banner5

19.12.2019, 16:00

Eğitim sorunları -2-

Manevi ve Milli değerlerden, bilimsellikten yoksun eğitim sistemi bir ülkenin hastalıklarının ana kaynağıdır. Şu anda birçok ülkede ve ülkemizde taklit edilen Amerikan eğitim sisteminin çöküşü Nisan 1983’te yayınlanan ABD Federal Hükümetinin kurduğu Eğitim Komisyonu tarafından hazırlanmış ‘A Nation At Risk’ adlı raporda ortaya konmuş ve bu çöküşün sebebi olarak da ‘ÖZGÜRLÜKÇÜ EĞİTİM ‘ felsefesi gösterilmiştir.

Jean Jacques Rousseau’nun ‘ilerleyen’ eğitim hareketini hayata geçiren pragmatist filozof John Dewey’dir. Logosu da ‘bırakın tabiat yolunu çizsin’dir. 20. yüzyılın başlarında J.Dewey önderliğinde ABD’de özel okullarda bazı denemeler yapılmaya başlanmış ve 1950’lerden itibaren de özel ya da devlet, bütün okullar ‘ilerleme’ okulları haline getirilmişlerdir.

20.yüzyılın başlarında, insanlar boş vakitlerinde bilim ve sanatla ilgilenip bunları anlamaktan zevk alırken, şimdilerde uyuşturuculara sığınıp hayatın gerçekleri ile baş edememenin girdabına sürüklenmişlerdir. Şu anda ABD’de ebeveynler çözümsüzlük içindedirler.

20.yüzyılın ilk yarısında dünyanın en iyi eğitim sistemini uygulayarak dünya liderliğine soyunacak güce ulaşan ABD’nin, 1950’lerden itibaren uygulamaya başladığı bu sistemin sonunda geldiği nokta ise ;

* Liseyi bitiren öğrencilerin %20’si okur-yazar değildir.

* Gençliğin büyük bir bölümü uyuşturucu ve fuhuş batağındadır; çetelerin avı durumundadır.

* Sapık tarikatların sayısı 4000’e yaklaşmaktadır.

* Suç işleme oranının en yüksek olduğu yerdir.

Sonuçta; bilgisiz, aklı, mantığı, muhakemesi gelişmemiş sanal bir gençliğe sahip olmuşlardır.

Eğitimlerini çıkmaza sokan bu eğitim felsefesini, ‘Bize bir ülke empoze etmiş olsaydı, bunu bir savaş sebebi sayardık.’ diye eleştiren ABD’li eğitimcilerin feryadına kulak vermek yerine, bu vahim sistemi savunmak gafletten öte bir aymazlıktır.

Bilgi çağı. Adı üzerinde “bilgi”nin çağı. Ona ulaşmak, yeni bilgiler üretebilmek, doğru yargılara ulaşabilmek... Bu öncesiz (ezeli) ve sonrasız (ebedi) hazzın, bilgi edinme hazzının yerine kalkıp hem de bilgi çağında ‘tuşa dokun, bilgi gelsin’ hazırcılığını Türk gençliğine öğretim mucizesi diye sunmak çocuklarımıza ne büyük haksızlık değil mi?

Bu anlayış, bir teknoloji esaretinden ve zavallı ‘sanal gençlik’ sonucundan başka bir kazanç sağlayamaz

Güney Kore, Japonya, Finlandiya ve bir kısım Kuzey Avrupa ülkelerinin dışındaki ülkelerde eğitim, bizim eğitimimizden de kötü durumda. Ama ülke olarak, başka ülkelerin eğitim sistemlerini, özümüze ve doğru eğitim prensiplerine uyup uymadığına ve sonuçlarına bakmadan model olarak uygulamaya devam edersek, korkarım bizim çöküşümüz daha hızlı olacak.

Giderek arttığı gözlenen öğrenci davranış bozuklukları, bugün, en ciddi bilinen eğitim kurumlarımızda bile görülür olmuştur. İlişkilerde toplumsal değerler göz ardı edilir hale gelinmiş; çevrenin olumsuz etkilerinin önlenemeyeceği öne sürülerek okullarda neredeyse bir şey yapılamaz duruma gelinmiştir.

