İstanbul’un sembol eserleri arasında yer alan Fatih ilçesindeki Kariye Camii’nin tarihi 1.500 yıl öncesine dayanıyor. 1300’lü yılların başında Bizans döneminde “Khora Manastırı’nın Kilisesi” olarak inşa edilen Kariye, Hristiyan cemaatinin kalmaması ve harap olma tehlikesi üzerine fethin 58’inci yılında imar edildi. 1511 senesinde Sultan 2. Bayezid'in sadrazamı Atik Ali Paşa tarafından cami statüsüne dönüştürülen yapı “Kariye Camii” ismini aldı. Fatih Sultan Mehmet Vakfı’nın hayrat taşınmazları arasında yer alan Kariye Camii, 1511'den 1945’e kadar tam 434 sene cami olarak hizmet verdi.

İstanbul’un fethinin nişanesi Ayasofya Camii’ni ibadete kapatan CHP’nin tek parti yönetimi, 29 Ağustos 1945’te Bakanlar Kurulu kararıyla Kariye Camii’nde de namazı yasakladı. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Kariye Camii ile birlikte 16 ibadethanenin müze ve müze deposu olarak kullanılmasına karar verdi.

21 Ağustos 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle cami statüsüne çevrilen Kariye Camii, uzun süren restorasyon sürecinin ardından 6 Mayıs 2024’te düzenlenen merasimin ardından ibadete açıldı.

Fakat geçmişte Kariye Camii’ni kapatan CHP iktidarının kötülüğünün yalnızca bununla sınırlı kalmadığı, cami içerisindeki tarihi eser vasfı taşıyan minber, şamdan, kandil, vaiz kürsüsü ve hat eserlerini de ortadan kaldırdığı belirlendi.

Fransa ve Hollanda'da kırmızı bültenle aranan iki kişi İstanbul'da yakalandı Fransa ve Hollanda'da kırmızı bültenle aranan iki kişi İstanbul'da yakalandı

OSMANLI KARİYE’DEKİ FRESKLERE ASIRLARCA DOKUNMADI
Sanat tarihçisi ve Kariye Camii Bilim Kurulu Üyesi Hayri Fehmi Yılmaz, Kariye Camii’nin başına gelen acı hadiseleri Türkiye gazetesine anlattı.

Hayri Fehmi Yılmaz, Osmanlı döneminde Kariye'nin camiye dönüştürülmemesi durumunda günümüze ulaşamayacağını ifade ederek, "Sultan II. Beyazıd döneminde kendisi de sonradan Müslüman olan Atik Ali Paşa, Kariye’yi camiye çevirdi; İslam’a döndüğü gibi, bu yapıyı da döndürdü. Atik Ali Paşa, Kariye’nin bugüne ulaşmasında en önemli aktördür. Eğer harap hâldeki Kariye, camiye dönüştürülmeseydi, bugüne ulaşamazdı. Çünkü kendisi cami için vakıf da bağışladı.” dedi.

Yılmaz, “Osmanlı döneminde suret hassasiyetine rağmen buradaki freskler tahrip edilmedi, üzerleri örtüldü. Osmanlıların çok enteresan bir koruma kültürü vardı.” ifadelerini kullandı.

CHP KAPATTI, SADECE MİHRAP VE MİNARE YERİNDE KALDI, DİĞER ESERLER KAYIP!
Caminin 1945 yılında kapatılıp 1948’de müzeye çevrilme safhasını anlatan Yılmaz, şunları söyledi:

“Cami boşaltıldı ve müze olması için  restorasyon başlatıldı. Amerikan Bizans Enstitüsü tarafından mozaikler, freskolar açıldı. Sonra 1958’e kadar Dummbarton Oaks Reserch restorasyona devam etti. Bu esnada binaya bir ek yapılmadı ama maalesef Kariye’deki Osmanlı yadigârları yapıdan çıkarıldı. Bunlardan özgün bir minber, Zeyrek Camii’ne götürüldü ve sonra ortadan kayboldu. Ayrıca bir sürü şamdan, kandil, vaiz kürsüsü ve hat eserlerinin de akıbeti meçhul. Bir tek mihrap ve minare yerinde kaldı.”