"Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler..
"Durumdan duruma geçişler bütünüdür her şey. Bu değişmeler ve geçişler, kişilerde, sürelerde, kent ve kasabalarda olduğu gibi, tüm evrende, ülkelerde, kıtalarda, zamanlarda ve devletlerde de olur."
''İbn-i Haldun"
Devletlerin yaşadığı müddet içerisinde güçlü olmasının ana nedeni; bulunduğu coğrafyayı canı kadar seven, o toprak parçasının Dünyanın en zengin, en müreffeh, en huzur dolu, bir Vatan olması için çalışan kadrolarla, çalışkan halka, Vatanını seven tüm bireylere ihtiyacı vardır. Bu amaçla yetişen inançlı, güçlü nesiller ile destek bulması, bu amacın hayata geçmesi için şarttır.
Son günlerde okulların eğitime kapanmasının kutlamaları yapılmaktadır. Bazı okul yöneticilerinin kapanış günlerinde öğrencilerine özgürlük adı altında, bizim örf ve geleneklerimize aykırı durumları yaşattıklarına şahit oluyoruz. Bu durum kabul edilecek bir durum değildir. Hatta bazı körpe beyinlerin öğretmenlerin yönlendirmesi ile, lgbt reklamı yapan sahne önünde görüntülerinin oluşmasına kadar işi ileri götürdüklerine şahit olmaktayız.
Özellikle MEB BAKANLIĞI YETKİLİLERİNİN BU OLAYLARA MÜDAHİL OLMASINI BEKLİYORUZ.
Öğrenci velilerinin bu işlere göz yumması da kabul edilecek bir durum değildir.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ temel amacı; Vatanını, Milletini seven, Devletine bağlı ÜLKEYE her alanda hizmet edecek olan, gençlerin yetişmesi için gayret göstermesidir. Bu amaçla eğitim ve öğretim kurumlarında, yeni nesilleri yetiştirilmelidir. Böyle ağır bir sorumluluğu olan kurumların, yanlış ve hatalı işlerde ısrar etmeleri kabul edilecek bir durum değildir.
Bunun böyle olması için, bu amacı hedef edinmiş nesiller yetiştirmek gerekir.
Olaya bu açıdan bakan bir öğretmen dostumuzun İHL okulları ile ilgili değerlendirmesini sunuyorum.
''Bu Bir İmam Hatip Savunmasıdır...
Son zamanlarda birçok anne babanın dilinde ortak bir cümle
"Bizim çocuk İmam Hatip'e gitmek istemiyor."
Seküler kesimden duymaya alışık olduğumuz bu söz artık dindar insanların da ağızlarında ve hatta düşüncelerinde...
Bu insanların kimisi bu okuldaki derslerin yoğunluğundan, kimisi kıyafet konusundan, kimisi yeterli bir din eğitiminin olmayışından, kimisi öğretmenlerin yetersizliklerinden, kimisi siyasi sebeplerden, kimisi o veya şu sebepten İmam Hatiplere mesafe koymuş durumda...
Bazı konularda haksız da değiller ...
Lakin alternatif zannedilen diğer okulların durumu ise henüz masaya yatırılabilmiş değil. Şu kadarını söyleyelim: Nitelikli birkaç okul hariç seküler eğitim iflasın eşiğinde ve birçok konuda büyük bir kopuş ve kriz yaşanmakta... (Türkiye'nin en önemli meselesi budur ve acilen bu konuya neşter vurulmalıdır.)
Her şeye rağmen bu toprakların önemli değerlerinden olan İmam Hatiplere sahip çıkmak hepimizin öncelikli görevi olmalı, varsa hata ve kusur birlikte düzeltilmeli.
Çünkü ahlak ve maneviyatın ertelendiği bir eğitim anlayışının hem insana, hem aileye hem de topluma vereceği zararın telafisi mümkün değil...
Bize önce evlat lazım;
Doktor, hâkim, mühendis sonraki mesele...''
Bu değerli analize katılmamak mümkün değil...
Benim ilave edeceğim en önemli husus şudur. İmam Hatip okullarında görev yapan kadroların taşıdığı sorumlulukları çok iyi bilmeleri gerekir. Oraya gönderilen çocuklar size birer emanettir. Bazı takıntılı tavırlar sergileyerek, öğrencileri okuldan soğutmak, hatta o, okullardan ayrılmalarına neden olmak büyük bir vebaldir. Gerek dersleri bahane ederek, gerek şahsi tavır ve davranışlarınızdan dolayı; o, okullardan bir öğrencinin ayrılmasına sebep olarak, ağır bir vebale girmeyiniz. Size emanet edilen bu gençlere sahip çıkınız. Unutmayınız kardeşlik içerisinde, o okulların havasını isteyerek, soluyarak o binalarda dört yıl geçirmeleri bile bir kazanımdır. Gereksiz not anlayışı, gereksiz, müfredat dayatması ile gençleri sıkmayınız. Untmayınız onlarda bu toplumda yaşıyorlar. Okullarından dışarı çıkınca bu çevre ile karşılaşıyorlar. Yani bu toplumun bir parçası halindedirler. Siz onlara ne kadar bir manevi hava verirseniz onlar, o, aldıkları bu manevi hava ile çevre ile mücadele edecekler...
O halde sizler bu manevi ikimi onlara kazandırmanın sevabını tercih ediniz. Okullardan uzaklaştırmanın vebalini değil...