Memlekette bir Hasan abi vardı. Muhatabını dinlerken, mahalli ağızın bütün özelliklerini kuşanarak, hep şöyle mukabele ederdi: "Doğru... Didiğin doğru!" Doğrunun bu kadar munis ve sevecen hâl aldığı başka bir denklem hatırlamıyorum desem yeridir.

Evet... Doğru! Dediğin doğru... Hem eğri de ne ola ki? Cam kırıklarıyla bezenmiş saçlarımda gezinen rüzgâr ezelden hâki... Hille'de Fuzuli meşrebim, Yedi Tepede Baki!

Eğriler çok konuşkan aslında... Lisanı münasip kavramı grafik eğrileri için kullanılsa sırıtmaz inanın... İstatistik ilminin çizdiği eğrilerden doğruları sağabiliyor insan... Gerçi ne sağmak isterse o da sağanın sütüne kalmış... Öyle ki! Vaziyet rahmet yoluna yürümeye müsait ise doğrudan yağmur olup yağabiliyor.

Doğru çizmek için üç nokta gerek... Belki bu sebepten her yarım cümlemin sonu üç noktalı... Geometrik tahayyüllerin bileği bükülür mü? Acaba özümdeki teleskoptan el uzatsam... Semada titreyen sitareler yerinden sökülür mü?

Eğriden kıvrılıp giden bir köy yolu misali... Tozlu, dikenli, ıssız... Doğrunun akıbeti hep apansız! Eğrilen yün, ip olup çileye sarılır yalansız. Çile şairi, boşuna ciğerinden kan çekmemiş kalemine... Varmak arzusuyla O kutlu "El Emin"e!

Doğru, doğudan batıya uzanan... Doğumdan ölüme kadar kanat çırpan bir üveyik belki... Eğri tepeleri mesken eylemiş hasretler kadar buruk! Hasret deyince, kolu kanadı kırılan bozkır yüreklerde yankılanır doğrunun saltanatı... Teslimiyet üzre tımar edilmiş eğrilerden mülhem! Ah gadasını aldığım hakikat! Çorak arazilerde bile dosdoğru yeşermek kuşkusuz rikkat! Kem niyetlere takılıp düşmeyelim aman dikkat!

Eğrisi doğrusu... Dağlar misali hep dikine uzar tefekkür bulutu... Sisli yaylalar tereddüt varmış hissi zerketse de... Ortadan konuşur kemençe... Lafı çok uzatmaz. Peşrevden sıyrılıp türküye geçilmeyen zamanlara inat, horon teper fikirler! Anlaşılamamış olmak kararsızlığı ile tekrar etmeli! Bizi böyle sükuta uğratan endişe değil. Yapılan her işlemde "elde var" kabinine kilitlenmiş olmak. Burada birden gönle düşen Abdurrahim Karakoç üstadın İsyanlı Sükut şiiri de yakıcı kesin... Neyse, eş dost "nörüyon" deyip halimize gülmesin! Lakin burada doğruyu söylemek lazım: Artık elde var avuçta yok!