Doğu Perinçek, çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı 22 Mart Moskova terör saldırısının Rus Devleti ile beraber 'Rusya'nın doğal müttefiki' Türkiye'yi de hedef aldığını belirtti.

Söz konusu terör eylemininin dünyada yeni bir sürece perde aralayacak büyüklükte olduğunu kaydeden Perinçek, Rusya'nın resmi açıklamalarda "özel askeri operasyon" tanımını terk ederek "savaş" kelimesini kullanmaya başlamasına dikkat çekti.

Siyonistlerden 'Kızıl İnek' kehaneti! Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine... Siyonistlerden 'Kızıl İnek' kehaneti! Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine...

Dünyada cepheleşmenin keskinleştiğini belirten Perinçek, savaşın önlenmesinin ABD'nin başını çektiği cephenin yalnızlaştırılması olduğunu söyledi:

  • "ABD, zamanın Rusya’dan ve Yükselen Asya’dan yana işlediğinin farkındadır. Moskova’daki terör eylemini tezgâhlayan Biden ABD’si, barışçı yoldan kaybetmek yerine savaşı göze alan bir süreci kışkırtmaktadır."

Perinçek, Ukranya'ya İHA satışına da eleştirdi ve "AK Parti iktidarı, 2023 baharında ABD ve İsrail ile uyumlu bir stratejiye yönlendirilerek tuzağa çekildi. Türkiye, kendisini Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta yalnızlaştırıyor" dedi.


Perinçek'in sosyal medya hesabından yayımladığı metnin tamamı:

"Öncelikle Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin’e ve kardeş Rusya halkına başsağlığı diliyoruz.

Moskova’da Rus Devletini ve halkını hedef alan terör saldırısı, aynı zamanda Türkiye’ye saldırıdır. 

Türkiye ve Rusya, bugün Atlantik emperyalizmine karşı mücadelede insanlığın ön cephe ülkeleridir. 

Rusya, Türkiye’nin doğal müttefikidir.

Rusya, Türkiyemizin hem ekonomide hem de güvenlikte en yakın ortağıdır. Ukrayna’ya İHA ve SİHA veren, mühimmat temin eden AK Parti yönetimi, Türkiye’nin enerji güvenliğini dinamitler ve dış ticaretini ağır bunalıma sürükler, üretime zarar verir ve fiyat artışlarını kışkırtır. 

SIRADAN BİR TERÖR EYLEMİ DEĞİL

Moskova’daki terör eyleminin kurbanı olan insan sayısına ve sarsıntının şiddet ölçülerine bakarsak, benzer terör eylemleri yaşandı ve yaşanıyor. Ancak bu eylem, çok farklı. Denebilir ki, dünyada yeni bir sürecin perdesini açıyor. Gelecek günlerin habercisi olan, çok ciddî bir girişimle karşı karşıyayız.

Moskova’daki terör eylemini tezgâhlayan güç, kışkırttığı süreçleri bilmektedir. O süreçler, bir terör örgütünün çapının çok ötesindedir.

BİDEN ABD’SİNİN DERİN DEVLETİ  TEZGÂH BAŞINDA 

Dünyanın ve Türkiye’nin gedikli terör uzmanları, ellerinde Nat Pinkerton’un büyüteciyle Moskova eylemini yapan terör örgütünün parmak izlerini aramaya ve tartışmaya başladılar. Bu da bir güvenlik görevidir kuşkusuz. ABD Derin Devletinin tırnaklarının ve köpek dişlerinin güvenliği elbette! Terör örgütünün kimliği üzerine gevezelikler, aslında Biden’ın terör aygıtının üzerini örtüyor. 

Evet Biden! Çünkü Moskova’daki terörün arkasına bakarsak, bir tek Biden’ı görebiliyoruz. Üç nedenle:

Birincisi, Avrupa’yı Ukrayna savaş cephesine itmek. Fransa ve Almanya’da ölüme gidecek delikanlıları coşturmak için, savaş tamtamlarından daha etkili uyuşturuculara gerek var. Ancak Almanya ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde bugün ABD denetimine karşı Rusya dostu olan Le Pen’in partisi ve Alternatif Parti gibi Milliyetçi Partiler güçleniyor ve iktidara ilerliyor. Bu durumda ABD’nin işi zordur ve büyük kışkırtmalara ihtiyacı vardır.

