Bismillahirrahmanirrahıım
Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan, kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salât ve selam olsun!
Merhum Adnan Menderes ve dava arkadaşlarının idam edilmelerinin yıldönümündeyiz.
İdam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dişişleri Bakanı Hasan Polatkan, Maliye Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve zehirletilerek hayatına son verilen Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz!
Allah (cc), makamlarını sevenleriyle Cennet eylesin!
İdam ettirtenleri ve payandaları cuntacı satılmışları da lanetle anıyoruz!
O günleri anlattığımız; 30.12.2011 tarihli ''İmralı'dan...'' başlıklı yazımızda unutamadığımız bir takım hatıraları 15 yıl önce kaleme aldığımız aklımıza gelince, o hatıraları tekrar anmak ve günümüze bakan yönüyle sizinle tekrar paylaşmak istedik!
Okuyucularımızın malumlarıdır ki;
Dini ve Milli değerlerimizi koruma, vatanımızı müdafaa ve halkımızı maddi-manevi sahada müreffeh kılma mücadelesi, bu mücadeleyi verenler ve Onları korkusuzca her zaman destekleyen Milletimiz adına daima sıkıntılı ve ızdıraplı olmuştur.
Ve Bizlerde “Din-ü Devlet ve Mülk'ü Millet Muhafazası” için bedel ödemeye de daima hazır olmalıyız!
İslam Tarihi bunun örnekleri ile doludur.
Asr-ı Saadet’in her iktidar döneminde bedel ödenmiştir.
Önce İslam devlet başkanları Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali ile oğlu Hz. Hasan, (radiyallahu anhum) silahlı, derin, sivri, eşkiya güçleri tarafından (kimi zehirlenerek, kimi Kur’an-ı Kerim okurken, kimi secdede katledilerek) şehid edildiler.
Ehli Beyt’in incisi, büyük Şehid Hz. Hüseyin (r.a) ve ailesinin zalim Yezit iktidarına karşı Kerbela’daki mücadelesinin bedeli, kalemlerin yazamayacağı, dillerin anlatamayacağı kadar ağırdır, acıdır, ızdıraplıdır.
Merhum Şehid Adnan Menderes ve ailesinin dramı ve çilesi de, (adeta) Ehli Beyt’in Kerbela Faciası gibidir.
Suçları sadece halkın mutluluğu ve ülkenin kalkınması için çalışmak olan bu ailenin dramı mutlaka dizi yapılmalı ve gelecek nesillere bu kahramanlar tanıtılmalıdır.
Başbakan Menderes’in, 1959 yılının 17 Şubat sabahı İngiltere’ye giderken, Londra yakınlarında hâlâ bilinemeyen nedenlerden dolayı uçağı düştü. Yolcuların çoğunun öldüğü bu uçak kazasından sağ salim kurtulan Menderes, 2 yıl sonra da aziz ordumuza ve yargımıza yuvalanan Silahlı Eşkiya Kuvvetleri haydutları eliyle idam edilerek şehadet şerbetini içti.
Merhum Menderes'in bacanağı Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’la beraber Mason odakların talimatlarıyla, Yassıada’da formalite icabı yargılanıp, 17 Eylül 1961’de İmralı adasında idam edildiler..
Bir aileden iki bacanak siyasi kurban verildi.
Adnan Menderes ailesinin üç erkek evladının da sonu bize Kerbela sahnelerini hatırlatır!
Büyük oğul Yüksel Menderes, 1972 senesinde banyoda ölü bulundu.
İntihar süsü verilen bu suikastta, kendisine ait olduğu iddia edilen ‘veda yazısının’ sonradan asılsız olduğu, başkası tarafından yazıldığı ortaya çıktı. Ardından diğer oğlu Mutlu Menderes 'te Ankara’da şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.
En küçük oğlu Aydın Menderes abimizin hayatı da çile ve ızdırap doludur. (Allahımız hepsine Rahmet etsin!)
1996 yılında Refah Partisi’nde siyasete devam ederken Afyon Sandıklı ilçesinde abisi Mutlu gibi trafik kazası geçirir ve boyundan aşağı tüm vücudu felç olur. Bir ailenin üç evladının, yaş sırasına göre siyasi sahadan tasfiye edilip, hayata veda etmeleri düşündürücü değil midir?
Merhum Aydın Menderes abimiz ile 1994 yılında Rize Belediye Başkanlığımız döneminde tanışmıştık.
Rize sahilindeki İsmet İnönü Bulvarı’nın ismini, Şehid Adnan Menderes Bulvarı olarak değiştirmiştik.
“Neden İsmet İnönü ismini kaldırıp, Adnan Menderes ismini yazdırdınız?” diye soran malum medya mensuplarına ‘katille maktul yer değiştirdi’ diye cevap verince, merhum Aydın Menderes abimiz telefonla arayıp tebrik ve teşekkürlerini bildirmişti.
