Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), mart ayında 341 baz puana kadar yükselmişti.

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un (S&P) Türkiye'nin kredi notu kararının ardından Türkiye'nin risk priminde yaşanan iyileşme devam etti.

Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, Şubat 2021'den bu yana ilk kez 282 baz puanın altına indi.

Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye gelmesi açısından önemli

Yaklaşık 3 yıl 3 aylık bir sürenin ardından kredi risk priminde gerçekleşen bu gerileme yabancı yatırımcıların Türkiye'ye gelmesi açısından büyük önem taşıyor.

Türkiye'nin kredi notları

Türkiye'nin kredi notu görünümünü 'pozitif' olarak koruyan Standard & Poor's, kredi notunu ise 'B'den 'B+'ya yükseltti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's de ocak ayında Türkiye'nin kredi notu görünümünü durağandan pozitife çıkarmıştı.

Fitch Ratings ise martta Türkiye'nin kredi notunu 'B'den 'B+'ya yükseltirken not görünümünü durağandan pozitife çevirmişti.

5 yıllık CDS nedir?

Türkiye'nin CDS primi, ülkenin kredi riskini ifade eder ve zaman içinde ekonomik durum, politik istikrar ve dış faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterir.

Erdoğan: Yastık altındaki altın ve dövizlerin ekonomiye katkısı yok Erdoğan: Yastık altındaki altın ve dövizlerin ekonomiye katkısı yok

Türkiye'nin geçmişteki CDS primi, uluslararası piyasalarda algılanan riskin bir göstergesi olarak ekonomik analizlerde ve yatırım kararlarında kullanılmıştır.

Risk primi, yatırımcının riskli bir yatırımı tercih etmek için talep ettiği ekstra getiri miktarıdır. Genellikle, risk primi, risk almadan elde edilebilecek getiri ile riskli yatırımın beklenen getirisi arasındaki fark olarak hesaplanır.

Finansal piyasalarda, risk primi, yatırımcıların risk algısını ve riski üstlenme istekliliğini yansıtır.

5 yıllık CDS, borçlunun önümüzdeki 5 yıl içinde borcunu ödeyememesi durumuna karşı koruma sağlayan bir CDS türüdür.

Bu, finansal piyasalarda en yaygın kullanılan CDS vadesidir.

5 yıllık CDS primi, borçlunun kısa ve orta vadeli kredi riskini ölçmek için kullanılır ve genellikle yatırımcıların ve analistlerin risk algılamasının bir barometresi olarak kabul edilir.