Yeni neslin gidişatından memnun değiliz ya…

Bugüne dek ne çok yazı yazmışım bu konuda.

Toplumu ilgilendiren en önemli konulardan biri bu işte.

Yazmayıp da ne edeceksin?

Bazen tekrara düşmeyi de göze alarak yazmak zorundayız.

Tekrara düşmek dediğime bakmayın, bir çiviye çekici tek seferde vurunca çivi duvara çakılmaz hemen. Sağdan soldan derme çatma bilgilerle hepimizin kafası betonlaşmış çivi tek seferde girmiyor doğal olarak o yüzden tekrarın faydası var.

Yeni neslin gidişatı diyorduk.

Hemen hemen her fırsatta belirtirim, yeni nesil nereye gidiyor diye sorulunca, sen nereye işaret ediyorsan oraya, derim.

Tâbi bundan rahatsız olur insanlar.

İllâ suçu başkasına atıp günah çıkarma mekanizmasını işleteceğiz her ne kadar Hıristiyan değilsek de.

Ardından suçu devleti yönetenlere atacağız.

Bakanın biri gelip diyor ki,

”Öğrenciye dokunan öğretmene dokunurum.”

İşte o gün başladı diyor insanlar, neslin kötü gidişatı…

Dönemin bakanı öyle bir cümle kurmamış olsaydı gerçekten yeni nesil tam istediğimiz gibi olacak mıydı?

Meselâ, babalarımız ders çalışmayan, yaramazlık yapan bizlere terbiye vermek için, bizleri hizaya sokmak için cennetten çıkan dayağı devreye sokuyordu.

Biz onu çocuklarımıza yapabiliyor muyuz?

Oysa herhangi bir bakanın,

Çocuğuna dokunan babaya dokunurum, beyanı olmadığı halde…

Geçenlerde arkadaşın biri diyor ki,

”Büyük çocuğuma koyduğum yasakları küçük çocuğuma koyamıyorum, evden kaçmasından korkuyorum.”

Bunlar münferit örnekler elbette ama genel hakkında da fikir veriyor.

Çağın getirdiği pardon götürdüğü değerlerimiz var.

O değerler elimizden kayıp gidiyor göz göre göre.

Filistin’e, Gazze’ye, Doğu Türkistan’a hiçbir şey yapamadığımız gibi o kayıp giden değerlere de hiçbir şey yapamıyoruz maalesef.

Tabii tüm bunlar olurken bakanlıktan taleplerimiz olacak.

Disiplin yönetmeliği baştan sona değişmeli diyeceğiz ısrarla.

Öğretmen akademisi yeni öğretmenlere değil tüm öğretmenlere de eğitim vermeli, diyeceğiz.

Her meslekte insanlar kendilerini eğitirken öğretmenler bundan muaf olmamalı.

Öğretmen olduktan sonra her konuda dört dörtlükmüş gibi davranmaları sıkıcı olmaya başladı.

Yeni nesil bu halde ise tüm suç bakanlıkta, velilerde, eğitim sisteminde değil. Öğretmenin de var bunda payı.

Yok diyen öğretmen varsa her kötülüğe karşı pırıl pırıl öğrenci yetiştiren öğretmenleri örnek olarak gösterin onlara da…

Mustafa Süs