Kuşkusuz gelişmelere kayıtsız kalamayız. İyi örneklerden yararlanacağız. Ama bu yararlanma eğitimin doğru değerlerinden uzaklaşmadan olmalı. Yoksa ‘çantasız eğitim’, ‘tahtasız, tebeşirsiz eğitim’, ‘önlüksüz, formasız eğitim’, ‘öğrenci merkezli eğitim’ gibi içi boş sloganlar sanırım bizi ‘öğretmensiz eğitime ‘götürecek ki işte o zaman ne koruyacağımız gençlerimiz ne de ülkemiz kalacak. Buna bir de uzun süredir öğretmen yetiştirmediğimizi de eklersek...

Kılık kıyafette; özgürlük adına, kişilik kazanma adına yapılanlar ‘öğrencinin öz disiplin geliştirmesi’ne olumsuz etki yapmaktadır. Kılık kıyafete “şekilcilik” açısından yaklaşılmamalı; “çalışma disiplini” nin bir parçası olarak görülmelidir. Öğrencinin “aidiyet duygusu” ile kılık kıyafetin doğrudan ilgisi vardır. Bir okula mensup olmak, formasını taşımak; “sorumluluk” kazanımlarını artırır.

Çanta... Neredeyse, sorumlulukla özdeş. Yüke dönüştürülmemiş günlük ödevlerin okul – ev arasındaki, köprüsü gibi.

Yanlış çeviri olsa gerek, şu “öğrenci merkezli eğitim”. Doğrusu “öğrenme merkezli eğitim” olmalı. Neden mi? Çünkü öğrenme “karşılıklı etkileşim”dir. Öğretmen – öğrenci; öğrenci – öğrenci etkileşimi. Bu etkileşimin ürünü de: Öğrenme.

Üstüne üstlük, sınavlarına hazırlık sebebiyle öğrencilerimiz liselerimizin son sınıflarına devam etmemektedirler. “Sahte sağlık raporları”yla devamsızlığa kılıf uydurulmuş; bu durum lisenin küçük sınıflarına da yansımıştır; devamsızlık da kimi gençlerimizin çete, fuhuş ve uyuşturucu tuzağına yakalanmalarına yol açmıştır. Kökü dışarıda sapık tarikatlar ( Satanizm gibi ... ) gençlerimizi tehdit altına almıştır; madde kullanımı ve bağımlılığı ( extasy, uyuşturucu, ... ) yaygınlaşmaktadır.

İlköğretim  öğrencileri için de durum farklı değildir. Bu durum “eğitimde kalite”nin gün geçtikçe daha da düşmesine neden olmaktadır.

Ekonomik durumumuza, milli gelirimize, ulusal birliğimize, caddemize, parkımıza, ormanımıza, hapishanemize... baktığımızda eğitimdeki başarımızı (!) açıkça görürüz.

Uzunca süredir, “eğitimde kalite” arayışlarına girilmiştir. Toplam kalite yönetimi önem kazanmıştır. Ne olmuştur da “kalite” aranır duruma düşülmüştür? Öğrenmenin gerçekleştiği alanlarda istemeyerek de olsa uygulama yanlışları mı yapılmıştır?

Yorumlar (4)
Mira Baseyev 1 yıl önce
Hocam tesbitleriniz gercekten eğitim sistemimiz için çok kiymetli umarım bu güzel yazınız tüm eğitimcilere ulaşır yeni bir gençlik için atılması gereken tüm adımlar atılır
Salih Konuk 1 yıl önce
Mehmet hocam çok güzel tespitlerde bulunmuşsunuz, umarım en kısa zamanda yıllardır sıkıntılı olan eğitim sistemimizdeki eksiklikler giderilir de istediğimiz nesil yetişir....
Y.E.Kurtbeyoğlu 1 yıl önce
Mehmet Hocam kalminize sağlık tonluğumuzun çok derin yarasını güzel bir şekilde anlatmışsınız. Kaleminize sağlık. Güzel yarınları sizin gibi güzel insanlar inşaa edecek inşAllah. Selam ve dua ile
Muzaffer Atabey 1 yıl önce
Mehmet Bey eğitim sistemimizi tüm yönleriyle ele alıp doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. Faydalı bir yazı olmuş emeğinize sağlık.
10
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12