banner5

12.11.2019, 12:24

'Hasbelkader İstanbul'

Siyasi tarihimize "71 Muhtırası" diye geçmiş olan, darbeci heveslilerinin 12 Mart'ta yaptıkları tepeden inmeci girişim, Türkiye'yi 1980 ihtilaline götürecek bir kaosun başlangıcı olmuştu. O yıllarda, daha 17 yaşında lise son sınıf öğrencisi olarak, elbette bu olayların "künhüne vakıf" olamıyordu. Yani perde arkasında nelerin döndüğünü bilemiyordu. Ardından ilan edilen "örfi idare"nin sıkıyönetim demek olduğunu ise çok sonraları öğrenecekti.

Beş asır bir imparatorluğa payitahtlık yapmasından mıdır, yoksa rahmetli babasının her sene kumaş almak için kara trenle gittiği ve dönerken de mutlaka getirdiği Hacı Bekir lokumunun tadından mıdır bilinmez, üniversite tercihini hasbelkader İstanbul'a yapmıştı. Türkiye'nin o yıllarda toplam 7 üniversitesinden biri yanı başında Erzurum'da, diğeri biraz uzağında Trabzon'da, üçüncüsü yol üzerinde Ankara'da dururken, 1100 kilometre mesafede, trenle 40 saatte gidilebilen İstanbul'da ne işi vardı?

Evlerinin bahçesinde boruların temizlenerek sobaların kurulduğu ve artık akşamları yakılarak ellerin ayakların ısıtıldığı güz günlerinde, tren biletini almış ve tahta bavulunu yavaş yavaş hazırlamaya başlamıştı bile. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne girmeye hak kazanmış ve yollara çoktan düşmüştü.

Serhad şehri Kars'tan gelen Doğu Ekspresi'ni tehirli olduğu için saatlerce beklediği Erzincan tren istasyonu, 1939 büyük depreminde yıkılmayan birkaç binadan biriydi. İlk defa evinden, doğduğu şehirden ayrılan bu mahcup Anadolu delikanlısının hiç bilmediği, sadece rüyalarını süsleyen "hayal şehir"e doğru gitmesi, elbette onu heyecanlandırıyordu. Ama tren, bir yanı sarp kayalık, bir yanı derin vadi içinde akan Fırat'ın geçtiği Kemah boğazının rampasına sarıp, uzun uzun düdüğünü öttürünce gurbetin ne demek olduğunu o anda hissetmeye başlamıştı.

İki gün iki gece ne kadar uzun gelmişti kendisine, sanki hiç bitmeyecek bir yolculuk zannetmişti. Haydarpaşa Garı'nın bir ucundan diğer ucuna yürürken, gözleri kendisi gibi yatağını yorganını sırtlamış, taşı toprağı altın diye bu şehre akın eden Anadolu insanından başka hiç bir şey göremiyordu. Nihayet iskeleden Karaköy vapuruna binince, karşıdan gördüğü Sultanahmet, Ayasofya ve Topkapı Sarayı'nın muhteşem silueti, gerçekten İstanbul'a geldiğine onu inandırmıştı.

***

Aradan elli yıla yakın bir zaman geçmiş, İstanbul, artık o İstanbul değil. O artık bir kayıp şehir. Yine de herkes her aradığını onda bulabiliyorsa, bu İstanbul'un tükenmez bereketinin, beş asırlık geçmişinin, manevi ikliminin derinliğindendir. Nesiller değişmiş, binalar yükselmiş, yeşillikler yok olmuş, gürültü her yanı kaplamış, mezarlıklar bile dolmuş ama çok şükür hâlâ ruhunu kaybetmemiş.

***

"Her gelen, İstanbul'a boyanmadıkça ve İstanbullu olamadıkça sırf ona tutunmak için kendisine göre bir İstanbul çizip durur işte. Herkesin kendine göre İstanbul'u var. Fakat hangisi hakikisi kadar güzel, azametli, kutlu ve mübarek ki? Dilin dönebildiği, nefesin yetebildiği kadar; Hasbelkader İstanbul."

