banner5

14.01.2019, 14:27

Kadına şiddet, taciz ve tecavüz mağdurları

Kadına şiddet: sokakta Pamuk prenses kadınlar, evde kül kedisi anneler ve eşler. İki bilinmeyenli denklem : çöz çözebilirsen. Güzel ülkemiz Türkiye'de bir gün Aile Bakan'ları hep kadın değil de erkek olursa bu sorun bir şekilde belki çözülür. Aile Bakanlığı şarkıcı Sıla'nın aile olmayan sorununa müdahil olduğu kadar travmatik çocukluk geçmişleri nedeniyle genelevlerde çalışmak zorunda kalan kadınlarının sorunlarına da müdahil olur mu?

İntizar: Bekleme, gözleme, ilenme, ilenç. Kadına şiddetin çözümünü bekliyoruz. İntizar ediyoruz.

"Kadına şiddet konusu, patolojik yani nedenleri bilinçaltında saklı derin bir konu. Aslında o erkeklerin bilinçaltında gizil eşcinsel duygular söz konusudur. Kendisi fantezisinde eşini başka bir erkekle hayal ettiğinde cinsel bir uyarılma yaşıyordur ama eşcinsellik korkusunu bastırmak için sanki kendisinin beğendiği o erkekle eşinin bir ilişkisi varmış gibi bir kıskançlık krizi yaratıyor. Sonra bilinçaltındaki bu eşcinsel olma korkularından dolayı faturayı kadına çıkarıyor."

Kadına Şiddet En Büyük Sorundur.

Eyvallah, Evelallah...

Sevgili ülkemizde bir de taciz ve tecavüz mağduru çocuklar sorunu var! Hiç konuşulmayan; konuşulmak bile istenmeyen bir sorundur. Bu sorunu, aile ve toplum konuşmaz; devlet ise kurum ve kuruluşlarıyla hiç konuşmaz. Suçlular yakalanırsa, hapishanelerde idam edilmezler ama ne hikmetse kendileri intihar ederler. Canilerce, mağdurlar öldürülmemişlerse ölmekten beter bir hayat yaşarlar. Ne soranları vardır ne de ellerinden tutan şefkatli bir el. Gözyaşları içlerine akar...

Cinsel Suiistimale Maruz Kalan Erkek Çocukların Duygusal Durumları

Erkek çocukların cinsel suiistimale karşı davranımları oldukça çeşitlidir. Çocukların gösterebilecekleri en önemli duygu , şaşkınlık duygusu olmaktadır. Şaşkınlık duygusu gerektiğinde birbirine zıtmış gibi görünen geniş boyutlu diğer hisleri de beraberinde getirebilir. Örneğin; cinsel uyanım, tiksinti, acı , zevk vs. gibi.

Bu çocuklar homoseksüellik olarak niteledikleri cinsel taciz karşısında kendi erkeklik rolleriyle uyum çelişkisine de düşebilirler. Eğer bu çocuklar kendilerine saldıran erkeklerin evli olduklarını , ya da herhangi bir kadınla cinsel ilişkide olduklarını keşfederlerse , onların eşcinsel olmayacakları izlenimine kapılıp , yalnızca kendilerinin eşcinsel olduklarına inanırlar ve belki de kendilerinin bu erkekleri baştan çıkarmış olabileceklerini zannederler.

Şaşkınlığın yanında cinsel taciz , kızgınlık hislerinin de oluşmasına yol açar. Çocuklarda faillere karşı öfke hissinin geliştiği görülür. Ne yazık ki bu faile dönük öfke sonradan çocuklar tarafından kendilerine yöneltilir. Kendi kendine öfkelenme , ileride çaresizliğe ve korkuya dönüşecektir. Çünkü çocuklar kendilerini yeterince savunamadıklarını ve faile itiraz etmediklerini düşünecekler ve çaresizliklerini korkuya dönüştüreceklerdir. Çocuklarda izlenilen korkular çok yönlüdür. Örneğin ; herhangi bir bulaşıcı hastalığa yakalanma korkusu, eşcinsel olma korkusu, erkekliğini kaybetme korkusu, ya da yeniden cinsel suiistimale uğrama korkusu gibi

Cinsel tacizden ötürü bu çocuklar kendilerini kirli hissederler ve böyle bir duruma yalnızca kendilerinin düşüğüne inanarak, bundan utanç duyarlar. Aldıkları hediyeler ve failler tarafından onlara sağlanan ayrıcalıklar onların bu utanç duygularını daha da pekiştirecektir.

