24.04.2020, 15:39

İnsanlığın kurtarıcısı daima peygamberlerdir

İnsan bilinçli yaşayan bilinçaltı bir varlıktır. Bilincinin daima bilincindedir ama bilinçaltının onu nasıl yönlendirdiğinin farkında değildir. Zekasıyla bıkmadan usanmadan düşünce boyutunda bilinç oyunları oynama derdindedir. Buna zıt olarak kalbiyle de duygu boyutunda bilinçaltının derinliklerinde tutku ve arzularının peşinde koşmaktadır. Din sonsuzluğa aralanmış bir kapı olarak insana bilinçaltının derinliklerine nüfuz etme imkanı sunmaktadır. Allah inancı yoksa insan bilinçaltından yoksun kalmış olarak mantık kısırlığında sadece bilinciyle yaşayan soy-suz bir varlıktır. Bu yüzdendir ki ateizm ve ateistler insanlık tarihi boyunca asla kurumsallaşamamaktadırlar. Bu yüzdendir ki ateistler sosyolojik bir soy bağı olan dine ve birbirlerine soydaşlık bağı ile bağlanan dindarlara haset ve kıskançlık duygularını özgür düşünce adı altında büyük bir öfke ve kinle yansıtmaktadırlar. Peygamberler sosyolojik olarak insanlığın öz babalarıdır; insanlığı bilincinin vahşetinden kurtararak bilinçaltının sonsuzluğuna taşımış kişilerdir.

İnsanlık peygamberlerle soy bağını yitirdiği oranda kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, feminizm gibi her türlü izmli ideolojilerinin boyunduruğu altına girmiştir. Bu anlamda Marx bir peygamber ve Kapital de bu peygamberin kutsal kitabıdır. Dolayısıyla izm'ler Tanrı'sı olmayan sözde peygamberlerin insanlığa dayattıkları şarlatanlıklarıdır. Hz. Muhammet'i kabullenmek istemeyen hristiyanlar ve yahudiler haçlı savaşlarının sonrasında kaderin bir laneti olarak sözde peygamberlerin etkisine kolayca girmişlerdir. Batı medeniyeti insanlık için " tek dişi kalmış canavar " olarak lanetli bir medeniyettir.

İnsanlık ölüm kalım savaşı verdiği bu günlerde aslında geleceği ile sınanmaktadır. Televizyonlarda bir zamanlar din adamlarını ve siyaset adamlarını dinlemekten uykusuz kalırken şimdilerde bilim adamlarıyla uykularımızı bile isteye kaçırıyoruz. Eninde sonunda bilincimizin yansıması olan bilimsel yöntemlerle bu salgından da kurtulacağız. Bilim adamlarına şükran duymuş olacağız salgına çözüm ürettikleri için. Bilim adamları da televizyon stüdyolarından üniversite koridorlarına döndüklerinde insanlık kendisiyle hesaplaşmak zorunda kalacaktır.

İnsanlık 1760'lardan sonra başlayan sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan her türlü sahte izm dinlerinden ve sözde peygamberlerden kurtulmak zorundadır. İnsanlık izm'ler peşinde koştukça onurunu yitirdiği oranda yoksullaşmıştır ve değerlerinden tepetaklak düşmüştür. İnsanlık koronavirüsle çaresiz bir şekilde bedenlerini ayakta tutmak adına ölümle savaşmaktadır. Aslında insanlık kendisiyle yüzleştiği ve ruhunu yeniden dirilttiği oranda kendisini kurtaracaktır.

İnsanlık koronavirüslü bugünlerde artık eninde sonunda, enleminde boylamında, kuzeyinden güneyine değin yahudilerin Musa'sına, hristiyanların İsa'sına ve en sonunda da müslümanların Muhammet'ine kucak açmak zorunda kalmıştır.

Peygamberlerle başlayan bilinçaltının derinliklerinde saklı sonsuz yolculuğumuza yeniden başlamak zorundayız. Yahudileri Tih çölünden çıkaran Musa'ya yeniden muhtacız. Koronavirüs günlerinde hristiyanların ölülerini dirilten İsa'sından medet ummak zorundayız. En sonunda da Peygamber Efendimiz Hz Muhammed (sav)'in en büyük ve daimi mucizesi Kur'an-ı Kerim'e sığınmak zorundayız.

İnsanlık için ışık daima orta doğudan yükselmiştir. İnsanlığın kurtuluşu yeniden Kudüs'ten, Mekke ve Medine'den, Şam'dan, Bağdat'tan, medeniyetimizin kalbi İstanbul'dan olacaktır. En sonunda da insanlığın büyük kurtuluşu, Fatih Sultan Mehmet'in yarım kalmış rüyası, kızıl elma adıyla Roma'dan İslam güneşi olarak doğacaktır.

İnsanlığın bilinçaltında saklı kızıl elmamıza ulaşmak en büyük umudumuz olmalıdır. Gören ve bilen kalplere ışık görünmüştür.

Arif Nihat Asya'nın müjdesini yeniden hatırlamalıyız.

" Konsun -yine- pervazlara
Güvercinler;
“hu hu” lara karışsın
Aminler…
Mübarek akşamdır;
Gelin ey Fatiha’lar, Yasin’ler!

Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi…
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın,
Yoksulların sahibi…
Nerde kaldın ey Resul,
Nerde kaldın ey Nebi? "

Yorumlar (7)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@