banner5

06.03.2020, 16:13

‘Savaş'ın da, ‘Barış'ın da ancak adâlete dayanması şartını gözetlemek..

Hz. Peygamber (S)’den, ‘Savaşı istemeyiniz, ama, gelip çattığında da, kaçmayınız..’ meâlinde bir rivayet vardır. Derinlemesine idrak olunması gereken çok değerli bir ölçü..

Buradaki ‘savaş’tan maksad, elbette ki, kültürel, ekonomik, ticarî, diplomatik, siyasî, itiqadî, ideolojik, psikolojik vs. savaş türleri değil; askerî savaş..

Diğer savaş türlerinde, askerî olmayan mânâda ‘savaşan taraf’lar bir şeyler kaybedebilir, ve bunların hemen tamamı, hattâ, ’askerî savaş’ta kaybedilen bazı şeyler de zamanla telâfî edilebilir, ama, telâfi edilemiyen en büyük unsur, ‘insan hayatı’dır. ‘Hayattan koparılan, ölen insan’ın geri döndürülmesi mümkün değildir.

***

Pekiy, ‘asker’ kimdir?

Asker, sanıldığı gibi, sadece askerî libas veya üniforma girmiş olan kimse de değildir. Hattâ, onlar hiç asker de olmayabilir. Gerçek mânâda ‘asker’, dâvası her ne ise, ‘bir inanç, bir ideoloji ve ideal veya bir hedef uğruna, her türlü mücadeleyi göze almış ve bu yolda gerektiğinde öldürmeyi ve öldürülmeyi ya da fedaîliğini taa baştan gönüllü olarak kabullenmiş olan insan’ dır.

İslâmî ıstılahatta, ‘Cündullah’ terimi vardır. Yani, ‘Allah’ın askeri..’

‘Cündullah’ın karşısında da, ‘Cund’uş-şeytân/ Şeytan’ın askeri’ vardır.

Yani, ‘Ben ikisinden de değilim, ben ortadayım’ denilemez. ‘Bî-taraf (tarafsız) olan, bertaraf olur.’

***

Bir müslüman için, ‘sulh/ barış’ asıldır; ‘harb/ savaş’ ise, istisnaîdir. Ve, Kur’an-ı Kerîm bize, bize, savaşan taraflardan birinin ‘Sulh/ Barış’ istemesi halinde, savaşa devam edilmemesi’ni emreder. İslâm’ın savaş ahlâkı budur. Halbuki öyle durumlarda, niceleri, ‘Fırsat bu fırsat, yok edin hepsini..’ demek noktasında olur.

Bu ana çerçeve içinde, ‘Her ne pahasına olursa olsun, barış’ veya, ‘Her ne pahasına olursa olsun savaş’ söylemi, İslâm’ın Müslümanlara yüklediği ‘adâlet ve ahlâk anlayışı’yla bağdaşmaz. Evet, savaş istekliği içinde olunmamalıdır; ama, İslâmî mânâda adâlete ve ahlâka dayanmayan, zorla sürüklenilen bir barış da kabul edilemez.

***

Ama, ‘Hazır ol ceng’u cidâle.. Eğer, sulh’ü salâh ister isen..’ denilmiştir. Bu da, en azından düşmanın sahib olduğu silahlarla donanmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Müslüman halklar kendilerini parça- bölük olarak korumak derdinde olduklarından, henüz de zayıf durumdadırlar. Türkiye ise, yine ateşle imtihan edilmekte, bugün..

***

Bu bakış açısı içinde, Türkiye Başkanı Erdoğan ile Rusya Başkanı Putin arasında dün Moskova’da yapılan görüşmelerin hayırlara vesile olması duasıyla.. ‘Hakk şerrleri hayreyler..’

***

KK’NIN GEN. BAŞK. YARDIMCISI, YİNE DE UCUZ KURTULMUŞ..

Dünya parlamentolarında da zaman zaman korkunç kavgalar olur ve bu durumu çoğumuz, gülerek izleriz. Hattâ, kavgacı taraflardan bazılarının gözleri şişer, dudakları patlar, çeneleri kırılır. Havada çantalar veya sandalye parçaları uçuşur. Bu sahneler bile, başka ülkelerin vatandaşları için sadece bir ‘seyirlik vak’a’ durumundadır.

Türkiye Meclisi’nde de böyle kavgalar zaman zaman olmuştur. Ama, 4 Mart günü ekranlara yansıyan benzeri kavgalar çok azdır.

Ana Muhalefet Lideri KK, geçen gün yaptığı konuşmada, -özetle- ‘İdlib civarındaki 34 askerin kaybıyla sonuçlanan Suriye- Rusya Saldırısı’nın olduğu gece Erdoğan neredeydi, niye bana bilgi vermedi, bizi o gece yüreği yanan analarla birlikte uyku tutmazken, Devlet ortalıkta yoktu; Hatay Valisi yapıyordu açıklamayı..’ diye, gerçekten de sırf muhalefet etmek için olduğu açık olan laflar etti.