Elif Sönmezışık, takdiminde bu paragrafla kitabının muhtevasını özetlemiş. (*) Kendi bakış açısından keşfettiği müjdeli, hakikatli, kıymetli, letafetli İstanbul'u çok güzel anlatmış. Bugünün internet gençliği, dünün televizyon nesli bu manalardan çok uzak olsa da, bizim gibi sayıları gittikçe azalan eski zamanların radyo dinleyicileri, o İstanbul'u hâlâ ruhumuzda hissederiz.

"Şehir de insan gibi... Çünkü alışkanlıkları, yaşayışları birbirinden farklı kalabalık insanların bütünü, ifadesi yansıması. Ama bir belde, üzerinden gelip geçenleri unutmamak, hepsini biriktirmek adına, insan, zaman, mekan ve olaylarla bir bütün olabildiğinde şehir hüviyeti kazanır."

İstanbul'un ruhu, letafeti, rüzgarı, hakikati, yansıması ve gölgeleri ne güzel tezahür etmiş o büyülü satırların arasında. İstanbul'da yaşayanların bu şehre borcu var. Nerede, hangi şartlarda bulunursa bulunsun İstanbul'un ruhuna uygun davranması, şehrin dokusunu hissetmesi gerekir.

"Dünyanın akşam vakitlerini yaşarken, artık daha az insan, daha az şehir, daha az şehirliyiz. Fatih kadar İstanbullu olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamadan geçip gidiyoruz bu şehirden. Yanından geçip gittiğimiz onca muhteşem abide gibi..."

Muhteşem çağın, muhteşem Sultanının, muhteşem mimara yaptırdığı muhteşem Süleymaniye, İstanbul'un ufkunda bize tepeden bakarken kaçımız bunun farkındayız. Hangimiz bir bayram sabahını bu ulu mabedde geçirip, çocuklarımıza yaşayanlarla ervahın nasıl buluştuğunu, hep bir ağızdan alınan tekbirin insanları nasıl birleştirdiğini yaşattık?

"Yenilenme'den sonraki bayramlarda da, cumalarda da, kimi hususi sabah vakitlerinde de doluyor dolmasına, fakat sair zamanlarda Süleymaniye'de fasılasız bir tenhalık hüküm sürüyor. Artık büyük camilerin birer hayat merkezi olduğunu unuttuğumuzdan belki, çoğu kere girmeye üşendiğimiz, uzaktan seyredip övünmekle yetindiğimiz 'biricik' anıtlarımızdan olmuştur o da."

Eyyub el-Ensari (r.a) hazretlerinin kabrini keşfeden, fethi müjdeleyen  "İstanbul'un manevi fatihi" Akşemseddin Hazretleri için Fatih Sultan Mehmed'in ne dediğini herhalde duymamışsınızdır:

"Bendeki bu sevinci görürsünüz. Kostantiniye'nin fethine sevinirim sanmayın. Akşemseddin benim zamanımda yaşamıştır, ona sevinirim."

Bir güzel kıssa ile "Hasbelkader İstanbul" alıntılarımıza son verelim isterseniz. Vefa'nın vefakâr bekçisi Ebül Vefa hazretlerinin çocukluğuyla ilgili anlatılan hikâye titiz gönüllere, ne ibretler veriyor bakalım. Özetle:

"Ebül Vefa çocukluğunda nerede saka görse elindeki şişle kırbasını deler, suyun boşa gitmesine sebep olurmuş. Sakaların şikâyeti üzerine, çocuğa hiç kızmayan babası ve annesi oturup düşünmeye başlamışlar. Biz ne hata işledik de oğlumuz böyle bir kötü huy sahibi oldu, diye. Sonunda annesi, hamileyken bir komşunun evinde çorap şişiyle oradaki meyvelerden birini delip suyunu içtiğini hatırlamış. Hak sahibini bulup helalleşince de çocuk bu huyunu terk etmiş."

Deryadan damlalardı bunlar. İçinde yaşadığımız fakat farkında olamadığımız İstanbul'u hissedebilmek için kitabın tamamı okunmalı elbette.

Sularına dokunmuş ışık huzmelerine dolan

Taşını mevsim, kaderini insanla yontan,

Sırları yer yer dökülmüş, saçılmış,

Olabildiğim kadar,

İstanbul'um şimdi.

Hasbel kader...

(*) Elif Sönmezışık, Hasbelkader İstanbul, Dünya Bizim, İstanbul, 2018.

Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 22 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12