Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Suriye’ye geldi. Bakan Fidan, Şam Havalimanı’nda Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani tarafından karşılandı.
Fidan, ziyareti kapsamında mevkidaşı Şeybani ile bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın mevkidaşı Şeybani ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısındaki konuşmasından satır başları ise şöyle:

"Değerli basın mensupları; öncelikle ev sahibimiz, değerli kardeşim, mevkidaşım, yol arkadaşımız Sayın Esat Hasan Şeybani'ye ve arkadaşlarına bu gösterdikleri misafirperverlik için, sıcak karşılama için çok teşekkür ediyorum. Sizler vesilesiyle konuşmamın başında Cumhurbaşkanımızın en kalbi selam ve sevgilerini Suriye halkına buradan iletmek istiyorum. Kardeşim de ifade etti, Suriye-Türkiye ilişkileri son iki yıldır inanılmaz bir şekilde ivme kazanmış durumda. Çünkü yeni özgür Suriye kurulduktan sonra, Aralık 2024'ten itibaren gerçekten Suriye sadece Türkiye ile ilişkilerinde değil, adeta dünya ile ilişkilerinde yeni bir başlangıç yapmak zorunda kaldı.

Eski Suriye, bildiğiniz gibi dünyadan izole edilmiş, kendi halkını baskı altına alan, adeta kanını emen, sömüren bir rejimdi. Eski Suriye'nin gitmesi, yeni Suriye'nin gelmesi herkesin gördüğü gibi bölgeye istikrar getiren, ülkeye barış getiren, ekonomik kalkınma getiren, terörle mücadeleyi daha da ilerleten bir husus olmuştur. Bunun için gerçekten hem bölge ülkelerinin hem de uluslararası toplumun Sayın Ahmet Şara liderliğinde Suriye hükümetinin yürüttüğü çalışmalara sadece desteği değil, takdiri de bulunmaktadır. Bu noktada Suriye devleti, hükümeti; uluslararası toplumla, bölge ülkeleriyle, Türkiye ile her zaman her türlü alanda yapıcı iş birliğini geliştirmek konusunda çok büyük gayret göstermekte. Biz de bunun yakından tanığıyız.

YÜKSEK PLANLAMA GRUBU KURULDU
Değerli arkadaşlar, arkadaşım da ifade etti; aramızda çok konu var. Bu konuların ilerletilmesi için çok ciddi, sistemik bir çalışma yapmamız gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Ahmet Şara ile NATO Zirvesi marjında Türkiye'de buluştuklarında dışişleri bakanlıklarına bir ortak planlama grubu kurup iki ülke arasındaki bütün konuların olabildiğince en hızlı ve en profesyonel şekilde çözülmesi, ilerletilmesi konusunda talimat verdiler. Dolayısıyla kardeşimle çok sık buluşmamız gerekiyor. Sadece ikili ilişkilerimizin değil; bekleyen ticari, lojistik, kültürel, siyasi, ekonomik birçok konu var. Onların hepsinin teker teker envanterini çıkartıp üstünden geçip "Ne oluyor, nasıl gidiyoruz?" bunlara bakmamız gerekiyor. Bu konuda çok şükür güzel adımlar atılıyor. Suriye'nin her geçen gün ekonomik olarak daha kalkındığını, savaştan kaynaklı yaralarını daha da fazla sarmaya başladığını görüyoruz. Bu, sadece Suriye halkı için değil, gerçekten bölge için de önemli bir haber. İnşallah bölgemizdeki bütün savaşlar, bütün çatışmalar, bütün işgaller tıpkı Suriye'de olduğu gibi teker teker mutlu bir şekilde sona erer ve bölgemiz hak ettiği huzura, refaha, emniyete kavuşur.

Ama devam eden birçok kriz de var biliyorsunuz, onlara birazdan geleceğiz. Bugün onları da görüşme imkanımız oldu. Konuştuğumuz konular arasında Cumhurbaşkanımızın inşallah yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Kendileri bu ziyareti çok uzun zamandır arzu etmekte, şartları oluşturmaya çalışıyoruz. Ben de bu ziyaretimde kendisinin ziyareti öncesindeki Yüksek Planlama Grubunun yapabileceği çalışmaları gözden geçirdim. Bu açıdan da bu ziyaretimiz önem taşımaktadır.

"SDG'NİN KENDİNİ FESHETMESİNİ VE ENTEGRASYONUNU DESTEKLİYORUZ"
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz Suriye'de olumlu gelişmeler devam ediyor. Bunlardan biri de içerideki iç bütünleşmeyle alakalı son günlerde entegrasyon sürecindeki güzel haberlerdi. SDG'nin kendini feshetmesi ve Suriye'nin devlet kurumlarına entegrasyonu yönünde yapmış olduğu deklarasyonu kıymetli buluyoruz. Önemli bir adım, önemli bir girişim; Suriye hükümetinin yürüttüğü yapıcı çalışmalara verilen önemli bir yapıcı cevap. İnşallah bunun sahada vakit geçirilmeden pratiğe evrilmesini, sonuçlanmasını bekliyoruz. Bu deklarasyon aşaması önemli ama bunun da tabii hayata geçmesi gerekiyor. Ülkedeki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir. Sadece SDG'nin değil biliyorsunuz, iç savaş döneminden kalma ne kadar silahlı grup varsa bunların hepsi teker teker milli ordu altında birleştiriliyor. Bu, ülkenin istikrarı için önemli; ülkeye yatırım getirilmesi için önemli, ülkenin milli bünyesinin güçlü olması için önemli, ülkedeki bütün vatandaşların kendilerini emin hissetmesi için önemli. Bu konudaki adımların hepsini tabii ki destekliyoruz. Entegrasyon sürecinin de inşallah en iyi şekilde sonlanmasını bekliyoruz.

