Küresel sömürü düzeninin başaktörü ABD, Güney Amerika'daki kirli operasyonlarına bir yenisini daha ekledi. Venezuela’daki bir nükleer araştırma reaktöründe bulunan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum, Amerikan yönetimi tarafından ülkeden tahliye edildi. Washington bu hamleyi "nükleer silahların yayılmasını önleme" kılıfıyla dünyaya pazarlamaya çalışsa da, gerçek niyetin ülkenin stratejik kaynaklarına el koymak olduğu belirtiliyor.

- GÜVENLİK DEĞİL, KAYNAK HIRSIZLIĞI
ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi tarafından koordine edilen operasyonla, Venezuela'nın egemenlik hakları bir kez daha çiğnendi. Kendi nükleer cephaneliğiyle dünyayı tehdit eden Washington’un, başka bir ülkenin araştırma amaçlı yakıtına el koyması, Batı'nın çifte standartlı politikasını bir kez daha gözler önüne serdi.
- DİRENİŞE KARŞI ENERJİ DARBESİ
Siyasi istikrarsızlık ve ekonomik baskılarla Venezuela halkını dize getiremeyen ABD'nin, bilimsel ve teknik altyapıyı hedef alan bu operasyonu "stratejik bir hırsızlık" olarak nitelendiriliyor. Bölgedeki bağımsızlık yanlısı hareketlere gözdağı vermeyi amaçlayan bu hamle, emperyalizmin bölgedeki kaynakları kurutma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Dünya kamuoyu, ABD’nin "demokrasi" ve "güvenlik" maskesi ardına sığınarak gerçekleştirdiği bu nükleer gaspı endişeyle takip ediyor.