İkincisi, Trump’ın iktidar hamlesinin önünü kesmek. Öyle bir hamle ki, Trump ABD Derin Devletinin kırmızı çizgilerine dayanmıştır ve O’nu püskürtecek kuvvet, artık Okyanus ötesi tertiplerdedir.

Üçüncüsü, belki de Rusya’yı keskinleşen bir hesaplaşmanın içine çekmek.

RUSYA “ÖZEL ASKERÎ OPERASYON” DÜZLEMİNDEN SAVAŞ DÜZLEMİNE GEÇTİ

Rusya, Ukrayna’ya yaptığı askerî müdahaleyi düne kadar “Özel askerî operasyon” diye tanımlıyordu. Resmî açıklamalarda artık “savaş” kavramı kullanılıyor. Dahası Rusya, varlığını tehlikede görürse, taktik nükleer silah kullanabileceğini de açıkladı. Rus Devleti, eğer savaş istemiyorsa ABD saldırganlığını durdurması için, dünya kamuoyunu uyardı.

DÜNYADAKİ CEPHELEŞME KESKİNLEŞİYOR VE BOY ÖLÇÜŞMEYE GİDİYOR

Biden, Putin’in yüksek bir oyla Devlet Başkanı seçilmesini kendi üslûbuyla tebrik etti. Ancak bu tebrik, Rusya’yı çok sert yanıtlar vermeye kışkırtıyor. Rusya devletinin Medvedev’in ağzından açıkladığı ilk yanıt, “ölüme ölüm, kana kan” olmuştur. Uygulanacak şiddetin çapının düşman güçleri dehşete düşürecek boyutlarda olduğu kanısı yaygındır. İşte önemli olan, bu tırmanmanın nereye varacağıdır.

Aslında zaman Rusya’dan yana işliyordu. Rusya, Ukrayna cephesinde Atlantik güçlerine karşı zafere ilerliyor. Filistin cephesinde ABD ve İsrail’in yenilgisi gözüküyor. Dolar saltanatı çöküyor ve ABD’nin başına Trump geliyor. 

ABD, zamanın Rusya’dan ve Yükselen Asya’dan yana işlediğinin farkındadır. Moskova’daki terör eylemini tezgâhlayan Biden ABD’si, barışçı yoldan kaybetmek yerine savaşı göze alan bir süreci kışkırtmaktadır.

ÇILGINLIĞIN KÖKÜNDEKİ ÇARESİZLİK

Savaşın yayılmasını tetikleyen çılgınlığın nedeni, ABD’nin ve Zelenski türünden işbirlikçilerinin çaresizliğidir. Savaşı önleyecek etken ise, bu çaresizliğin daha da ağırlaştırılması olacaktır. Biden’ın başını çektiği savaş güçleri, yalnızlaştırılmalı ve büyük güçlerle karşı karşıya geldiğini anlamalıdır."

SAVAŞ TEHDİDİNİ ÖNLEYECEK ANAHTAR GÜÇLER:

TÜRKİYE VE ÇİN HALK CUMHURİYETİ 

Ya devrim savaşı önler, ya da savaş devrime yol açar. İnsanlık yeniden bu yol ağzındadır. Savaşı önleyecek devrim kuvvetlerinin anahtarı ise, Çin Halk Cumhuriyeti ve Türkiye ile Fransa ve Almanya’daki Milliyetçi güçlerin elindedir. 

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Tayvan Boğazı’ndaki kararlılığı, ABD’yi iki cephede savaş tehdidiyle karşı karşıya getirir ve dizginler.

Türkiye ise, Batı Asya’da komşuları Suriye, Irak, İran, Azerbaycan ve Rusya dayanışmasını güçlendirmede anahtar ülkedir. Suriye ve Irak’ın kuzeyinde PKK/PYD/YPG/PEJAG ve DEAŞ türünden ABD güdümlü terör örgütleri, bölge ülkelerinin ortak askerî harekâtıyla temizlenebilir. Türkiye’nin buna karar vermesi, tarihî bir görevdir.