Yani burada Suriyelilerin eşit vatandaşlık temelinde, hiçbir inancın, etnik kimliğin inkara ve takibata uğramadan, baskı altında kalmadan özgürce kendilerini ifade etmeleri, yaşamaları önemlidir. Entegrasyon sürecinde Kürt vatandaşlarımızın eskisinden daha fazla kendilerini emin, daha fazla özgür, daha fazla müreffeh hissetmeleri amaçlanmalıdır. Türkiye'nin de perspektifi budur. Türkiye Cumhurbaşkanımız özellikle Suriye'deki, Irak'taki Kürt kardeşlerimizin refahı, istikrarı ve emniyeti içerisinde büyük bir hassasiyet göstermektedir. Biz de bu konudaki bütün çalışmalarımızı ona göre yürütmekteyiz.

ABD LİSTEDEN ÇIKARDI, NÜKLEER DOSYA KAPANDI: HEDEF 10 MİLYAR DOLAR TİCARET
Değerli arkadaşlar, Suriye'de ekonomi başta olmak üzere diğer alanlarda biliyorsunuz çok gelişmeler kaydediliyor. SDG'yi söyledik. Diğer taraftan Amerika, Suriye'yi terörizme sponsor olan ülkeler listesinden çıkardı. Bununla beraber Suriye'nin dünya ekonomisiyle yeniden bütünleşmesinin önündeki başlıca engellerden biri daha ortadan kalkmış oldu. Bu önemli bir haber. Özellikle yatırımcıları çok yakından ilgilendiren bir haber. Bankacılık açısından da finans açısından da önemli bir haber. Kendilerini tebrik ediyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının gündeminde bulunan Suriye'nin nükleer dosyası da elhamdülillah kapatılmış durumda. Arkadaşlarımız gerçekten bu konuda çok profesyonel, uyumlu, iyi bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini de tebrik ediyoruz. Türkiye olarak da bu konuda her türlü yapıcı katkıyı vermeye gayret ediyoruz. Özellikle eski rejimden miras kalan engellerden kardeşlerimiz sırasıyla tek tek kurtulmakta. Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat geçtiğimiz günlerde beraberinde geniş bir iş insanı heyetiyle Şam ve Halep'i ziyaret etti. Önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımları artırmayı ve orta vadede ikili ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Özellikle enerji alanında önemli bir iş birliği potansiyeli olduğunu da tabii ki değerlendirmekteyiz.

Hakan Fidan, Suriye'ye gidiyor: Şara ile kritik görüşme!
Hakan Fidan, Suriye'ye gidiyor: Şara ile kritik görüşme!
İçeriği Görüntüle

Bağlantısallık alanında da çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı'nda son olan olaylardan sonra dünya ve bölge ekonomisinin nasıl krize girdiğini de gördük. Bağlantısallık giderek önem kazanmakta. Suriye'nin bu konuda hayati rol oynayacağını düşünüyoruz. Ürdün ve Suudi Arabistan üzerinden Körfez'e, Irak üzerinden Doğu'ya, Türkiye üzerinden ise Avrupa'ya bağlanan bir Suriye var. Bunun haritada değil, aynı zamanda pratikte de inşa edilecek olan demir yolları, kara yolları, boru hatlarıyla hayata geçmesini biz arzu ediyoruz. Biliyorsunuz şu anda bir demir yolu projesi var. Türkiye, Suudi Arabistan, Suriye'nin üzerinde çalıştığı; bu güzergahı hem Körfez'e hem Avrupa'ya bağlayan önemli bir proje. Bu konuda da yoğun bir çalışmamız var.

İSRAİL'İN EBU ZUHUR SALDIRISINA TEPKİ
Değerli arkadaşlar, bütün bu olumlu tablo içerisinde bir tane olumsuz tablo var. Bölgeye ve dünyaya bu kadar umut veren bir Suriye varken birdenbire Suriye'nin istikrarsızlaştırılması için gayret gösteren bir aktör var. O aktörün adını da biliyorsunuz: İsrail. İsrail'in izlediği politikalar olumlu gidişatın önündeki en ciddi engeli teşkil etmekte. Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne yönelik gerçekleştirilen saldırı bunun en son örneklerinden biridir."

"İSRAİL, BÖLGEDEKİ İSTİKRARSIZLIĞIN DEVAM ETMESİ İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR"
İki bakan görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. İsrail'in 18 Ağustos'ta Ebu Zuhur Hava Üssü'ne saldırısı hakkında konuşan Bakan Fidan şunları söyledi:

"İsrail'in politikaları; Filistin devletinin kurulmasına izin vermemek. Ürdün, Mısır gibi Müslüman ülkelerin güçlü, istikrarlı olmalarına izin vermemek. Bölgedeki istikrarsızlığın devam etmesi için elinden geleni yapıyor. Bölgede herkes kendi sınırında kaldığı sürece herkese yetecek kadar barış, mutluluk var. İsrail, Gazze soykırımında da gördük. Bütün bir bölgeyi saldırganlık üzerinden değerlendiriliyor. Suriye'nin istikrarsızlaştırması yönünde atılacak adımlar bölgeyi etkileyecek adımlar. Uluslararası toplum İsrail'i yürüdüğü bu yanlış yolda döndürmelidirler."