Köklerimizden gelen dini kavramlarımızı ve kadim kelimelerimizi doğru idrak etmek, manevi hayatımız için büyük önem taşıyor. Merak edilen kelimelerin başında gelen "sıyânet", anlam derinliğiyle dikkat çekiyor.
Sıyânet; kelime anlamı olarak muhafaza etme, koruma, saklama ve himaye etme demektir. Özellikle dini metinlerde "ilâhî sıyânet" tamlamasıyla öne çıkar ve Allahu Teâlâ'nın (c.c.) kullarını maddi ve manevi her türlü tehlikeden, günahlardan, musibetlerden ve kötülüklerden koruması manasına gelir.
- Peygamber Efendimizin Hayatında Sıyânet
Bu kavramın en güzel örneğini, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) bereketli ömründe görmekteyiz. Allah Teâlâ, peygamberlikle şereflendireceği Habibi'ni, cahiliye devrinin tüm bataklığından ve karanlığından tamamen kendi himayesiyle muhafaza etmiştir. Efendimizin (s.a.v.) yetim ve öksüz geçen çocukluğu ile gençliği, bütünüyle Cenâb-ı Hakk'ın yüce sıyaneti (koruması) altında, tertemiz bir şekilde geçmiştir.
Müslümanlar olarak bizler de ihlas, sabır ve takva ölçüsünde Rabbimizin bu eşsiz himayesine dâhil oluruz. Zira Allah'ın sıyanetine sığınan ve O'nun davasına sımsıkı sarılan bir mümin, hiçbir hile ve tuzak karşısında yıkılmaz. Dualarımızda her daim Yüce Allah'tan hıfz, sıyanet ve inayet dileriz.




