İsmail Türüt: Hedefim Şevki Yılmaz değildi İsmail Türüt: Hedefim Şevki Yılmaz değildi

Gözüm televizyona kaydı bir an... Son dakika ikazıyla bir alt yazı: "Alev Alatlı tedavi gördüğü hastahanede
vefat etti." O an yüreğime saplanan bir kıymıkla, mızrap değmiş tel misali sızladım. Takdiri İlahi elbet...
Lakin gönül hüzünden payını almadan edemedi. Aksaçlı bilge kadın, dünya mesaisini tamamlayıp
Rabbimizin katına döndü. Kiralık kalem ve kafaların ayrık otu gibi sardığı fikir bahçemizde, inadına
yediveren açan bir güldü vesselam!

Otuz sene kadar önce kitaplarından tanıdım onu... Işığı okuyucusunun gözüne tutarken kör etmiyor
bilakis perdenin arkasını görmenin, kendine has üslubuyla kapılarını açıyordu. Düşündüren, acabalarla
yol yürüten ve en önemlisi kendimiz olmanın ehemmiyetini dimağımızın duvarına çivi gibi çakan bir
serdengeçti idi. Öz medeniyetimizin serhat boylarında kılıç sallar gibi, kalemiyle dur dediği yozlaşmaya
karşı, bir şuur inşasında kat ettiği mesafe hayırla yadedilmeli elbette!

Başımıza neyin, niçin ve nasıl geldiğinin tahlilini hakkıyla yapmış olmanın firasetiyle uyandırıcılık vazifesini
kesintisiz ifa etti. Karşımızdakinin (kadim hasımlarımızın) kim olduğunu en ince ayrıntısına kadar
tanımanın, nasıl olması gerektiğini bizzat ifşa ederek, zihin işgaline karşı uyarı kampanasını hakkıyla çaldı.
Amiyane tabirle, hay huyun içerisinde güme götürülmek istenen ne varsa, basiret süzgeciyle yakalayıp
dikkatlere ikram etmedeki hüneri çok kıymetli idi. Bozguna pabuç bırakmamak için, paçozluk illetinden
kurtularak köklerimizden beslenmemiz için, kaybettiğimiz duruş ve usulün nirengi noktalarını yeniden
terennüm edişi yarınlara da ilham olacak inşallah!

Fikir serdengeçtileri, rahmetli Cemil Meriç'in ifadesiyle; "Gerçek bir entellektüel bir zümrenin emir kulu
değildir, gerçek entellektüel bir devrin şuuru olmak zorundadır. Bütün hakikatleri yoklamalı, bütün
yalanların maskesini yırtmalı, kalabalığa doğruyu göstermeli, her düşünceye saygılı olmalı, tarafsız olmalı,
vuzuhu fethe çalışmalıdır." İşte biz, sayıları giderek azalan bu kervanın en nadide halkalarından biri olan
Aksaçlı Bilge Kadını kaybettik. Mekânı cennet olsun!

Hasbelkader kendisiyle tanışmak ve sohbet etmek nasip oldu bu fakire... Yirmi yıl evvel, bir eyyam-ı
bahur akşamında evinde misafir etmişti. Bilgi ve tevazunun birlikteliğinin bir insanı nasıl da devleştirdiğini
o akşam müşahede etmiştim. Gençlere feyz olan -ki onarımcılar derdi onlara-, bu topraklara ve bu
millete gönül borcunu ödemeyi şiar edinişinin manası çok derindi. Turnayla özdeşleştirdiği varlığımızı,
gölüne ve göğüne tekrar kavuşturmak emeliydi. O da turna misali uçmağa vardı.

İyi insanlar iyi atlara binip gitti denir ya! Alev Hanım da al atına binip gitti.

Allah gani gani rahmet eylesin!