Kurum, TRT Haber'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Vatandaşlarda "usanmışlık, bıkmışlık" olduğunu ve sabırsızlıkla 31 Mart’ın gelmesini beklediklerini belirten Kurum, "Vatandaşı düşünen vatandaşı için dertlenen, vatandaşın sorunlarını çözecek bir başkan bekliyor İstanbul. Bunu da gittiğimiz her yerde o beş yıllık kırgınlık, üzgünlük artık bir umuda dönmüş. 31 Mart'ta inşallah gerçek belediyecilikle tanışacak, kendisi için dertlenen İstanbul'un deprem sorunuyla ilgili mücadele eden, öbür tarafta ulaşım çilesini ortadan kaldıran ve İstanbulumuzun her medeniyetin, kültürün, inancın burada özgürce yaşadığı huzurlu bir İstanbul'u bekliyorlar. Biz bunu görüyoruz açıkçası." şeklinde konuştu.

En büyük şikayet ulaşımdan

Kurum, en çok dinledikleri şikayetin ulaşım olduğuna dikkati çekti.

Beyoğlu'nda sokakta bulunanlara silahlı saldırı: 1 ölü, 4 yaralı Beyoğlu'nda sokakta bulunanlara silahlı saldırı: 1 ölü, 4 yaralı

İnsanların evinden, işinden, ailesinden zaman ayırdığını ve bunun bıkkınlık haline geldiğini ifade eden Kurum, şunları söyledi:

"En çok bunu duyuyoruz. Bir de şunu duyuyoruz, İstanbul'da bir deprem endişesi var, bilim insanlarımızın da ifade ettiği olası depremle ilgili evlerinin bir an önce yenilenmesini bekleyen vatandaşlarımız var, bunu da çok duyuyoruz, 'evimizi bir an önce gelin dönüştürün' diye bize açıkçası bunu ifade ediyorlar. Bunun dışında sokak hayvanlarını, taksi meselesini, sosyal yardımlardaki adaletsizliği, yeşil alan yetersizliğini duyuyoruz, gençlerin kütüphane eksikleri, spor alanıyla ilgili eksikleri, kültür sanat alanında yeni kültür merkezi ihtiyaçları gibi birçok ihtiyacı bize iletiyorlar."

Kurum, insanların göz ardı edildiği, sorunlarıyla birebir uğraşılmadığı bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduğunu İstanbul'un 39 ilçesinin söylediğini aktararak, şöyle devam etti:

"Bu manada biz de açıkçası aylardır bu çalışmalarımızı yaptık, projelerimizi, vaatlerimizi hazırladık ve onları da milletimizle paylaştığımızda o heyecanı görüyoruz. 31 Mart geldiğinde bizi düşünen, odağında sadece İstanbul'un geleceği olan bir başkan adayı İstanbul'la kavuşacak. 'Nisan gelecek dertler bitecek, nisan gelecek yüzler gülecek' diyoruz ve 'Allah milletimizin yüzünden gülümsemeyi hiç eksik etmesin' diyoruz."

'İBB'nin borcu arttı'

Murat Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İBB'de personelin yarısı işten girmiş çıkmış. Düşünebiliyor musunuz yarısı. Biz 2019'da 78 bin 934 personelle devretmişiz ve onlar haksız yere ben bugün İstanbul'un neresine gitsem onlarla karşılaşıyorum, 'ben de İBB mağduruyum'. İşe giriş 5 yılda 46 bin 967, işten çıkış 33 bin 725. Bazısı emekli olmuş, bazısı işten atılmış. Yani belediye personelinin yarısı değişmiş. Hafıza yok. Ekip, sonuçta geçmişten gelen bir tecrübe var. Sadece yeni personelle bunu yapamazsınız. Sizin kendi şirketinize yaptığınız işte bilgi, birikim, tecrübe lazım. Öyle değil mi? Yeni arkadaş da gelecek ama o tecrübeye, sisteme ayak uyduracak. Var olan sistemi yok etmiş, resmen yok etmiş ve haksız yere bu kadar insanı işten çıkarmış ama buna rağmen biz ne diyoruz, biliyor musunuz? Biz onlar gibi asla yapamayız, haksız yere buradaki hiçbir personeli işten çıkarmayacağız. Sebepsiz yere işten atılan kardeşlerimizi de geri alacağız. Yani İBB niye iş yapamıyor, iştirakleri niye zarar ediyor? Sen işle ilgilenmezsen, uğraşmazsan, personeli değiştirirsen tablo bu olur. Hep söyledikleri aynı. Engelleniyoruz, yaptırmadılar, engellediler. Bu bahaneler ve bu bahane siyasetini 5 yıldır duyuyoruz, İstanbullular duyuyor ve yeri geldiğinde de hep burada söyleyeceği bir şey olmayınca da ulusala nasıl giderim, öbür tarafta parti içindeki çekişmeyi nasıl oluştururum gibi algı dediğimiz, algı belediyeciliği diye tarif ettiğimiz belediyecilik örneklerini 5 yıldır görüyoruz. 2019'da onlara 39 kilometre (raylı ulaşım/metro) yapmışız, teslim etmişiz. Onlar da 8 kilometresini bitirmiş, açmışlar. Sonra da diyorlar ki 'biz açtık'."