Yukarıda açıkladığımız bu bilgiler ışığında zor bir soru sormak isteriz ama cevabını daha sonraki yazımızda açıklamak isteriz. Türkiye'nin başına bela olmuş hangi şahsiyet tecavüz mağdurudur? Cevaplarınızı bekleriz.

huseyinkacin@hotmail.com

Psikolog www.huseyinkacin.com

Yorumlar (1)
Cenk Demir 2 yıl önce
"Baba'nın Adının Hesaptan Düşülmesi"

Jacques Lacan "Les formations de l'inconscient" (Bilinçdışının Oluşumları) adlı yazısında şöyle der: Baba, söz'den ibaret olan yasası sayesinde mevcuttur ve sözü de sadece anne tarafından tanındığı ölçüde Yasa değerini kazanır. Eğer babanın durumu kesinlik kazanmazsa çocuk anneye tabi kalır.

Anneyle ikili ayna ilişkisinin çocuğu anneden ayıran, hadım edici gücü, annenin "Baba'nın Adı"nı, yani babanın simgesel ve yapılandırıcı işlevini tanıması olacaktır bu durumda; simgesel bir yasayla düzenlenen ve yapılaşan Oidipal üçlü ilişkiye geçişin koşuludur bu. Anneyle ikili imgesel ayna ilişkisinde takılıp kalmaysa narsisistik patolojinin temeli olacaktır Lacan'a göre. Annenin "eksiğinin" tamamlayıcısı olarak onaylandığı ölçüde libidinal yatırımı kendi ayna imgesinde takılıp kalan çocuk simgesel-kültürel Baba'yı, yani "Baba'nın Adı"nı kültürel özne olarak tabi olacağı yapılanmanın kurucu Yasası olarak tanıyacağı yerde, kendini Yasa yerine koyacaktır. Halbuki babanın işlevi olan bu simgesel hadım edilme, anneyle çocuk arasındaki ikili ve geçişli ilişkiyi dolayımlandırarak ayıran yasa olarak insan yavrusunun kurucu, kültürel anlamda yapılandırıcı, yani insanın diğer biyolojik türler içinde ayırt edici tek özelliği kültürellikse, o halde insanlaştırıcı hadım edilmesidir. Öyleyse annenin Baba'nın yasasını tanımayan tutumuyla kültürel-simgesel dizgenin dolayımlandırıcı işlevine ulaşamayan çocuk, annenin onayıyla kendi ayna imgesinin tamamlanmışlığı yanılgısında bulduğu narsisistik coşku nedeniyle gelişiminin henüz kültür öncesi bir evresinde takılıp kalmıştır. Erişkin yaşamın vaat ve kefaretlerinden azadedir artık o.

Annenin söyleminde "Baba'nın Adı'nın hesaptan düşülmesi", simgesel-kültürel yapılanmada çocuğun ona göreli olarak kültürel ve cinsel konumunu alacağı yerde bir boşluk, bir gedik, bir sessizlik bırakır. Bu, narsisistik söylemin genişleyici ve büyüklenmeci lafazanlığının doldurmaya çalıştığı bir boşluk, bir karanlık, bir sessizlik değildir sadece; öznenin yapılanmamış cinselliğinin çokbiçimli-sapkın çocuksuluğunun da sebebidir. Karşısında göreli bir konum alınacak simge olarak Fallus'un yokluğunda özne Fallus'un yerini de doldurmaya çalışacaktır beyhude bir çocuksu çabayla.

Jacques Lacan aşağı yukarı böyle dedi; analizlerine dayanarak söyledi bunları tabii; kendinden, hastalarından bunu anladı. Belki bir başka büyük psikanalistin, Janine Chasseguet-Smirgel'in kitabına önsöz yazarken Lacan'ın kuramının küçük bir özetiyle başlamak yadırgatıcıdır. Ancak Chasseguet-Smirgel'in tezleriyle Lacan'ınkiler arasında önemli yakınlıklar bulunduğu açıktır.

