Atatürk heykelini parçalattırarak sorumluluğu Menderes hükümetine yıkan malum komite, Menderes hükümetine Atatürk’ü koruma kanunu çıkarttırdı.

İlginçtir, muhafazakâr bu günkü hükümete de zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarttırdı.

Hâlbuki zorunlu eğitimin ilk çıktığı Mesut Yılmaz hükümeti zamanında ortaokulun zorunlu eğitime katılmasıyla aslen imam hatiplerin önü kesilmek istenmişti. Doğrudan imam hatipleri bitirmek istiyoruz diyemedikleri için imam hatipler hakkında çıkan bu kanunla meslek liselerini de ara eleman varlığını da bitirmişlerdi.

Bugün dahi hala çözülemeyen bu ara eleman eksikliği problemi o günden kalma pis bir hatıra olarak devam ediyor.

Bu yeni gelen muhafazakâr yani milli ve manevi değerlere, milletimizin ülküsüne bağlı olan hükümetten ara eleman problemini çözmek için zorunlu eğitimin ilkokul 4’e indirilmesini, meslek eğitiminin ortaokuldan başlatılmasını, orta okulda ve lise seviyesinde işe başlayan öğrencinin sigortasının devlet tarafından karşılanmasını, üniversiteye daha az ve kaliteli öğrenci gönderilerek bütçeye korkunç derecede gereksiz yük bindiren işsizlerin toplanma alanı olan gereksiz üniversitelerin ve bölümlerin açılmasını engellemesini beklerdik.

Fakat Menderesin düşürüldüğü hataya ve Mesut Yılmaz hükümetinin gönüllü olarak yaptığı hataya mevcut hükümet de iştirak ederek zorunlu eğitimi hangi akla uyarak, hangi fikre uyarak, kime sorup artılarını eksilerini değerlendirerek yapmışsa 12 yıla çıkardı. Şimdi de lisenin 2 yılını zorunluluktan çıkartmak için uğraşıyor. Bunu bile açıklamakta yetersiz kalıyor. Allah’ım aklıma mukayyet ol…

12 yıl zorunlu eğitimi şart görenler büyük ihtimalle başka bir galaksiden gelme. Çünkü bu Samanyolu galaksisinde aklı kıt olanlar, dünyadan haberi olmayanlar, sanayi ortamından haber olmayanlar, bir kısmı da katıksız hain olmayanlar dışında bunu savunabilecek, elle tutulur bir meşru neden gösterecek kimse yoktur. Varsa tartışmak görüşmek çok isterim. Çünkü uzun bir zaman oldu bazılarını yerin dibine sokmayalı. Bu açığı kapatmam lazım.

Esnaf çırak peşinde, üniversite mezunları iş peşinde. Yüzlerce kalitesiz eleman üniversite mezunu iş peşinde. İnsan eksiğimiz yok ama iş ve işçi eksiğimiz var. İş dünyasının, üretim dünyasının, esnaf dünyasının talebi çok açık ama 12 yıl zorunlu eğitimi dayatanların aklında ne varsa (kuru kafa işareti) bu dayatmadan vazgeçmek istemiyorlar.

Üstelik liselerde ahlaki seviye dip yapmış surumda. Çocuk okuldan ahlakı zayıflamış olarak mezun oluyor. Gittiği gibi gelmiyor. Türkiye Cumhuriyetinin okulları ahlaklı insan yetiştiremediği gibi, mevcut ahlakı da tahrip ediyor. Hiç gitmese okula daha sağlam kalacaklar.

Huzurevleri ana babalarını terk etmiş okumuşların hikâyeleri ile dolu. Eğitim sisteminin hangi seviyede olduğunu anlamak için, sitemin yetiştirdiği çocukların ana babalarına karşı tavırlarına bakmak gerekli. Binlerce yıllık ana baba konusundaki hassasiyetimiz eğitim sistemi tarafından yok ediliyor.

Hiçbir ahlak üretemeyen sistem dost değil düşman yetiştirir. Ağacın kalitesi meyvesinden anlaşılır. Ne denildiğinin hiç bir önemi yoktur. LGBT denilen insan müsvetteleri üniversite mezuniyetinde bayrak açabiliyor, kadın erkek birlikte tuvalete gitmek gibi çağdaş(!) hayvanlaştırma eylemlerine destek verebiliyorlar.

Türkiye Cumhuriyetinin eğitim sistemi bu milletin fertlerini bu milletten kopuk yetiştiriyor. Bu kadar basit. Bu kadar basit…

Sanayici büyüklerimiz (!) Türkiye yüzyılı maarif programının ertelenmesini istiyor! Sanayici büyüklerimiz (!).

Sanayiyi bilmiyorlar desek mümkün değil. Yetişenlerin ahlaktan yoksun yetiştiğini bilmiyorlar desek mümkün değil. Üniversite mezunlarını artık iş bulamaz hale geldiklerini bilmiyorlar desek mümkün değil. Zorunlu eğitim yüzünden köylerin mecburen kentlere taşındığını bilmiyorlar desek mümkün değil. İşe yaramaz bir diploma değil, iş lazımdır diye bilmiyorlar desek mümkün değil. Zorunlu olarak 12 sene okuyunca kendini üniversiteye gitmek zorunda zanneden üniversite okuyan mağdurların iş bulamamak nedeniyle evlenemediklerini ve psikolojilerinin bozulduğunu bilmiyorlar desek mümkün değil…

Ne o zaman!

Ben biliyorum da siz söyleyin. Çünkü günlük kotam doldu.

Doğru belli yanlış belli.

Bu konuda doğruyu yapmak için vahiy mi lazım?

Yok vahiy değil akıl lazım..

Ha bir de………..

Akıl yoksa akıl verelim, itiraz edenle tartışmaya hazırım:

Zorunlu eğitim ilkokul 4 veya 5 e inmeli.

Orta eğitim meslek eğitimi olmalı.

Çalışmayı seçenlerin sigortasını devlet karşılamalı.

İş kurma yeterliliğine gelenlere maddeten destekler verilmeli.

Üniversitelerin kontenjanları düşülmeli, sonuçta zaten puanlar artacaktır. Üniversiteye az ve öz öğrenci gitmeli. Üniversite öğrencileri dilimize ve tarihimize hâkim olmalı. Meslek sınavlarından önce veya diploma almadan önce dilimizden ve tarihimizden yoklamaya çekilmelidirler.

Gönüllü sertifika programları düzenlenmeli. Dileyenin ek olark alabileceği meslek kursları illerde açılmalı.

Gönül yoksa kalite yoktur.

Eğitimin her aşamasında gönüllülük göz önüne alınmalıdır. Gönüllü olana kapılar sonuna kadar açılmalıdır.

Ne hikmetse, ne hikmetse, hükümetler geliyor, hükümetler gidiyor ama eğitimin kalitesizliğinde tutturduğumuz standart hiç bozulmuyor.

Nedense artık!