İlahiyatçı-hatip Şevki Yılmaz, 31 Mart yerel seçimi sonrası değerlendirmelerde bulunduğu ve birtakım tavsiyelerini sıraladığı 'Şayet ders aldıysak...' yazı dizisinin ikinci makalesini okurlarıyla buluşturdu.

Yılmaz, mağdur olan kimseler üzerinden sosyolojik tespitler yaparken şu mağduriyetleri bu başlıklarla vurguladı:

-Süresiz Nafakazedeler

- Genç Nikâhzedeler

-Beyanzedeler

-FETO zedeler

-Faizzedeler

Yılmaz, süresiz nafaka zulmüne dikkat çekerken, ailelerinden muvafakat almış ve dini nikah kıymış 18 yaş altı gençlerin cezaevinde mağdur olmasını da eleştirdi.

Şevki Yılmaz yazdı: Devletlerin ve iktidarların gücü de ömrü de adalettir! Şevki Yılmaz yazdı: Devletlerin ve iktidarların gücü de ömrü de adalettir!

Yılmaz 'kadın beyanı esastır' kaidesini ise tarihi bir olaydan hareketle çürüttü:
"İslam’a İsyan Sözleşmesi dediğimiz Kostantiniyye Sözleşmesi'nin bir başka mazlumları da sadece “Kadının beyanı esastır!” Zulmüdür! Ana Yasamız Kur'an-ı Kerim Yusuf Suresinde Firavun idaresindeki Mısır Kanunlarında bile kişinin beyanı esas olsaydı Hz. Yusuf (a.s) Efendimiz Firavun'un Başbakanın Hanımının İftirasıyla İdam edilmesi gerekirdi! " 

Yılmaz, Fetö terör örgütü iltisaklı olmamasına ve mahkemeden beraat almasına rağmen görevine iade edilmeyenlerin ise 'iktidarın adaletini beklediğini' belirtti.

Yılmaz, son olarak bütün bir milleti mağdur eden faiz meselesine değindi ve sordu: "Faiz belasının kaldırılması için çalışmayanlar hayat pahalığını (enflasyonu) nasıl önleyecekler?"

Şayet ders aldıysak... (2) Makale: Şayet ders aldıysak... (2)