Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Dikici, son 24 saatte Türkiye'de Twitter paylaşımlarının yüzde 70'inin gerçek kullanıcılar, yüzde 26'sının ise bot hesaplar tarafından yönetildiğini tespit ettiklerini bildirdi.

Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Seyit Ahmet Dikici, yazılım ve programlarla oluşturulan ve gerçek kullanıcı içermeyen "bot hesaplar"ın, uzman personelin 7/24 görev yaparak yapay zeka tabanlı yazılımlar sayesinde belirlendiği Siber Operasyon ile ilgili açıklamalar yaptı.

Yapay zeka tabanlı yazılımlar sayesinde sosyal medyadaki her türlü algı operasyonunun ve bunlarla bağlantılı kişi ve örgütlerin deşifre edildiği merkezin çalışmalarına ilişkin bilgi veren Dikici, "Son 24 saat içerisinde tüm Türkiye’de atılan tweetlerin sadece yüzde 70'inin gerçek kullanıcılar tarafından atıldığını, yüzde 26'sının bot hesaplar tarafından yönetildiğini tespit ettik. Yaklaşık yüzde 4'lük kısmın da bot hesap olup olmadığını tespit etmeye çalışıyoruz." dedi.

Merkezdeki ekranlardan, bazı hesapların terör örgütlerine ait olduğu tespitini paylaşan Dikici, bot hesapların yaklaşık yüzde 50'sinin PKK ve FETÖ tarafından kullanıldığını belirlediklerini kaydetti.

League Of Legends dereceli oyun nedir? Dereceli oyun oynayabilmek için şartlar nelerdir? League Of Legends dereceli oyun nedir? Dereceli oyun oynayabilmek için şartlar nelerdir?

Paylaşımlardaki etiketler de mercek altında
Dikici, sosyal medya şirketlerinin bot hesaplara karşı mücadele ettiğini ancak yöntem ve teknoloji geliştiren bu yazılımların sürekli arttığını belirtti. Bu yıl mayıs ayında 12 milyon 479 bin hesap üzerinden paylaşılan 145 milyon tweetin yaklaşık yüzde 23'ünün bot hesaplar üzerinden paylaşıldığını kaydeden Dikici, paylaşımlarda kullanılan etiketleri (hashtag) de incelediklerini anlattı.

Mayısta Türkiye'de gündem olan 10 etiketi incelediklerini belirten Dikici, etiketler üzerinde etkileşimde bulunan hesapların yüzde 52'sinin bot hesaplar olduğunu kaydetti.

Dikici şöyle devam etti:

"Bu 10 'hashtag'den birine baktığımız zaman yüzde 49'a yüzde 51 gibi ciddi bir bot hesabı oranı görüyoruz. Yüzde 51'lik bot hesapların yüzde 35'inin FETÖ ve PKK tarafından kullanıldığını tespit etmiş durumdayız.

Zaman zaman sosyal medyada gündem olan konulara baktığımız zaman yüzde 68'i bulan bot hesaplarla konuların çarpıtıldığını, manipüle edildiğini, ciddi bir dezenformasyon çalışması yapılarak kamu güvenliği ve kamu düzeninin bozulmasının amaçlandığını gözlemlemekteyiz. Bot hesaplar süreklilik arz etmekte, gündemi meşgul etmekte ve birbirlerini tetiklemektedirler."

Sosyal medyada gündem olabilecek kadına şiddet, hayvan hakları, iftira, hakaret, çocuğun cinsel istismarı, siber zorbalık gibi her türlü konuyla ilgili çalıştıklarını kaydeden Dikici, suç içeren paylaşımlarla ilgili tespitleri adli mercilere intikal ettirdiklerini ifade etti.

Terör örgütleri sosyal medya üzerinden birbirine destek veriyor
Twitter'ın bilim adamları için dil, sosyoloji ve psikoloji çalışmaları için "altın madeni" niteliği taşıdığını vurgulayan Dikici, "sosyal medya" olgusunun yok sayılamayacak bir ölçeğe ulaştığına işaret etti.

Dikici, özellikle propagandalarla, algı yönetimiyle yürütülen ve "5.kol" olarak anılan faaliyetlerin, sosyal medya alanını da boş bırakmadığını, daha önce ideolojik veya farklı sebeplerle bir araya gelemeyen tüm marjinal gruplar ile terör örgütleri FETÖ, PKK ve DEAŞ'ın ve diğer organize grupların sosyal medyada birbirlerine destek verdiğinin görüldüğünü belirtti.

Özellikle sosyal medyanın gelişimini fark eden FETÖ'nün, bu alanın boş bırakılmaması için tabanına sürekli talimat verdiğini kaydeden Dikici, "Özellikle 17-25 Aralık sürecinde popüler olan FETÖ'cü sosyal medya hesapları incelendiğinde bu hesapların 17-25'ten önce açılmış, uyuyan hesapların darbe girişiminden sonra aktif hale gelmesini de elbette kimse tesadüf ile izah edemez." dedi.

Vatandaşlara tavsiye

Siberay projesi kapsamında vatandaşlara bilinçli internet kullanımının yanı sıra medya okur yazarlığı eğitimlerinin verildiğini dile getiren Dikici, vatandaşlardan, sosyal medyada gördükleri her habere inanmamalarını, resmi makamların açıklamalarına itibar etmelerini, merak ettikleri ya da dezenformasyon olarak değerlendirdikleri bilgileri kendileriyle paylaşmalarını istedi.