Moskova’daki terör, biz Asyalılara birleşin çağrısıdır. Asya uygarlığının yükselişi, şu anda Doğu Avrupa, Doğu Akdeniz ve Filistin cephelerinde sınav veriyor. 

AK PARTİ İKTİDARININ İÇİNE ÇEKİLDİĞİ TUZAK

AK Parti iktidarı, 2023 baharında ABD ve İsrail ile uyumlu bir stratejiye yönlendirilerek tuzağa çekildi. 

Hükümet, o tuzakta Rusya, Filistin, Suriye, İran ve Çin’den uzaklaştırılıyor. 

Hükümet, o tuzakta Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılmasını onaylayarak ABD tehdidine yeni alanlar açtı. 

Türkiye o tuzakta PKK, FETÖ ve DEAŞ terörüne nefes alma fırsatı veriyor.

Türkiye, o tuzakta Rusya’yı, İran’ı küstürüyor ve enerji güvenliğini tehlikeye atıyor. Ayrıca kendisini Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta yalnızlaştırıyor.  

FELÂKET GETİREN SAHTE TARAFSIZLIK 

Sahte tarafsızlık nedeniyle tehlikenin namlusundayız.

AK Parti iktidarı, sahte tarafsızlık politikasıyla enerji güvenliğini, vatan güvenliğini ve ekonomisini tehlikeye atmaktadır.

AK Parti iktidarı, ABD güdümlü İsrail yandaşı Zelenski’ye silah yardımı yapıyor, Rusya’ya ise başsağlığı mesajı yolluyor. 

AK Parti iktidarı, ABD baskısıyla Rusya’ya ve İran’a yaptırıma boyun eğiyor. Putin’e ise tebrik telgrafı çekiyor.

AK Parti iktidarı, Çin’in toprak bütünlüğünü tehdit eden ABD güdümlü bölücülükten elini çekmiyor. 

Bu sahte tarafsızlık siyaseti, kimseye güven vermiyor ve artık sorgulanmaktadır. 

İlk iki ticaret ortağımız Rusya ve Çin. Enerjimizin yüzde 68’ini Rusya’dan sağlıyoruz. 

Uygulanan tarafsızlık sahte olmanın ötesinde, Türkiye ekonomisi ve enerji güvenliğini tehlikeye atmaktadır.

Tarafsızlık savaşa davettir. Çünkü savaş, tarafsızlıkla değil, savaş tehdidine karşı cephe tutarak önlenir. 

NATO’dan çıkalım, savaşı önleyelim. 

AK Parti iktidarında ve bu Meclisle NATO’dan çıkamıyorsak, hiç olmazsa NATO ülkelerini ABD baskısıyla savaşa sürüklenmekten kurtaracak girişimlerde bulunalım. Almanya ve Fransa gençliğine, “ABD’nin kirli çıkarları uğruna ölmek istiyor musunuz” çağrılarında bulunalım.

Dünyadaki çelişmelerin keskinleştiği bu ortamda tarafsız olan, bertaraf olur.

Türkiye bertaraf olmayacağına göre, Türk milleti AK Parti iktidarını sırtından atar.

TARİHİN SAATİ HIZLANDI

Türkiye, tarih yapacağı bir sürece girmiştir.
Savaş tehdidini önleyecek ve ekonomimizi ayağa kaldıracak olan Üreticilerin Millî Hükümetine giden süreç hızlanmıştır.

Vatan Partisi olarak bütün millî güçleri savaşı önlemek, enerji güvenliğimizi korumak, dış ticaretimize vurulan prangaları kırmak, üretim ekonomisini kurmak ve güvenliğimizi sağlamlaştırmak için, Asya mevzilerinde bizi bekleyen öncü konuma yerleşmeye ve Rusya ile dayanışmamızı sağlamlaştırmaya çağırıyoruz.