Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'nı kesin hükümsüz sayarak mevcut yönetimi görevden uzaklaştırması, parti genel merkezinde tam anlamıyla bir alarm durumuna yol açtı. Siyasi tarihe geçecek bu şok kararın hemen ardından eski statüsüne dönen Söğütözü'ndeki genel merkez binasında hareketli dakikalar yaşanmaya başladı. Hukuki olarak görevden uzaklaştırılan Özgür Özel ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri, mahkeme kararına karşı direnç gösterme kararı alarak Genel Merkez binasını terk etmeme kararı aldı. Siyasi varlıklarını korumak adına acil durum planını devreye sokan Özel başkanlığındaki ekip, gelişmeleri değerlendirmek üzere olağanüstü toplantıya geçti.

Koltuk krizinin derinleştiği o dakikalarda, Özgür Özel cephesinden yargı hamlesine karşı ilk stratejik hamle gecikmedi. Özel, mahkemenin görevden alma kararı kapsamı dışında bıraktığı ve meşruiyeti süren CHP Ankara İl Örgütü yönetimini acil koduyla genel merkeze davet etti. Ankara İl Örgütü'nün genel merkeze çağrılması, olası bir yönetim devir teslimine karşı taban desteğini arkaya alma ve genel merkez koridorlarında fiziki kontrolü elde tutma gayreti olarak yorumlandı. Siyaset kulislerinde, Özel'in daha önce Gürsel Tekin'in İstanbul İl Başkanlığı'na kayyım atanması sürecinde yaşanan kitlesel protestoların bir benzerini Ankara'da örgütlemeye çalıştığı yüksek sesle dillendiriliyor.

Yaşanan bu kaos, gözleri uzun süredir sessizliğini koruyan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na çevirdi. Mahkeme kararıyla yeniden CHP'nin yasal lideri konumuna gelen Kılıçdaroğlu, partiye yakın çevrelerden gelen yoğun açıklama çağrılarına rağmen bugüne kadar stratejik sessizliğini korumuştu. Ancak Kılıçdaroğlu'nun tam da karar arefesinde, dün sosyal medya hesabından yayınladığı videoda "CHP'ye arınma çağrısında bulunması", yargıdan çıkacak bu hamleyi önceden öngördüğü şeklinde yorumlandı. Genel merkez binasında Özel ve ekibinin direniş kararı sürerken, Kılıçdaroğlu ve ekibinin yasal yetkilerini kullanarak partide kontrolü ne zaman ve nasıl devralacağı sorusu, Ankara'daki en sıcak gündem maddesi haline geldi.