Chasseguet-Smirgel bu kitapta annenin, babanın işlevini dışlayan tutumuyla çocuğun anneyle ikili ilişkisine takılıp kalmasına nasıl sebep olduğunu anlatıyor. Belki çocuğun babanın işleviyle tam da kırılması ve böylece babayı bir ideal olarak koyması gereken bir gelişim aşamasında ben'in ideali olarak kendini yerleştirmekle gelişiminin nasıl çokbiçimli-sapkın ve üstelik büyüklenmeci bir çocuksu cinsellik aşamasında takılıp kaldığı tezine dayanan bir kuram ileri sürüyor. Ancak Chasseguet-Smirgel, psikanalitik kurumsal gelişimi ve ana akım psikanalitik yaklaşımın tarihi seyrini bilmeyenlerin anlamakta güçlük çekeceği bir tutumla Lacan'ın adı karşısındaki kendi göreli konumunu tartışmaktan ısrarla kaçınıyor bu kitapta. O halde bu karşılıklı konumları görelileştirme işini kısaca biz üstlenelim.

Önce Lacan'ın eserinin adeta felsefi bir antropoloji düzeyinde yer aldığını tespit etmemiz lazım; o tek tek bireylerden, bireylerin hikâyelerinden çok evrensel bir insan-simge ilişkisinden söz etmektedir. Simgesel dizgenin sadece gerçekliği temsil eden ikinci bir düzey olduğunu değil, bizzat insani-kültürel dizgenin gerçekliğinin simgesel bir gerçeklik olduğunu ve bundan başka bir şey olmadığını anlatmaya çalışmaktadır. Başka bir deyişle saymaca ve dilsel olanın ötesinde bizatihi kendisine ait bir gerçekliği yoktur insani-kültürel dünyanın, ya da varsa bile numenal özelliktedir. Dil rolleri dağıtır.

Bu soyut ve evrensel düzeyin tekil insan psikolojisi üzerindeki etkileri pek fazla dikkatini çekmeyecektir Lacan'ın. İnsanların tekil imgesel dramlarının hikâyesini bulmak zordur onun söyleminde. Oysa Chasseguet-Smirgel'in eserinde ön plana çıkan tek tek insanlardır, hikâyelerdir. İnsan, felsefi bir antropolojinin figüranı olarak yer almaz bu anlatıda, hikâyesi ve tüm imgesel acılarının ve yanılsamalarının gerçekliğiyle vardır. Gerçi bu insanlar içinde yer aldıkları deryayı, yani simgeseli bilmezler. Ama Lacan'ın eserinde de insanlar deryayla birlikte, deryanın bir parçası olarak vardırlar sadece. Yani sadece derya vardır. Böylece Chasseguet-Smirgel'in eseri klasik olarak psikanalizin konu aldığı insan hikâyelerini incelemesi bakımından Lacan'ın eserinde gözleyemediğimiz bir delillendirme ve ikna edicilik seviyesi yakalar. Lacan söyleyeceğini söylemiş, kendi hikâyelerini anlamayıysa insanlara bırakmış gibidir adeta. Oysa Chasseguet-Smirgel anlatmaya çalışır; hatta zaman zaman yansız psikanalist tutumundan çıkarak hikâyenin taraflarından biri olan anlatıcı kimliğinde buluruz onu. Bu kitapta sadece psikanalist olarak değil, insan olarak Chasseguet-Smirgel vardır.

Bu çerçeveden bakıldığında Chasseguet-Smirgel'in eseri Lacan'ınkine tam bir yanıt gibi durur; insani hikâyenin altını çizen bir yanıt. Demek ki bir tamamlayıcılığı var bu iki söylemin. Zaman bakımından Lacan önce Chasseguet-Smirgel sonra olmakla birlikte Lacan'ı anlamaya Simirgel'le başlamak, yani hattı geriye doğru takip etmek yerinde olacaktır okur için.

Bu durumda şüphesiz, basit ve zayıflamış bir yankı değildir Chasseguet-Smirgel'in eseri, başlı başına bir yanıttır. Dikkate alınması gereken bir yanıt... Ama gene de bütün bunlar yanıtın muhatabının adının hesaptan düşülmesini ne ölçüde telafi eder? Bilemiyorum.
-1
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:35
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12