18.03.2019, 10:22

İlahi aşk ateşi

Sevgili Milletim!

“Hikmet, değerli bilgiler müminin yitik malıdır" dedi o yüceler yücesi insan. Sağır olduk millet olarak o kutlu sesi işitmez, duymaz olduk.

Yüce bir millet olan milletimiz, asırları kuşatan büyük devletinin yıkılış acılarını; kahramanlıklarla kurulan yeni devletinin kuruluş sancılarını yaşarken tarih ve kültürel yani medeniyet bağlarından kopartılarak

sosyolojik ve psikolojik hastalıkların pençesine sinsice düşürülmüştür. Batı, bıkmadan usanmadan çabalayan düşmanımızdır. Batı, bıkmadan usanmadan feth etmemiz gerektiğini düşünmemiz gereken ülkümüzdür.

Batı, kavramlarını bilim kisvesi adı altında soktu düşünce dünyamıza ilkin truva atı olarak. Kavramlarımızı kaybettik ilkin.. 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Kurtuluş Savaşı ile son destanını yazan milletimiz " şehadet " kavramını unuttu! Son otuzdur kırktır gecen yıllar içerisinde genç nesiller birbirine düşmanlaştırılırken " şehit " olmanın bilincinden yoksunlaştırıldı. Ali'ler Ali, Hüseyin'ler Hüseyin, Hasan'lar Hasan olma rüyası görmez oldular artık. Ülküsü kalmayan bizim gençlerimizle Tuna nehri artık konuşmuyor. Şanı büyük Osman Pasa; Plevne'den çıkmakla kalmamış Balkan'ların da adı unutulmuş gitmiş. Balkan rüyası görmez olduk artık millet olarak.

Elveda Rumeli... Elveda Balkanlar..

Elveda Bağdat... Elveda Şam...

Mekke Medine rüyamızda yakında çalınırsa, ellerimiz kalblerimiz boş kalırsa şaşırmamak lazım...

Türk, Kürt, Çerkez ırkları; kadın erkek hakları ayrımları, cinsel kimlik-cinsel özgürlükler gibi kavramlar Batı sosyolojinin düşünce dünyamıza dayattığı kötücül ayrıştırmalardır. Bizi bizden koparan kavramlardır. Batı'nın sosyolosinin esiri olmamak gerek.

Kaybettirilmek isteniyoruz...

18 Mart, bize yeniden bir daha yeniden "şehit" olma kavramını hatırlatmalı. Çanakkale'de şehit olmayı göze alarak geleceklerini din, iman, vatan, millet aşkı için feda eden tüm lise öğrencilerinin bilinçlerini

gençlerimizin ruhuna aşılayacak eğitim sistemini yeniden yapılandırmalıyız. Kariyerleri adına soru bankalarının içinde ruhlarını kaybetmiş gençlik, biseksüel miyim deist miyim arayışlarına boğulmuş gençliğimiz  kimlik sorunlarından öteye bir yol bulamaz. 

Çanakkale şehitleri bu milletin tarihin göğsüne taktığı en altın madalyalardan biridir... Ayşe'lerin, Fatma'ların, Zeynep'lerin kınalı kuzuları doğdukça, bu milletin ruhu hala bilincinde olsa da olmasa da şehit kanlarından güç almaktadır. Bedir Savaşı ile başlayan bu ilahi aşk ateşi, Çanakkale Destanına değin hala sönmemiştir ve söndürelememiştir.

Yorumlar (1)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@