İBB'nin borcunun 2,33 milyar eurodan 4,19 milyar euroya çıktığını belirten Kurum, borcun neredeyse iki kat arttığını söyledi.

Boğaz'a yeni tünel

Kara yolu tünelleri ve raylı sistemlerle trafiğin yükünü alacaklarını belirten Kurum, "Raylı sistemi 650 kilometreye çıkaracağız. Boğaz'a yeni bir tünel daha yapacağız. İstanbul'un güneyinde metrobüs hattındaki problemi gidermek adına önemli bir adım atmış olacağız. İstanbul'un lojistiğini şehrin kuzeyine taşıyarak trafiği yüzde 25 azaltacağız. Elektrikli motosikletleri de yaygınlaştıracağız. 619 bin motosiklet kullanıcımız yapacağımız yollarla huzurla seyahatini yapabilecek. Biz motosikleti ve bisikleti teşvik etmek istiyoruz. Şehrin bir düzeni olacak. 39 ilçemizde 250 bin otopark hedefimiz var. Göreve gelir gelmez İSPARK ücretlerine yüzde 25 indirim yapacağız. Göreve geldiğimizde ilk yarım saatlik park da ücretsiz olacak." diye konuştu.

'Bilgisiz, tatilci bir başkan olursanız yapamazsanız'

Kurum, İSKİ'nin elektrik parasını ödeyemediğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Koca İSKİ bir damla buraya su kaynağı getirmeyeceksiniz, 5 yılda 1 metreküp, 1 litre su kaynağı İstanbul'a gelmemiş. Bugün bir vatandaşımız ne diyor, biliyor musunuz? 'Bunlar, bizi susuz bırakacak.' Bunu getiremeyen bir belediyecilikten bahsediyoruz. Sorsanız 'engellendik'. Peki 2,33 milyar eurodan 4,19 milyar euroya borcunuz niye çıktı sizin? Cevap verin, ne yaptınız? Metroları iptal ettiniz. Dönüşüm dediniz, yapmadınız, yeşil alan dediniz, yapmadınız. Başardınız, neyi başardınız? İstanbul'u mahvetmeyi başardınız evet, İstanbul'u bu hale getirmeyi başardınız. Başka bir başarınız yok. Karşınızda başarısız bir belediye var, başarısız bir belediye başkanı var. Çok net söylüyorum, biz merkezi bütçeden 2019'dan bu yana bütçemizi 12 kat artırmışız ve trink hesabına para yatmış gününde, saatinde. İller Bankası'ndan biz gönderiyoruz onu, ben gönderiyorum ve bir gün olsun bekletmemişiz. Bilgisiz, ilgisiz, tatilci bir başkan olursanız yapamazsınız. Nasıl yapılacağını ben söylüyorum. Gel benim yanıma ben öğreteyim. Bak, ben yaptım. İstersen yaparsın. İstanbul'un başkanı İstanbul bu haldeyken tatil yapamaz. Çok net söylüyorum, yapamaz. İstanbul'un başkanı İstanbul'la ilgilenmek zorunda, İstanbul'un sorunlarıyla ilgilenmek zorundadır. Bizim de evladımız, ailemiz var ama bizim ailemiz o kadar büyük ki artık 16 milyon İstanbullu oldu. Nasıl Bakanlıkta 85 milyon Türkiyeli ise şu an 16 milyon İstanbullu bizim ailemiz. O yüzden biz burada çalışmak zorundayız. Bu koltuğa talipseniz bunu göze almak zorundasınız ve bu mücadeleyi vermezsek emin olun artık ön alamayacağımız çözümsüzlük yumağına doğru gidiyoruz. Yani siz vadettiğiniz metroları yapmaz, dönüşümleri gerçekleştirmezseniz artık ipin ucu kaçtı."