Bismillahirrahmanirrahıım...

Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan ve kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize

salât ve selam olsun!

“Ey iman edenler! Ey imanla İslam nimetine ve şerefine kavuşanlar!

Allah'ın ilke inkılabı olan ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya ve sağlamaya memur tek yetkili Resul’ünün (sav) size tevdî ettiği emanetlere, görevlere, sorumluluklara Kur'ân'a ihanet etmek suretiyle sakın Allah ve Resûlü'ne hâinlik etmeyin! Aksi hâlde, dininiz, malınız, aileniz, nesilleriniz, sağlığınız, insânî değerleriniz, doğal güzellikleriniz gibi korumanız için size teslim edilmiş olan kendi emânetlerinize bile bile ihânet etmiş olursunuz!"

“Şunu iyi bilin ki, mallarınız, makamlarınız ve çocuklarınız ancak ve ancak iman ve teslimiyetinizi ölçmek üzere size emânet edilmiş birer imtihân aracından ibarettir ve Allah’ın katında, dünyanın basit ve gelip geçici nîmetlerinden çok daha büyük bir ödül vardır. Öyleyse, bu muhteşem ödülü kazanmak için var gücünüzle çalışın ve unutmayın ki, bu çabanızda Rabb’iniz sizi asla yardımsız bırakmayacaktır!” (Ana Hayat ve Anayasamız Kur'an-ı Kerim, Enfal Suresi 27-28. Ayet-i Kerimelerin Meal ve Tefsiri)

Bu ilahi mesajlardan, Allah’ımıza ve O'nun elçileri resûl efendilerimize isyan ederek ihanet damgası yiyenlerin sadece Firavun, Nemrut, Mao, Lenin, Trump, Netanyahu vb. gibi kâfirler olmadığını; Müslümanlardan da hain ve zalim çıkabileceğini anlıyoruz!

Yukarıdaki ayetin “Ey kâfirler!” yerine “Ey müminler! Allah ve Resul’üne ihanet etmeyin…” hitabıyla başlaması, müminlerden de Allah ve Resûlü'ne ihanet eden hainlerin olduğuna ve kıyamete dek olabileceğine bir işaret olduğunu asla unutmamalıyız!

Ve o “mü'min hainlerden” olmamak için aşağıda özetlediğimiz İslami ilkelere acilen dönmeliyiz:

Asrımızın modern putları olan laisizm, deizm, kapitalizm, sosyalizm, komünizm, ateizm vb. şeytani izmler olan şirkentin her çeşidinden ayrılıp tevhidi bir imanla, İslami düzene dönerek Allah ve Resûlü'ne ihanetten kurtulmalıyız!

Allah’ımızın ve Resulullah Efendimizin (sav) en büyük emaneti Kur'an-ı Kerim’e ve onun yaşanan tefsiri olan sünneti seniyeye yönelik süregelen asırlık boykotu kaldırarak Allah ve Resûlü'ne ihanetten kurtulmalıyız!

Secde emrini terk ederek (ebedi lanetlenen) İblis'in yolundan; beş vakit namazla bağlanarak, Cuma'yı tam olarak serbest kılarak, çıplaklığın yerine tesettüre sarılarak, hayasızlık yerine hayâ ve edebi yayarak, sahtekarlığın ve dolandırıcılığın yerine dürüst ticareti ve alışverişi teşvik ederek Allah ve Resûlü'ne ihanetten kurtulmalıyız!

Allah’ımızın emaneti olan aklımıza, bedenimize, canımıza, namusumuza ve malımıza; (şeytani şer saldırıları olan) alkol, uyuşturucu, kumar, israf, rüşvet, faiz, fuhuş gibi haram mikroplarını devletimizde yasaklatarak ve nefsimizde terk ederek Allah ve Resûlü'ne ihanetten kurtulmalıyız!

“Allah, emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri) mutlaka ama mutlaka ehil ve emin kimselere vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman mutlaka adaletle hükmetmenizi emrediyor!” (Nisa Suresi, 58) ilahi mesajındaki talimatlara uyarak Allah ve Resûlü'ne ihanetten kurtulmalıyız!

Allah’ımız; (başta insan olmak üzere) yarattığı tüm mahlukatına yapılan haksızlığı ve zulmü Kendisine ve Resûlü'ne yapılmış ihanet olarak kabul ediyor!

Üstadın Gençliğe Hitabesi'nde:

“Türk'ü madde plânında kurtardıktan sonra ruh plânında helâk edici tam dört devre bulunduğunu gören... Bu devirleri yükseltici aşk, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde dimdik bekleyen bir gençlik...”

sözleriyle belirttiği gibi batılılaşma süreciyle başlayan üç asırlık bu büyük ihanetin bedelini tüm ümmet coğrafyası olarak acı bir şekilde ödüyoruz!

Bu karanlık şirk döneminin bitmesini istiyorsak kınıyanların kınamasına ve kuduranların kudurmasına aldırmadan Üstad’ın müjdelediği İslam medeniyetiyle yeniden doğuş ve diriliş dönemini hızlandırmalıyız!

Bu beklenen dönemi başlatan ve başlatacak olan Allah’a ve Resûlü'ne sadık kullarına selam olsun!

Her işinde Allah ve Resûlü'ne sadık olanlardan eylesin!

“Ey müminler! Size (ailenize, nesillerinize, sosyal hayatınıza ve her şeyinize) hayat verecek (sizi canlandıracak, sizi ıslah edip düzeltecek) şeylere (Kur’an'daki hayat verici mesajlara) çağırdığında, Allah ve elçisinin (bireysel, toplumsal, kültürel, ekonomik, siyasi, ahlâkî yönlerden dirilişinizi sağlayacak her konuda) çağrısına icabet edin.” (Enfal Suresi, 24) ilahi mesajı yeniden doğuşumuza ve dirilişimize vesile olsun!

Âmin!

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa'mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...

Şevki Yılmaz
www.sevkiyilmaz.net

Twitter: @sevkiyilmaz
Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955