Halbuki, KK. da bilir ki, Hatay Valisi kendiliğinden öyle bir açıklama yapamaz ve o açıklamayı ona yaptıran, C. Başkanı’ydı. Ve kesin olan şu ki, Cumhurbaşkanı da o gece, devletin en üst makamlarıyla neyin- nasıl yapılması gerektiği üzerinde çalışıyorlardı. Ama, KK, böyle yapmadı ve Cumhurbaşkanı’nı o büyük saldırganlık karşısında vurdumduymazlıkla suçlamaya kalkıştı. Hele de böyle hassas zamanlarda, daha bir sorumluluk duygusu içinde olunması gerektiğinden habersiz bir muhalefet lideri olduğunu bir kez daha sergiledi KK. Ve bu iddialar mâlum kesimin sosyal medyasında, ânında yerini aldı.

Erdoğan da bu suçlamaya cevaben yaptığı konuşmada, o gece sabaha kadar devletin en üst sorumlu makamlarıyla ve kişileriyle vazifelerinin başında olduklarını belirtip, -isim vermeden-, ‘Böyle iddialarda bulunanların, Şerefsiz, onursuz, haysiyetsiz ve hain’ olduklarını söyledi, haklı olarak..

Ve aynı günün öğle sonrasında KK’nın Gn. Bşk. Yardımcısı olan bir kişi, bu sözleri, ‘C. Başkanı Erdoğan’ın adını zikrederek, aynen kullandı. Halbuki, Erdoğan’ın suçlamasından sadece öyle olanlar alırdı nasibini.. Burada ise, suçüstü yakalanmışçasına, ‘İşte onlar biziz..’ dercesine tepki vermeye çalıştı.

Şahsen, o siyasetçinin, o kavga ortamından, yüzündeki o hafif sıyrıklarla kurtulamayacağını ve çok daha şiddetli tepkiler alabileceğini düşünüyordum. O kişi, öyle bir-iki sıyrıkla kurtulduğu için şükretmelidir.

***

TÜRKİYE GECİKMELİ DE OLSA, DOĞRU OLANI YAPTI..

Milyonlarca insan Türkiye’ye sığınmış durumda.. Afganistan, Orta Asya ülkeleri, Irak ve İran, Mısır, Suriye ve Afrika ülkelerinden.. Ama, bunların Türkiye üzerinden başka ülkelerine geçmemesi için, AB ülkeleriyle bir anlaşma yapılmıştı. Buna göre Türkiye, bu sığınmacılardan AB ülkelerine geçmek isteyenlere kapıları kapayacak, AB ülkeleri de buna karşılık bu yüz binlerin, milyonların oluşturduğu yükü yapacakları mâlî yardımlarla paylaşacaklardı, güyâ..

Ama, AB ülkeleri BM kriterlerine göre her ferd için harcandığı kabul edilen mikdarı hesaplamayla Türkiye’nin harcamalarının ‘40 milyar Dolar’ı aştığını bildiği halde, sadece 3 milyar Euro’luk, yani yaklaşık 4 milyar dolarlık, yani onda birlik bir yardım göndermiş bulunuyor. Tabiatiyle, Türkiye devletine değil, sığınmacılara yardım yapan STK ve diğer uluslararası insanî yardım kuruluşlarına..

Ve sonunda, C. Başkanı Erdoğan geçen hafta, ‘Suriye- Türkiye sınırının sadece İdlib yöreinde bile Türkiye’ye sığınmak için bekleyen 3 milyonu aşkın insanın daha sınırda beklediğini, Türkiye’ye gelenlerden Avrupa’ya gitmek isteyenlerin yolunu kesmiyeceklerini; kimsenin zorla gönderilmeyeceğini, gitmek isteyenlerin de zorla engellenmiyececeğini, kapıların açılacağını’ açıklamasından sonra AB ülkelerinin sergilediği tablo, bir büyük insanî facia çapında.. Başta Yunanistan olmak üzere AB ülkeleri hükûmetlerinin, insan hayatına, sadece kendileri söz konusu olunca saygı gösteren bir egoizmin pençesinde oldukları bir kez daha ortaya konuldu. Hattâ o kadar ki, savunmasız insanları vurarak, botlarının batırmaya çalışarak; sivil yerli halkı bu mazlum insanlara saldırtarak..

***

Materyalist dünyanın bu zâlimliğini hâlâ anlamak istemeyenlere, ‘iyi uykular’, ya da ‘uşaklıklar’!

***
Yorumlar (0)
-1
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:35
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12