Bismillahirrahmanirrahim
Bizleri; yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan ve kurduğu dünya ve diğer âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerin zerresinin hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd; ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlibeyti’ne, Ashabına, canımız ana ve babamıza, hocalarımıza, Allah (c.c.)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, din ve vatan muhafızı şehit ve gazilerimize
salât ve selam olsun!
Millet olarak hepimizi üzen sel afatından çıkarılması gereken derslerin ve tedbirlerin hakkıyla nasıl alınabileceğine dikkat çektiğimiz, geçen yıl 25 Nisan’da kaleme aldığımız “Fitneler ve Felaketler, sebeplerin sonuçlarıdır!” başlıklı yazımızı revize ederek önemine binaen tekrar ilginize arz ediyoruz.
“Kur’an’ın yolundan yüz çeviren insanlığın kendi eliyle yaptığı kötülükler yüzünden; hem toplumsal hem de doğal denge bozularak karada ve denizde haksızlık, adaletsizlik, kan, gözyaşı, dünya savaşları, nükleer felaketler, aşırı silahlanma, çevre kirlenmesi, uyuşturucu, alkol, cinsel sapıklıklar, terör ve anarşi gibi her türden fesat ve bozgunculuk ortaya çıktı. İşte Allah, yaptıklarının bir kısmını onlara daha bu dünyada böylece tattırıyor ki, bu gidişin yanlış olduğunu anlayıp yeniden maddi ve manevi tedbirler alarak Kur’an ilkeleri doğrultusunda huzura, emniyete ve barışa dönsünler.”
(Ana hayat ve Anayasamız Kur'an-ı Kerim, Rûm Suresi 41. Ayet-i Kerime Meali ve Kısa Tefsiri)
“İçinizden yalnız zalimlere dokunmakla kalmayacak (gayesiz ve gayretsiz olursanız hepinizi kuşatacak, yani kurunun yanında yaşı da yakacak!) olan bir fitneden sakının (ki ülkedeki ve yeryüzündeki zulüm odaklarına destek olanlar, yanlışlıkların yayılmasına ve zulümlere sessiz kalanlar, iyiliği emretmekten ve yaymaktan, kötülükleri önlemekten vazgeçenler de bu belalardan asla kurtulamayacaklardır). Bilin ki, gerçekten Allah (suçluları ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.”
(Enfâl Suresi 25. Ayet Meali)
İlahi mesajları; salgın hastalıklar, işgaller, savaşlar, sel, don, yangın, zelzele vb. afetler, helallerin terki ve haramların irtikabı gibi tüm musibet ve felaketlerin sebeplerin oluşturduğu birer sonuç olduğunu bizlere haber veriyor!
Yani “Ateş sadece düştüğü yeri yakmaz!”
Bu nedenle sebepleri ortadan kaldırmadan acı sonuçları azaltmak, yanan ve yaktırtılan ateşleri söndürmek mümkün değildir!
Yani vücudumuzdaki mikropları yok etmeden yaygın hastalık felaketini yok etmek nasıl mümkün değilse; en büyük terör mikrobu faiz, kumar ve israf mikroplarını yok etmeden fakirlik, işsizlik, bereketsizlik ve nüfussuzluk felaketlerinin sonuçlarını yok etmek mümkün değildir!
Süresiz nafaka, kadının beyanı esastır, kadınlara eş yerine iş teşviki, genç yaşta evlenenlere hapis cezası, dijital (Deccal) medyanın helal kazanç yerine faiz, kumar, israf, sanal kumar gibi haramları ve evlilik yerine fuhuş, flört ve zina ahlaksızlığını yayıyor olması sebepleriyle yaygınlaşan kadın cinayetleri, aile yuvalarının yıkılması ve evliliklerin süratle azalması fitne ve felaketlerinin sonuçlarını da, kendi oluşturduğumuz bu zulümleri kaldırmadan yok etmek mümkün değildir!
Milli ve maneviyata dayanmayan eğitimsizlik, ehliyetsizlik, liyakatsizlik, emanetsizlik, istişaresizlik, maneviyatsızlık ve ahlaksızlık hastalıkları sebepleriyle artmakta olan bireysel ve toplumsal sıkıntılar, bunalımlar, fitne ve her türlü sel, zelzele vb. felaket sonuçlarını da aslımıza, özümüze, milli, manevi ve ahlaki değerlerimize dönmeden, maddi ve manevi tedbirleri almadan yok etmek asla mümkün değildir!
Başsızlık, ırkçılık, mezhepçilik, tarikatçılık, particilik, hasetçilik, fesatçılık mikropları sebebiyle meydana gelen yeryüzündeki tüm Siyonist ve emperyalist düşmanların savaşlarla işgal, tecavüz vb. zulüm, fitne ve felaket sonuçlarını barışıp birleşerek Hak ve Adalete dayalı Süper Güç Devletimizi inşa etmeden yok etmek de asla mümkün değildir!
Netice;
Her sene artarak devam eden tüm bela ve musibetlerin yukarıda kısmen özetlediğimiz sebeplerini birlikte ortadan kaldırmak için nefsimizi, neslimizi ve toplumumuzu önce sadece Allah’ımıza kul olmak, ölüm ve ötesi Ahiret yurduna ve torpilsiz Mahkemeye hazırlamak için elbirliğiyle çalışırsak; imani, ilmi, ahlaki, din ve vatansever nesiller eliyle alınacak maddi ve manevi tedbirlerle sel, zelzele, iflas, boşanma vb. afat, felaket ve fitnelerin acı sonuçlarını azaltabiliriz!
Zira;
“Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, her işte, her şeyde ve her zaman buyruğunu yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.”
(Talâk Suresi 3. Ayet-i Kerime Meali)
İlahi mesajı en büyük güvencemiz ve sigortamızdır!
Allah’ımız İsm-i Azam'ı hürmetine ve Rahmet Elçisi eşsiz Önderimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz hürmetine şirk, inkâr, sel, zelzele, yangın, umumi hastalık, savaş, işgal ve inançsızlık gibi bela, musibet, sel ve zelzele gibi afat, fitne ve felaketlerle bizi imtihan eylemesin!
Ve bizi tüm bela ve musibetlerin acı sonuçlarından muhafaza buyuracak maddi ve manevi tedbirleri acilen almayı lütfeylesin!
Son 84 yılın yağış rekorunun yaşandığı İstanbul’umuza geçmiş olsun.
Bu afette vefat eden kardeşlerimize Rabbim rahmet etsin. Böyle afetlerden, deprem ve cümle musibetlerden hepimizi korusun. Manevi ve maddi tedbirleri hakkıyla alacak ahlakı, bilgiyi ve imkânları tez zamanda nasip etsin.
Âmin.
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mescid-i Aksa’mızla beraber, tüm Filistin’imizin ve Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle
Cumamız mübarek olsun!
Selam, sevgi ve duayla
www.sevkiyilmaz.net
Twitter: @sevkiyilmaz
Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955