Kıymetli kardeşlerim.
Son günlerde yaşanan gelişmeleri hep birlikte izliyoruz. Tarih bilinci olanlar için bu minvalde yaşananların bir "tekerrür" olduğu ve hakkıyla "ders" alınmadığı gerçeğiyle yüzleşmekteyiz.
Oysa bu mücadelenin geçmişi; gül bahçemizdeki ayrık otları ve devasa ormanımıza kasteden bizden görünen kundakçılarla verilen mücadele ile doludur.
Bu minvalde 18 haziran 2020 tarihinde kaleme aldığımız "İKTİDARLARI SADECE HESABİ NİFAK YIKAR!" başlıklı yazımızda uyarularda bulunmuş ve o kundakçı HESABİLERE dikkat çekmiştik. O yazımızdan mülhem bugüne ve yarına bakan yüzüyle tarihin ibret sayfalarına bir kez daha nazar edelim ve kendimize gelelim.

Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri; Yeryüzünün en üstün ve en şerefli varlığı insan olarak yaratan, akıl nimetiyle donatan, sayısız nimetlerinin en üstünü Müslümanlardan kılan ve kurduğu Dünya ve diğer Âlem sofrasında sayısız nimetleriyle yaşatan ve tüm nimetlerinin zerresinin bile hesabını hepimize bir nefes yakın olan ölümümüzle başlayan Kabir Hayatımızdan itibaren Ahiret ’in büyük buluşma ve duruşma gününde soracak olan Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd ve Eşsiz Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Hocalarımıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mümin kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize

salât ve selam olsun!

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz ve hasbi ashabının Mekke-i Mükerreme’deki tebliğ ve davet döneminde münafık (ikiyüzlü) hesabi bir tek kişi yoktu!

Çünkü o dönemde Müslümanlardan gözükmek; açlık, dayak, işkence, sürgün ve ölüm demekti!

Hicretle gerçekleşen Medine-i Münevvere merkezli Müslümanların iktidarı döneminde mal ve makamkoliklerin tuzakları sebebiyle iftira var, haset var, fitne var ve nifak var! Bu hesabi münafıklar; Bedir’de, Uhud’da ve Hendek’te Müslümanları hep arkadan vurdular!

Mü'minlerin Emiri Hz. Ömer (r.a.) Efendimizi secdede şehit eden suikastın arkasında da bu nifak ehli hesabiler vardı!

Mü'minlerin Emiri Hz. Osman (r.a.) Efendimizi evinde Kur'an-ı Kerim okurken şehit eden suikastçıların arkasında da iktidarın içindeki Mervan gibi hain, hesabi mal ve makamkolikler vardı!

Peygamberimizin ashabını içeriden vuran, Cemel’de ve Sıffın’da birbirine düşüren Abdullah b. Übey b. Selül gibi hesabi melun münafıklardı.

Mü'minlerin Emiri Hz. Ali (r.a.) Efendimizi de Kûfe’de caminin içinde secdede şehit ettiren suikastçıların arkasında da içerideki münafıklar, mal ve makamkolik hesabiler vardı!

Peygamberimizin biricik torunları Hz. Hasan (r.a.) Efendimizi Medine’de, Hz. Hüseyin (r.a.) Efendimizi Kerbelâ'da şehit eden zalimlerin arkasında da hesabi mal, makam ve hasetkolikler ile münafıklar vardı!

Devleti yönetenler iktidarda kalmayı istiyorsa; Es-Sâbikûn el-Evvelûn olan hasbi kadrolarla el ele vererek içindeki bu hesabi mal ve makamkoliklerin ve onları şer niyetlerine, çirkin emellerine alet eden münafıkların oyunlarını mutlaka bozmalıdır! Ve bu güruh mutlaka tasfiye edilmelidir!

Bize düşen, bu hesabiler karşısında Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin nebevî metodunu uygulamaktır. Hasbilerle çıktığı yola hasbilerle devam etmektir!

Zoru görünce hemen kaçan, "paraşüt ekibi" dediğimiz yolda buldukları hesabileri, beraber yola çıktıkları hasbilere tercih etmemektir!

Ehliyet, emanet, adalet, meşveret, uhuvvet ve sadakat ilkelerinden asla taviz vermemektir!

Zira millî mücadele davasında hiç kimsenin ama hiç kimsenin yanlış yapma hakkı ve lüksü yoktur!

Bu dava; canları pahasına emek veren, çalışan ve ağır bedeller ödeyen hasbilerin omuzlarında yükselerek iktidara gelmiştir! Kendisini iktidara taşıyan fedakâr ve cefakâr hasbi bu tabanı küstürücü ve münafıkların eline fırsat verici yolsuzluk, israf gibi haram adımlar atma hakkımız ve lüksümüz yoktur!

Bu acı akıbeti yaşamamak isteyen her millî iktidarın; ilim ehli, hâl ehli, salih, muslih, muhsin ve muhlislerden oluşacak hasbi uyarıcı bir İlim ve Ahlak Kuruluna acil ihtiyacı vardır.

İktidarların Akşemseddin, İbn-i Kemal, Zembilli Ali ve Sarı Hızır Efendiler gibi uyarıcılara ihtiyacı vardır!

Osmanlı Cihan Devleti'nin çöktürülme döneminde 33 sene iktidarda kalmayı başarmasına rağmen Sultan Abdülhamid’i ve koskoca Cihan Devletimiz Osmanlı'yı, iktidar içindeki hesabi dalkavuk, mal ve makamkolik ihanet şebekesi ile nifak çetelerinin yıktığını da asla unutmayalım!

Ayrıca disiplin kurulları formaliteden çıkarılıp adil karar verecek etkili ve yetkili hâle dönüştürülmelidir!

İktidarlar; hesabi şakşakçı dalkavuklarla ve arabozucularla değil, hasbi uyarıcılarla ve arabulucularla ayakta durabilirler!

Unutmayalım ki; milletin iktidarı, iktidarın milletine döndüğünde çöküş kaçınılmaz olur!

Adaletin, ehliyetin, emanetin iktidarı; iktidarın adaletine, ehliyetine ve emanetine döndüğünde de yıkılış mukadder olur!

Ve bu, her devlet ve her iktidar için asla önlenemeyecek bir Sünnetullah’tır!

Allah (c.c.), hesabi çıkar ve nifak grupları karşısında hasbilerin daim yâri ve yardımcısı olsun! İçindeki hesabi mal ve makamkolik kenelerden, nifak urlarından ve irinlerinden iktidarımızı ve tüm ömrünü dinimize ve devletimize harcadığına şahit olduğumuz Reisimizi acilen kurtarsın! Amin.

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa'mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...


www.sevkiyilmaz.net
Twitter: @sevkiyilmaz
Facebook: @sevkiyilmaztr @sevkiyilmaz1955