Yılmaz, sadece bir ibadet yolculuğunu değil, Kabe'nin gölgesinde yeniden yeşeren Ümmet bilincini ve emperyalizme karşı şahlanan gençliğin ayak seslerini aktararak okurlarına şöyle sesleniyor:
“Dünyanın bütün ayartıcılıklarına sırtımızı dönüp, yüzümüzü Kabe'ye döndük!”
-
Peki, bu mukaddes topraklarda filizlenen yeni nesil, modern çağın deizm ve ateizm gibi şeytani tuzaklarına nasıl karşı duruyor?
-
Kavurucu sıcağa ve ekonomik zorluklara rağmen Kabe'yi dolduran gençler İslam alemine hangi büyük müjdeyi veriyor?
-
Safâ ve Merve arasında dökülen gözyaşları, Gazze'deki mazlumlar için nasıl bir zafer ve nusret duasına dönüşüyor?
-
Küresel Siyonist kuşatmaya karşı, Kabe'nin gölgesinde yeni Selahaddin Eyyubiler ve Sinvarlar nasıl yetişiyor?
Bu sorular sadece bir umre izlenimi değil; aynı zamanda ümmetin dirilişine, emperyalizmin çöküşüne ve Mescid-i Aksa'nın mutlak fethine dair inanç dolu bir manifesto niteliğinde.
Tüm bu heyecan verici sahneleri ve çok daha fazlasını, Şevki Yılmaz’ın kaleme aldığı ümit, şuur ve aşk aşılayan o derin yazıda bulacaksınız…




