KKTC Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, KKTC'nin 9'uncu Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi'nde gözlemci üye kabul edilmesine karşı Yunanistan ve GKRY'nin ağır saldırılarda bulundukları belirtilerek "Tanınma yolunda KKTC'nin statüsünün yükseltilmesi engellenemez." ifadeleri kullanıldı.

Annan Planı referandumu ve Crans Montana görüşmelerinde federal temele dayalı bir antlaşmanın mümkün olamayacağının görüldüğüne işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

Avrupa Birliği, İsrail polisiyle iş birliğini dondurdu Avrupa Birliği, İsrail polisiyle iş birliğini dondurdu

"Rum-Yunan ikilisi, federal temele dayalı bir antlaşmada Anavatan Türkiye'nin garantörlüğünün kaldırılmasını, güvencemiz olan Türk askerinin Ada'dan uzaklaştırılmasını ve Kıbrıs Türk halkını, Rum devletine dönüşen Kıbrıs Cumhuriyeti'ne azınlık olarak yama yapmayı hedeflerken bunları kabul etmemiz mümkün değildi. Rum-Yunan ikilisinin değişmeyen bu tutumu karşısında Kıbrıs'ın ve bölgenin yararına olacak olan egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerisini gündeme getirdik. Bölgenin en büyük ve en güçlü ülkesi Anavatan Türkiye tarafından da desteklenen bu çözüm önerimizi ilk kez Cenevre'de müzakere masasına koyduk ve egemen eşitlik ile eşit uluslararası statümüzün kabul edilmesi çağrısında bulunduk. Ama ne var ki kendisini Kıbrıs'ın tek sahibi olarak gören Rum tarafı, bu olumlu çağrımıza da karşı çıktı."

Açıklamada, Kıbrıs Türk tarafı olarak egemen eşit iki ayrı devlete dayalı çözüm önerisinden geri adım atılmayacağı belirtilerek Özbekistan'ın Semerkant kentinde düzenlenen 9'uncu Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi'nde KKTC'nin Anayasal adı olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adıyla gözlemci üye olarak kabul edilmesinin büyük bir başarı olduğu ve ülkeye yeni bir statü kazandırdığının altı çizildi.

KKTC'nin kazandığı yeni statüyü hazmedemeyen Rum-Yunan ikilisinin, bu başarıyı engelleyebilmek için Kıbrıs konusunda yaşanan gerçekleri gizleyerek Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC'ye yönelik yeni bir saldırı kampanyası başlattığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Başta Rum Dışişleri Bakanlığı ile Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ve Rum siyasi partileri tarafından yapılan açıklamalar, Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs konusunun çözümüyle ilgili hakimiyetçi ve olumsuz tutumu ile egemen eşitlik ve eşit uluslararası statümüze karşı olduklarını bir kez daha gözler önüne sermektedir."

Rum-Yunan ikilisinin yaptığı açıklamalarda gerçekleşmesi mümkün olmayan federal temele dayalı bir antlaşmada hala ısrar edildiği ve en büyük endişelerinin, KKTC'nin statüsünün yükseltilmesi olduğuna işaret edilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Bunu engelleyebilmeye yönelik büyük bir seferberlik başlatmış durumdalar ama ne var ki Rum-Yunan ikilisi ile diğer güçler, tanınma yolunda ilerleyen KKTC'nin statüsünün yükseltilmesini engelleyemeyecektir. Bu, boşuna bir uğraştır. Ok yaydan çıkmış ve hedefe doğru ilerlemektedir. Rum tarafına çağrım, gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller peşinde koşmaktan vazgeçmeleri ve Kıbrıs ile bölgenin yararına olacak egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerimize olumlu yaklaşmalarıdır."