Sultan Abdülhamid'e düzenlenen ve başarıya ulaşamayan suikastın ardından dönemin aydın isimlerinden Tevfik Fikret, teröristler için "şanlı avcı" ifadesini kullanmıştı.

Ermeniler, Avrupalılar'ın kışkırtmalarıyla 19. yüzyılın sonlarına doğru bağımsız olabilmek için Taşnak ve Hınçak komiteleriyle çeşitli isyanlar çıkardılar. Dönemin hükümdarı İkinci Abdülhamid Ermeniler'e taviz vermeyip bağımsızlık yolunu tıkayınca Ermeni teröristler sultanı en büyük düşman olarak gördüler. Terörist grup, Abdülhamid'e "Cuma Selamlığı" sırasında suikast düzenlemeye karar verdi.

Terörist grup Belçikalı Charles-Edouard Joris ile suikast konusunda anlaştı. Joris bombayı imal edecek ve caminin hemen yanı başındaki bir faytona yerleştirecekti.

21 Temmuz 1905 Cuma günü 80 kilo patlayıcı madde ihtiva eden bombalı arabalarıyla Yıldız Camii'ne geldiler.  Planladığı üzere eylem hayata geçirildi fakat Abdülhamid'in cuma namazının ardından Şeyhülislam Cemaleddin Efendi 'nin sultanı lafa tutması suikasti engelledi.

Bu kanlı terör eyleminde 6 kişi ölmüş, 58 kişi yaralanmıştır.

YAZIKLAR Kİ VURAMADIN

İşte bu suikastin gerçekleştirilememesi dönemin muhalif aydınlarından Tevfik Fikret'te derin bir üzüntü yarattı. Bu olay üzerine "Bir Lahza-i Teahhur" (Bir Gecikme Anı) şiirini yazdı. Şiirin adı buydu çünkü Sultan Abdülhamid'in kurtulmasına sebep olan bir anlık gecikmeydi. Fikret, teröristi şanlı avcı olarak niteliyor, bu avcının tuzağını sebepsizce kurmadığını söylüyor üzüntüsünü şu mısralarıyla dile getiriyordu:

İnsanlık tarihinin acı olaylarından Çerkes sürgünü İnsanlık tarihinin acı olaylarından Çerkes sürgünü

Ey şânlı avcı, dâmını bîhûde kurmadın!/ Atdın... Fakat yazık ki, yazıklar ki vuramadın!

Fikret yine aynı şiirinde olaya gönderme yaparak Sultan Abdühamid'i ağır ifadelerle eleştiriyordu:

Bir kavmi çiğnemekle bu gün eğlenen...(denî)
Bir lâhza-i teahhura medyun bu keyfini!