! Yasin Börü’den kahraman olur, Demirtaş’tan değil! O’nun rüzgarı sola eser! Yasin’in rüzgarı 7 kıta, 7 iklime…

Gazeteci Alican Uludağ, Cumhuriyet’te çalıştığı dönemde Brunson’un tahliyesine ilişkin kaleme aldığı yazısının başlığına şu metni yazmıştı: ‘Bir tahliyenin yargısal analizi: Tutan da bırakan da yargı mı, DEVLET mi?’  

--Brunson, 9 Aralık 2016’da tutuklanmış, 35 yıla kadar hapisle yargılandığı davada 25 Temmuz 2018’de sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmiş ve o gün evinin balkonuna Türk bayrağı asmıştı! ABD’li papaz, 12 Ekim 2018’de verilen üç yıl bir ay 15 günlük hapis cezası sonrası yurt dışına çıkış yasağının da kaldırılmasıyla ülkesine dönmüştü…

“Neyseki yarın var. Umutların en sevdiği gün.”

Bülent Deniz – Habervakti.com Genel Koord.

@bulentdenizim

www.bulentdeniz.com

Yorumlar (1)
ali 2 ay önce
Dilipak bey akşam maskeye yanlış diyor çok bilmişlik taslıyor yine .Yemege nefes vermek mekruh inancımızda neden acaba dinden çok bahsediyor ama bundan haberi yok,Hastalık nefesten bulaşıyor bilmiyormu milleti yanıltmasın çok konuşmak marifet degil
5
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 20 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:37
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Göztepe 19 25
10. Antalyaspor 19 25
11. Malatyaspor 18 24
12. Sivasspor 18 23
13. Başakşehir 19 23
14. Konyaspor 19 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12