20. Dönem milletvekilliğimiz sırasında da unutulmayacak anılarımız oldu.
Bir gün, bir akşam namazı meclisin mescidinde namaza girdim ve cemaate uydum.
Çok güzel sesi ve tecvidli kıraati olan imam selam verince, namazı kıldıranın Aydın Menderes abimiz olduğunu görünce şaşırdım.
‘Bu güzel okuyuşu nerede öğrendiniz?’ diye sorunca: “Merhum babam (Adnan Menderes), Başbakanlık konutuna gizlice imam (merhum Hafız Şerafeddin) getirtip bizlere Kur’an-ı Kerim’i ve İslam bilgilerini öğretirdi...” diye cevap verince bu aileye sevgim ve hürmetim daha da artmıştı.
Partimizin milletvekillerinin Antalya’daki toplantısına giderken, Sandıklı’da trafik kazası geçirdiğinde, kazadan yarım saat sonra yanına ilk ulaşanlardanız!
Hastanede bir battaniyenin ortasında uzanmış şekilde yatıyordu.
Bizi görünce şaşırdı ve sevindi.
Orada da metanetini korumuştu.
Kendisini, “Geçmiş olsun abi, Allah şifa versin” diye teselli etmeye çalışırken, “Hocam biz kadere iman etmişiz. Ailece çilelerle birlikte yaşadık. Takdir ne ise o olur. Allah’ın (cc) lütfu da hoş, kahrı da hoş. Biz ölüm dâhil her çileye hazırız” diyerek üzgün olan bizleri teselli etmeye çalışmasını unutamam.
Tam 16 yıl tekerlekli sandalyeye bağlı felçli bir hayat...
Şikâyet yok, isyan yok, yılma yok.
Sabır var, tebessüm var. Ve yılmadan insan hak ve özgürlüklerin hâkimiyeti için çalışma azim ve kararlılığı var. Mücadele var.
Ve o çok zor, çileli yıllar, gün geldi ve geçti.
Bugünlere sabırla, metanetle, nusret-i İlahi ile kavuştuk elhamdulillah.
Ve gün geldi Osmanlı Cihan Devletini içerden çökerten Mason Sebataist dönme çetelerle bu asırlık mücadele şimdi meyvelerini vermeye başladı elhamdülillah.
Devran döndü!
Sap döndü, keser döndü elhamdülillah!
Şimdi Cuntacılar, darbeciler, 28 Şubatçılar, postalyalayıcılar vb hesap vermeye başladılar.
Milletimiz derin oyunları gördü!
Her 10 yılda bir yapılan darbelerle bağımsızlığımıza, ekonomimize, inancımıza ve geleceğimize darbe yapıldığını anladı.
Ve iradesine sahip çıkarak, ''seçmek yetmez, seçtiğini korumakta lazım'' prensibiyle 15 Temmuz’da meydanlara çıkarak küresel sömürgeci emperyalistler karşısında dün savunamadığı Sultan Abdulaziz'in, Sultan II. Abdulhamid'in, Menderes'in, Özal'ın ve Erbakan Hocamızın intikamlarını Tayyib Erdoğan Evladına canı pahasına sahip çıkarak ziyadesiyle aldı Elhamdulillah!
Şimdi millet ve devlet elele vererek, darbelere darbe yapma dönemi başladı Elhamdulillah!
Bu dönemde daha güçlü, bir ve beraber olmaya başladık Elhamdulillah!
Bu birliğin ve barışın devamı için;
Siyasi hareket, kendine sahip çıkan millete hizmette kusur etmeden; milletinin sofrasında ekmeği, hanesinde sevgiyi, mahallesinde huzuru, ülkesinde barışı artırarak aşkla hizmete devam etmelidir.
Yassıda ve İmralı unutulmasın diye o (Kerbela alanlarını) ibret ve ders almak için halkımızın ziyaretine açan ve o mekanları cuntacılardan alınan rövanşın (hesap sorma müzesine) dönüştüren Reisicumhurumuz Receb Tayyib Erdoğan kardeşimizi tebrik ve ekibiyle beraber kendisine teşekkür ediyoruz!
Allahımız,
Geçmişteki Kanlı-Silahlı ve Kansız-Sandık darbelerinden ders alarak bilhassa darbelerin en acısı olan sandık darbelerini önleyici Maddi ve Manevi tedbirleri acilen almamızı İktidarımıza ve hepimize nasib etsin!
Silahlı Darbe Şehidlerimizin şefaatleri hepimizin üzerine olsun!
Şeytan ve Siyonit, Emperyalit yandaşlarının yapmaya devam ettikleri faiz, fuhuş, kumar, uyuşturucu ve vs.. darbelerinden neflslerimizi ve nesillerimizi Hafız İsmi Şerifi hürmetine muhafaza buyursun! Amiin
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa'mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...
Şevki Yılmaz
www.sevkiyilmaz.net
Twitter: @sevkiyilmaz
Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955
İnstagram: sevkiyilmaztr