TV100'de yayımlanan "Az Önce Konuştum" programına konuk olan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar çok önemli açıklamalarda bulundu.

Bayraktar'ın KIZILELMA ile ilgili açıklamaları şu şekilde;

KIZILELMA MI, F-35 Mİ?

İlk uçuşunu gerçekleştirmiş bir uçakla birçok ülkede kullanıma sunulmuş bir uçağı kıyaslamak çok doğru olmayabilir ama KIZILELMA tamamen kullanıma hazır hale geldiğinde, bazı konularda üstünlük sağlayabilir. Bir kere karşınızda insansız, dışarıdan yönetilen bir uçak var. 5. nesil uçakların çok gelişmiş radar ve mühimmatları var. Ülkemiz de 5. nesil uçak geliştiriyor şuan. KIZILELMA, gelecekte 5. nesil uçakların pabucunu dama atacak.

Türkiye'den BM Güvenlik Konseyine çağrı Türkiye'den BM Güvenlik Konseyine çağrı

SÜPERSONİK KIZILELMA GELİYOR

Bunun yanında çok daha süratli gidiyor. Hatta süpersonik varyantını da yapmayı düşünüyoruz. O daha az kullanılan bir varyant. Sesin üstünde de uçabilen bir varyantı olacak. Bunun yanında KIZILELMA agresif manevralar yapacak. 2021’in başlarında ortaya çıktı tabi Akıncı’yı yapmadan bunu yapmamız mümkün değildi. Formula 1 ekibi gibi çalışan bir ekibiz. Hatta bir anlamda mini İHA’nın geliştirilmesiyle birlikte KIZILELMA'nın yazılımıyla satır, satır uğraştım. Şimdi ekibimiz çok daha büyük. Uzmanlık alanım aslında bunların otomatik uçuşu açıkçası. Malazgirt projesini türlü bahanelerle, iftira atarak, karalayarak o dönemin bürokratları durdurdu. Güneydoğu’da arazide çok yoğun çalıştığımız zamanlar, arazide 3-4 senem geçmiştir.

'BU TEKNOLOJİ CEPHEDE ASKERLE BİRLİKTE GELİŞTİRİLDİ'

Baykar, bizim İnsansız Savaş Uçağı mücadelemize yaklaşık 20 sene önce aile teşebbüsü olarak başladı. Ufacık bir ekipti. Kimseden bir kuruş destek almadan yapıldı. Ülkemizin teknolojideki kuşatılmışlığını yıkma seferberliği olarak gördük. Bir kıvılcım yakarsak aynen Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un yaptığı gibi nasıl 'İstikbal nasıl göklerde'yse bir anlamda da onun peşine düştük. O serüven bizim üzerimizde etkili olduk. Kimi zaman zorluklarla da karşılaştık. Hatta babam şöyle derdi; ‘Bizim uçaklarımız bürokrasinin koridorlarında değil Gabar’da, Şırnak’ta, Hakkari’de ülkemizin semalarında hep uçtu’ diye tarif ederdi. Hikâyede en önemli noktalardan birisi de bu. Bu teknoloji cephede askerle birlikte geliştirildi.

Babam sanayiciydi, iyi bir mühendisti ve memleketini seven her mühendis gibi uçak yapma hayali vardı. Benim de model uçaklara büyük ilgim vardı, robotiğe merakım vardı. Teknofest de aslında kurduğumuz, ‘Bir çocuk gelsin dokunsun belki ülkemizin uzay programında çalışacak’ mottosuyla düzenleniyor. Bir anlamda da dünyada da baktığınızda havacılık uzay programlarını kuranların böyle geçmişinde bir anı var. Biz bu anıları deneyimleri oluşturmak istiyoruz.